In writing türkçesi In writing nedir

In writing ile ilgili cümleler

English: Can I get that in writing?
Turkish: Onu yazılı olarak alabilir miyim?

English: She is engaged in writing letters.
Turkish: O, mektupları yazmakla meşguldü.

English: Apply in writing.
Turkish: Yazılı olarak müracaat edin.

English: Can I have it in writing, please?
Turkish: Onu yazılı olarak alabilir miyim, lütfen?

English: "If you're not happy with your purchase, you can return it at any time." "Could I get that in writing?"
Turkish: "Alışverişinizden mutlu değilseniz, istediğiniz zaman iade edebilirsiniz." "Bu sözü yazılı olarak alabilir miyim?"

In writing ingilizcede ne demek, In writing nerede nasıl kullanılır?

In : De. İçeri. Çok moda olan. İç. Halinde. İçinde. İçeriye. Dahili. İçeri doğru yönelen. İçine.

Writing : Yazı. El yazısı. Yazı kağıdı. Kitap. Yazarlık. Verileri, sürekli ya da geçici bir biçimde, bir belleğe ya da bir veri ortamına işleme. bir yazmaçta ya da ana bellekte bulunan veriyi dış bellek ortamına, çıktı biçiminde aktarma. Yazı yazma. Yazılı eser. Yazım. Makale.

Was put in writing : Yazıldı. Kaydedildi. Yayımlandı. Basıldı. Yazıya döküldü.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Zor bir durumda. Zor bir halde. Sıkıntıda. Zor durumda.

 

In a bad mood : Kötü bir ruh halinde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Aksiliği üstünde. Aksiliği üzerinde. Can sıkıcı bir ruh halinde.

In a bad light : Kötü bir ışıkta. Kötü bir yolla. Kötü bir ışıklı. Negatif bir yolla.

İngilizce In writing Türkçe anlamı, In writing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In writing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Said : Denilen. Sözü edilen. Söylenen. Yazan. Dedi. Bahse konu. Adı geçen. Bahsedilen. Söylenmiş.

Registered : Mazbut. Tescilli. Müseccel. Kaydedilmiş. Lisanslı. Taahhütlü (mektup). Patentli. Kayıtlı. Alındılı.

Written : Yazılmış. Yazıya dökülmüş.

Nominal : Önemsiz. Düşük. Çok düşük (fiyat veya rakam vb). Göstermelik. Anma. Sembolik. İsmen var olan. Sözde. Önemsiz (fark veya derece vb). Saymaca.

Codified : Kodlamak. Sistemleştirmek. Şifrelemek.

Written examination : Yazılı yoklama. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci kümesinin anıklık, bilgi ve yetenek derecesini anlamak için kalem ve kağıt kullanmayı gerektiren testlerden yararlanılarak yapılan, sonuçları genellikle bir kurulca değerlendirilen yoklama. Yazılı imtihan. Yazılı sınav.

Saids : Adı geçen. Yazan. Bahsedilen. Bahse konu. Söz konusu. Söylenmiş. Denilen. Söylenen. Dedi.

Inscribed : Kazılı. İçine çizilmiş. Kayıtlı. Kaydedilmiş. İz bırakmış. Müseccel. Tescil edilmiş.

Dollar text : Dolar metni.

Fated : Kadere bağlı. Alına yazılmış. Kaçınılmaz. Mahvolmaya mahkum. Kaderde olan. Kadere dayanan.

In writing synonyms : inscriptive, in words, in black and white, worded, scripturally, written exam.