In words türkçesi In words nedir

In words ile ilgili cümleler

English: 'Non', 'sed', 'magnus' and 'numerus' are Latin words .
Turkish: 'Non', 'sed', 'magnus' ve 'numerus' Latince sözcüklerdir.

English: I can't express it in words.
Turkish: Sözcüklere dökemiyorum.

English: Put it in words I can understand.
Turkish: Anlayabileceğim şekilde kelimelere dök.

English: Love is a bizarre feeling that you cannot express in words.
Turkish: Aşk kelimelerle ifade edemeyeceğin tuhaf bir duygudur.

English: I can't convey my feelings in words.
Turkish: Kelimelerle duygularımı ifade edemiyorum.

In words ingilizcede ne demek, In words nerede nasıl kullanılır?

In : Mevsimi gelmiş. İçeri. Tutulan. İktidardaki. İçinde. Dahili. Halinde. Gelmiş olan. Da. İçeriye.

Words : Kavil. Sözler. Güfte. Sözcük. Ağız kavgası. Sözcükler. Hukuki terimler ve ibareler. Laf. Sözcük sayısı. Kelimeler.

In words of one syllable : Basit bir anlatımla. Tek hecelik sözcükler kullanarak.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Zor bir halde. Zor durumda. Zor bir durumda. Sıkıntıda.

In a bad light : Kötü bir ışıkta. Negatif bir yolla. Kötü bir yolla. Kötü bir ışıklı.

In a bad mood : Aksiliği üzerinde. Can sıkıcı bir ruh halinde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Kötü bir ruh halinde. Aksiliği üstünde.

 

İngilizce In words Türkçe anlamı, In words eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In words ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oral : Ağız, ağızla ilgili. Ağızla ilgili. Ağızdan alınan (ilaç). Ağızdan söylenen. Şifahi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konuşma yoluyla çağdan çağa, kuşaktan kuşağa aktarılan boşinanç. bk. boşinanç. krş. sözlü gelenek, sözlü görenek. Ağız ile ilgili; ağızla aynı tarafta. Sözel.

Spoken : Konuşulan. Konuşma. Konuşan.

Fiancees : Yavuklu (kız). Nişanlı. (kız) nişanlı. Nişanlı (kız). Nişanlı kız.

Nuncupative : Şifahi. Yazılı olmayan.

Orals : Ağızdan söylenen. Oral. Ağızdan alınan (ilaç). Şifahi. Ağız. Sözel. Ağızla ilgili. Ağızdan.

Engaged to be married : Nişanlı. Adaklı.

Parols : Şifahi.

In writing : Yazılı. Yazı ile. Tahriri.

In black and white : Kağıt üzerinde. Basılı biçimde. Sade. Basit ve yalın. Yazılı olarak. Dosdoğru. Yazılı biçimde.

Oral examination : Bir öğrencinin bilgi, yetenek ve beceri derecesini anlamak için soru-yanıt yönteminden yararlanılarak genellikle bir kurulca yapılan yoklama. Sözlü sınav.

In words synonyms : oral test, fiance, fiances, unwritten, fiancee, parol, nuncupatory.