In shock türkçesi In shock nedir

  • Şok içinde.
  • Bir kaza veya travma sonrası büyük bunalım içinde.
  • Şokta.
  • Sarsılmış.
  • Şoke bir halde.
  • Şaşırmış.
  • Şoka girmiş.
  • Şaşırtılmış.

In shock ile ilgili cümleler

English: Ali is in shock.
Turkish: Ali şokta.

English: Ali is still in shock.
Turkish: Ali hâlâ şokta.

English: Ali stared at Mary in shock.
Turkish: Ali şok içinde Mary'ye baktı.

English: I'm in shock right now.
Turkish: Şu anda şoktayım.

English: Ali and Mary stared at each other in shock.
Turkish: Ali ve Mary şok içinde birbirlerine baktılar.

In shock ingilizcede ne demek, In shock nerede nasıl kullanılır?

In : İçeri doğru yönelen. De. İçeriye. İç. İçinde. Mevsimi gelmiş. Tutulan. Dahili. Gelmiş olan. İktidardaki.

Shock : Vuruş. Darbe. Dehşete düşürmek. Darıltmak. Sarsıntı. Şaşırtmak. Demet yapmak. Çok sarsmak. Şiddetle çarpmak. Tahıl balyaları.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Sıkıntıda. Zor bir halde. Zor durumda. Zor bir durumda.

In a bad light : Kötü bir yolla. Kötü bir ışıklı. Negatif bir yolla. Kötü bir ışıkta.

In a bad mood : Can sıkıcı bir ruh halinde. Aksiliği üzerinde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Kötü bir ruh halinde. Aksiliği üstünde.

In a bad temper : Sinirli. Öfkesi burnunda. Sinirli olarak. Kızgın. Öfkeli olarak. Burnundan soluyan. Öfkeli. Kızgınca.

 

İngilizce In shock Türkçe anlamı, In shock eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In shock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shaken : Sarsık. Etkilenmiş. Çatlak. Sallanmış. Çalkalanmış. Kötü etkilenmiş.

Shogged : Sarsmış.

Dumbfounded : Şaşkın. Küçük dilini yutmuş. Şaşkına dönmüş. Şaşkınlıktan dili tutulmuş.

Absentminded : Kafası karışmış (aklını kaçırmış). Boş kafalı. Dalgın.

Flabbergasted : Hayrete düşmüş. Çok şaşırmış. Şaşkına dönmüş. Şaşkın.

Entoiled : Yakalanmış. Tuzağa düşmüş.

Entrapped : Tutulmuş. Yakalanmış. Tuzağa düşürmek. Yakalamak. Sıkışmış. Tuzağa düşürülmüş. Ayartmak. Kısılmış.

Teenful : İncinme dolu. Zararlı. Üzgün.

Bewildered : Sersemlemiş. Afallamış. Şaşkına dönmüş. Şaşkın. Şaşkaloz.

Befogged : Alkolün etkisiyle doğru düzgün düşünme yeteneğini yitirmiş. Bulutla kaplı. Kafası dumanlanmış. Karışmış. Sisle kaplanmış. Kafası karışmış. Karışık.

In shock synonyms : mystified, at fault, shocked, bedazzled, afflicted, balled up, jounced, puzzled, baffled, beclouded, all at sea, stupefied, at a loss, all out, befuddled, astonished, rocked, outraged, convulsed, jolted, amazed, aghast, agape, jerked, abashed, affected.