In the wind türkçesi In the wind nedir
- Havada sezilen.
- Olmak üzere.
- Kafası dumanlı.
- Patlamak üzere.
- Ortalıkta.
- Eli kulağında.
In the wind ile ilgili cümleler
English: Ali peeped in the window and saw that Mary was still sleeping.
Turkish: Ali pencereden baktı ve Mary'nin hâlâ uyuduğunu gördü.
English: A red and white flag was flying in the wind.
Turkish: Kırmızı beyaz bayrak rüzgarda uçuyordu.
English: Ali stared at his reflection in the window.
Turkish: Ali camdaki yansımasına baktı.
English: A tattered flag which continues to flutter in the wind.
Turkish: Parçalanmış bir bayrak rüzgarda dalgalanmaya devam ediyor.
English: Ali peeked in the window and saw Mary and John kissing.
Turkish: Ali pencereden gizlice bakıyordu ve Mary ve John'un öpüştüğünü gördü.
In the wind ingilizcede ne demek, In the wind nerede nasıl kullanılır?
In : Dahili. De. İçeri doğru yönelen. Tutulan. Da. İçeri. İçeriye. Olarak. Mevsimi gelmiş. İç.
The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.
Wind : Kıvrıla kıvrıla gitmek. Soluklandırmak. Yel. Nefes. Dolambaçlı olmak. Hava cıva. Kıvrılmak. Dolaşmak. Midede gaz. Dolanmak.
A straw in the wind : Bir şeyin habercisi.
Be in the wind : Buhar olup uçmak. Bir şeyler dönmek. Söylentisi dolaşmak. Kanundan kaçmak. Eli kulağında olmak. Yok olmak. Çok yakında olmak veya gerçekleşmek.
In the air : Boşlukta kalmış. Olası. Kararlaştırılmamış. Havada. Askıda. Herkesin aklında. Havada kalmış. Kritik noktada. Karara bağlanmamış. Ortalıkta dolaşan.
In the aggregate : Toplam olarak. Bir bütün olarak. Hep birlikte.
Twist in the wind : Gururu incinmek. Ceza çekmek. Rezil olmak. Küçük düşmek. Gururu kırılmak.
Three sheets in the wind : Zilzurna sarhoş. Ayakta duramayacak kadar sarhoş. Körkütük sarhoş.
In the altogether : Anadan üryan. Tamamen çıplak. Anadan doğma çıplak. Çıplak. Çırılçıplak. Anadan doğma. Dımdızlak.
İngilizce In the wind Türkçe anlamı, In the wind eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak In the wind ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pissed : Kaba. Sarhoş. İşenmiş. Sinirlenmiş. Çakırkeyif. Leyla. Tepesi atmış. Matiz.
On the cards : Oldu olacak. Hesapta var. Muhtemel. Olanaklı. Hesapta olan. Olası. Olabilir. Olması mümkün. Ha oldu ha olacak.
That was close : Ucuz yırttık. Oldu olacak.
In the offing : Yakında. Pek uzak olmayan olay. Olması yakın. Açıkta. Enginlerde. Açık denizde. Ha oldu ha olacak.
About to happen : Ha oldu ha olacak.
Hazy : Anlaşılmaz. Puslu. Çakırkeyif. Dumanlı. Bulanık. Kararsız. Müphem. Sisli. Bulutlu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Be about : Kol gezmek (kötü bir şey). Ayakta olmak. Üzere bulunmak. Meşgul olmak. Konu almak. Üzere olmak. Hakkında olmak.
Slopped : Döküp saçmak. Eğimli. Höpürdeterek içmek. Sarhoş. Çamurlu suda koşmak. Dökmek. Ağzını şapırdatarak yemek. Sıçratmak. Suda yürümek.
Blotto : Fitil gibi. Sarhoş. Çakırkeyif. Körkütük sarhoş. Dut gibi sarhoş. Zilzurna sarhoş. Dut gibi.
Pixilated : Kafadan kontak. Çakırkeyif. Yaramaz. Afacan. Çatlak. Delidolu. Kaçık. Şaşkın. Sarhoş.
In the wind synonyms : loaded, within an ace of, haziest, feeling no pain, gorged, fuddled, crocked, shot, on the verge of, impending, imminent, around, in the cards, lightheaded, at hand, replete, in for, around the corner, plastered, just around the corner, hazier, light headed, close at hand.

Bu kısımda In the wind kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede In the wind ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce In the wind anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz In the wind ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.