In the know türkçesi In the know nedir

  • İşin iç yüzünü bilme.
  • Sır olan veya çok az bilinen bir bilgiye sahip olan.
  • Haberdar.
  • Başkalarının bilmediği bir konuda bilgisi olan.
  • Bilgili.
  • Bilgi sahibi olan.
  • (bir konuda) bilgili.
  • Bilgisi olan.
  • Vakıf.

In the know ingilizcede ne demek, In the know nerede nasıl kullanılır?

In : İç. Halinde. Da. Gelmiş olan. İçinde. İçine. Çok moda olan. Mevsimi gelmiş. İçeri. İçeriye.

The : Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Know : Farketmek. Anlamak. Yaşamak. Görmek. Bilmek. Tatmak. Seçmek. Haberdar olmak. Çekmek. Ayırt etmek.

Be in the know : Bilinçli olmak. Neler olduğunu bilmek. Bilgi sahibi olmak. Bir konuda çoğu kimsenin bilmediği şeyleri bilmek. Ne olup bittiğinin farkında olmak. Bilincinde olmak.

In the abstract : Kuramsal olarak. Kavram olarak. Teoride. Genel olarak. Nazari olarak.

In the act : Eylemde. Çalışır halde. Suçüstü. Cinsel ilişki sırasında. Eylem halinde. İşbaşında.

In the ascendant : Egemenliği artan. Hüküm süren. Yıldızı parlayan. Gücü artan. Etkinliği artan. Etkin olan. Egemen olan.

In the altogether : Anadan doğma. Anadan üryan. Anadan doğma çıplak. Dımdızlak. Çırılçıplak. Tamamen çıplak. Çıplak.

 

In the afternoon : İkindiyin. Öğleden sonra.

In the aggregate : Toplam olarak. Bir bütün olarak. Hep birlikte.

İngilizce In the know Türkçe anlamı, In the know eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In the know ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Informed : Muttali. Haberli. Aydın. Bilgi alan. Haberi olan. Bilinçli. Tahsilli. Bilgilendirilmiş.

Cognizant of : - hakkında anlayışlı olan. -den haberdar. Den haberdar. - olduğunun farkında. -in farkında.

Far out : Değişik ve tatlı. Geçerli. Kusursuz. Şirin. Nefis. Alakasız. Eğlendirici. İlginç. Acayip ama hoş. Olağanüstü.

Deeply read : Çok okumuş. Muttali.

Judgmatic : Akıllı. İyi kararlar alabilen. Mantıklı.

Dotation : Bağışta bulunma. Ödenek. Kadının kocasına çeyiz vermesi. Hibe.

Cognisant : Bilincinde olan. Bilen. İdrak yeteneği olan. Farkında olan.

Acquainted : Haberdar olma. Tanışmış. Tanışık.

Knowings : Haberi olan. Şeytan. Arif. Alim. Açıkgöz. Akıllı. Bilen. Kültürlü.

Charitable institution : Hayırsever kuruluşlar. İyilikseverlik kurumu. Hayır kurumu. Yoksullara bağış yapan kuruluşlar.

In the know synonyms : pious foundation, hep, cognizant, conversant, knowledgeable, donation, hippest, sciential, au fait, conusant, insightful, hipper, knowing, clued up, learned, au courant, alive, erudite, aware, enlightened, alive to, foundation, aware of.