In principle türkçesi In principle nedir

  • İlke olarak.
  • Kural olarak.
  • Kaide olarak.
  • Prensip olarak.
  • Prensipte.
  • Temelde.

In principle ile ilgili cümleler

English: The two sides must reach an agreement in principle by the end of June.
Turkish: Haziran ayı sonuna kadar tarafların ilke anlaşmasına varmaları gereklidir.

English: I agree in principle.
Turkish: Prensip olarak katılıyorum.

English: Ali agreed with Mary in principle.
Turkish: Ali Mary ile prensipte anlaştı.

English: I agree to the proposal in principle.
Turkish: Ben ilke olarak öneriye katılıyorum.

English: Everyone will accept that idea in principle.
Turkish: Herkes o fikri prensip olarak kabul edecektir.

In principle ingilizcede ne demek, In principle nerede nasıl kullanılır?

In : İçeri. Mevsimi gelmiş. Da. İç. İktidardaki. Gelmiş olan. Dahili. Halinde. Tutulan. Olarak.

Principle : Her tasarımsal dizgenin temeli, odak kavramı olan ve ilgili bütün olaylar için geçerli olabilen bir öneri. Esas. Ç.ahlak. Temel düşünce, temel kanı. bireysel karar ve eylemlerin, tutarlı ve eleştirel biçimde değerlendirilmesine olanak sağlayan ana kural. her türlü tartışmanın dışında sayılan kural. başlangıç, hareket noktası, her şeyin kendisinden türediği ilk ve temel kaynak. Tümdengelimci ya da tümevarımcı bir bilimsel dizgenin bilgi üretme sürecini yöneten üst yönseme ve genel tutamaklar, bk. yönseme. Ahlak. Kaynak. Temel. Ç.yol. Kaide.

 

Approval in principle : Esas itibariyle doğrulama. Esas onaylama. Prensipte onay.

Objecting in principle : Temel konulara karşı çıkma. Prensip olarak karşı çıkma. Tamamen reddetme.

Plug in principle : Ekleme ilkesi.

In a bad fix : Sıkıntıda. Zor bir halde. Zor durumda. Zor bir durumda.

In a bad condition : Kötü durumda.

İngilizce In principle Türkçe anlamı, In principle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In principle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

On principle : Prensiplerinden ötürü. İlkelerine göre. Prensiplere göre. Prensip gereği. İlkelerinden dolayı. Prensip itibarıyla.

Fundamentally : Esasen. Aslen. Esaslı olarak. Esas itibariyle. Esasında. Aşırı tutucu olarak. Özünde. Esas olarak. Özlü bir şekilde.

Essentially : Özde. Aslında. Gerçekte. Belli başlı. Esasen. Gerekerek. Aslen. Özünde. Gerekli olarak.

As a rule : Genelde. Çoğunlukla. Genellikle. Genel olarak. Genel kural olarak.

As a matter of principle : Prensip gereği.

Basically : Esas olarak. Altta. Esasta. Temel olarak. Esasen. Esasında. Aslında. Aslen. Birincil olarak.