In transit türkçesi In transit nedir

  • Geçiş halinde.
  • Yolda.
  • Nakil halinde.
  • Transit halinde.
  • Transit.
  • Transit olarak.
  • Nakledilmekte.

In transit ile ilgili cümleler

English: I'm in transit.
Turkish: Transit halindeyim.

In transit ingilizcede ne demek, In transit nerede nasıl kullanılır?

In : İç. Da. İçinde. İçeri doğru yönelen. Halinde. İçeriye. Çok moda olan. Mevsimi gelmiş. İktidardaki. De.

Transit : Aktarma. Düzgeçiş. Toplu taşıma. Aktarma (bir yerden başka bir yere). Yıldızın burçlar kuşağından geçmesi. Eğlemsiz bir geçişle bir ülkeden diğerine gönderilen tecimsel mal ya da başka nesneler, özdekler. Taşıma. Transit geçiş. Geçiş.

Be in transit : Mallar bir yerden başka bir yere taşınmakta olmak. İnsanlar bir yerden başka bir yere geçmekte olmak.

Declaration for goods in transit : Düzgeçiş bildirgesi. Düzgeçiş mallarına uygulanan gümrük işlemleri için düzenlenmiş formül bildirge.

Goods in transit : Aktarma eşyası. Nakil halinde mallar. Transit mallar. Yoldaki mallar.

Moraine in transit : Devinen buzul taşları. Buzulun taşıdığı bütün buzul taşları.

Stoppage in transitu : Takip hakkı.

İngilizce In transit Türkçe anlamı, In transit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In transit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Transite : Sınır bölgelerindeki yer parçalarına erkinlikle girip çıkabilmek için kişilere verilen belge. yurt sınırı dışında tarlası, bahçesi olan kişilere buralara erkinlikle gidip gelenleri için verilen belge. Giriş-çıkış belgesi.

On the road : Turnede. Turda. Seyahatte.

En route : Gitmekte. Yolunda.

Under way : Birazdan geliyor. Hareket halinde. Sefer halinde. Seyir halinde olan.

Transits : Taşıma. Aktarma (bir yerden başka bir yere). Transit geçmek. Aktarma. Geçiş. Transit geçiş. Geçmek. Geçme. Yıldızın burçlar kuşağından geçmesi. Toplu taşıma.

Enroute : Yolu üzerinde giderken. Yol boyunca.

Transited : Toplu taşıma. Aktarma (bir yerden başka bir yere). Teodolit. Transit geçmek. Geçmek. Geçme. Taşıma. Geçiş. Aktarma.

Under weigh : Hareket halinde.

On its way : Yakında gelecek.