In preference to türkçesi In preference to nedir

In preference to ingilizcede ne demek, In preference to nerede nasıl kullanılır?

In : Tutulan. Mevsimi gelmiş. İçine. Gelmiş olan. İçeriye. Dahili. Halinde. İçinde. Çok moda olan. İç.

Preference : Üstünlük, kişiyi diğerinden üstün tutma. birine ilişkin hakkı diğerininkinden geçerli görme. İktisadi karar biriminin herhangi bir kısıt olmaksızın farklı seçenekler arasında yaptığı sıralama. Öncelik. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tercih hakkı. Belli kimi ülke malları için tanınan ve "en çok kayrılan ulus kuralı" dışında yalnızca o ülkelere uygulanan bildirmelik indirimi, bağışıklıklığı ya da nicelik kısıtlamalarının dışında tutulma gibi ayrıcalıklar a. bk. bildirmelik yeğlemeleri. Öncelik hakkı. Üstünlük. Tercih yapmak. Tercih edilen şey.

To : Kala. İle. Ye. -e kadar. E doğru. E. -mek -mak (mastar). Ya. Karşı. Göre.

Similarity in preferences theory : Sonul mal ticaretinin ülkeler arasındaki üretim maliyetleri farkından değil, benzer gelir düzeylerine sahip ülkelerin benzer tercihlerine bağlı olarak yapılacağını ileri süren ve s. b. linder tarafından geliştirilen uluslararası ticaret kuramı. Tercihlerin benzerliği kuramı.

İngilizce In preference to Türkçe anlamı, In preference to eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak In preference to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

For one thing : Evvela. Bir kere. İlk şey. Hepsinden önce. Önce.

Principally : Öncelikli olarak. Genellikle. Aslında. Esas olarak. Özellikle. Ekseriyetle. Başlıca. Esasen. Çoğunlukla.

Primarily : İlk olarak. En çok. Başlıca. Her şeyden önce. Aslında. Ağırlıklı olmak üzere. Herşeyden önce. Esasen. Öncelikli olarak.

Preemptively : İlk saldırıyı gerçekleştirerek. Düşmanından önce saldırarak.

Imprimis : İlkönce. Başta (latince). İlk önce.

By choice : Seçmece. Bilerek.

First things first : En önemli şeyler ilk önce tamamlanmalıdır. Önem sırasına göre. Her şey sırasıyla. Her şeyin bir sırası var. Her şey sırayla. En önce. İlk başta. Her şeyden önce.

Favourably : Hoşnutlulukla. Uygun olarak. Daha iyisi.

First : İlk kez. İlk. Birincilik. Başta. Başlangıç. Mükemmel. İlk olarak. Başta gelen. Önde gelen.

First and foremost : Her şeyden önce. Her şeyden önemli olarak. Son derece önemli bir şekilde. Her şeyin başında. Birinci sırada. En başta. Birincisi ve en önemlisi. İlk önce. Evvela.

In preference to synonyms : ideally, rather than, right off the bat, liefer, for starters, favorably, cardinally, in good part, at the outset, at first, for a kick off, rather, for choice, preferably, first of all, preferentially.