In reality türkçesi In reality nedir
- Aslında.
- Gerçekte.
- Gerçek hayatta.
In reality ile ilgili cümleler
English: She looks young, but in reality she's over 40.
Turkish: O genç görünüyor, ama gerçekte o, 40 yaşın üzerinde.
English: Absolute privacy on Facebook is an illusion. It doesn't exist in reality.
Turkish: Facebook'da mutlak gizlilik bir yanılsamadır. Gerçekte yoktur.
English: I thought he was busy, but in reality he was available.
Turkish: Onun meşgul olduğunu düşünüyordum ama aslında o boştaymış.
English: I remember it as if it were yesterday, but in reality it was fifteen years ago.
Turkish: Ben onu sanki dünmüş gibi hatırlıyorum ama aslında on beş yıl önceydi.
English: John is brave in appearance, but is in reality a coward.
Turkish: Jean görünüşte cesur ama gerçekte ödlek biri.
In reality ingilizcede ne demek, In reality nerede nasıl kullanılır?
In : Olarak. Tutulan. De. İçine. İçeriye. Halinde. İç. Mevsimi gelmiş. Gelmiş olan. Da.
Reality : Gerçeklik. Realite. Görgül bilgi ve kavramsal kuruluşların konulu olan olgusal durum. Hakikat. Gerçek olan, var olan şeylerin tümü. Gerçek. Gerçekte var olan şeyler. Gerçekçilik. Asıl.
Unlawful in reality : Bir kimsenin kötü olmasına sebep olan yasadışı olma hareketi. Gerçekte kanundışı.
In a bad condition : Kötü durumda.
In a bad fix : Zor bir durumda. Sıkıntıda. Zor durumda. Zor bir halde.
In a bad mood : Aksiliği üzerinde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Aksiliği üstünde. Kötü bir ruh halinde. Can sıkıcı bir ruh halinde.
In a bad light : Kötü bir ışıkta. Negatif bir yolla. Kötü bir ışıklı. Kötü bir yolla.
İngilizce In reality Türkçe anlamı, In reality eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak In reality ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
As such : (anılan özelliğine) bağlı olarak. (kendi) doğasına bağlı olarak. Kendi başına. Böylesi gibi. Haddi zatında. Şöyle. Kendiliğinden. Böylesi. Olduğu gibi.
In effect : Filhakika. Gerçi. Etki itibariyle. Tesir itibarıyla. Gerçekten. Yürürlükte olan. Yürürlükte. Geçerli.
In point of fact : Aslına bakarsanız. Şu bir gerçek ki. Gerçek şu ki. Aslına bakıldığında. Aslını sorarsan. Gerçekten. Hakikaten. Aslını ararsan.
As far as it goes : Esasen.
As big as life : Canlısı veya gerçeği kadar büyük. Şahsen. Bizzat. Ta kendisi (bir de ne göreyim veya tam karşımda veya gelmiş). Yaşam kadar büyük. Hayatta olduğu gibi.
By rights : Adaletle. Uygun şekilde. Sağduyu ile. Usule göre. Doğrusu. Doğrulukla. Usulen. Hakkaniyetle.
Deep down : Beyninin derinliklerinde. Düşüncelerinin derinliklerinde. Kalbinin derinliklerinde. Bilincinin derinliklerinde. Yüreğinin derinliklerinde. Esasında. İçinde. Yüreğinde. Duygularının derinliklerinde.
Actually : Doğrusu. Bizatihi. Fiili olarak. Asıl. Hakikaten. Sahi. Sahiden. Fiilen. Aslına bakarsak.
In sober fact : Hakikatte.
Basically : Esasta. Temel olarak. Temelde. Esas olarak. Kökünden. Altta. Öncelikli olarak. Esasında. Esasen.
In reality synonyms : clannishness, automatically, cardinally, at bottom, in sooth, in practice, au fond, in fact, at heart, aamof, honestly, essentially, admittedly, in actual fact, as it happens, as it is, defacto, as a matter of fact.

Bu kısımda In reality kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede In reality ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce In reality anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz In reality ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.