Incandescence türkçesi Incandescence nedir
- Akkorluk.
- Akkorlaşma.
- Akkorışı.
- Yüksek derecede ısıtılan nesnelerin ışık saçma özelliği; ışık saçan bir nesnenin durumu.
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Akkor.
- Kökeni, ısısal yolla atom ya da moleküllerin uyarılması olan, görünür ışıyan erke yayımı.
- Isınarak ışık yayma.
- Akkor ışıma.
- Parlaklık.
Incandescence ingilizcede ne demek, Incandescence nerede nasıl kullanılır?
Incandescent : Ampül ışığı. Çok parlak. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Parlak. Göz kamaştırıcı. Yüksek sıcaklık etkisi ile ışıklı duruma giren cisimlerin özelliği. Yüksek sıcaklıkta bulunması nedeniyle, ısı, ışık ya da ikisini birden yayan özdek. Akkor. Akkor hale gelmiş. Işık saçacak ölçüde ısıtılmış olan.
Incandescent bulb : Elektrik ampulü. Akkor telli lamba. Akkorlaşan ince tellerle ışık saçan elektrik ampulü. Çıngı ampulu.
Incandescent lamp : Akkor elektrik lambası. Volfram filamentli lamba. Elektrik lambası. Akkor lamba. Akkor lambası. Elektrik ampulü. Çıngı ampulü. Ampul. Enkandesan lamba.
Incandescent light : Akkor ışık. Akkor telli lamba. Akkor ışığı.
Incandescent tungsten lamp : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Akkor ışık veren güçlü ışıldak. Akkor ışıldak.
Incandesce : Sıcaklık yayarak parlamak. Akkorlaşmak. Işıldatmak. Akkorlaştırmak. Parlatmak. Işıldamak.
Incandescently : Parlayarak. Göz kamaştırıcı bir şekilde. Isı ve ışık saçarak. Işıldayarak.
İngilizce Incandescence Türkçe anlamı, Incandescence eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Incandescence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dazzlement : Göz kamaştırıcı ışıltı veya ışık parlaması. Büyüleme. Göz kamaştırma eylemi.
Candent : Isıtılmasından mütevellit ışık yayan. Isıdan parlayan. Akkor ahlinde olan.
Effulgence : İhtişam. Parıltı. Görkem. Şaşaa.
Aureateness : Altınla yapılma durumu altınlık. Altından olma durumu. Altın sarılığı. Gösterişlilik. Aşırı süslülük.
Coruscation : Pırılda. Parıltı. Işıma. Yanardöner.
Burnishes : Cilalı olmak. Ovarak parlatmak. Perdahlamak. Perdah etmek. Cilalamak. Perdahlama. Perdah vurmak. Parlatmak. Cila.
Glow : Kıpkırmızı olmak. Aydınlık. Parıltı. Kızarmak. Yanmak. Coşmak. Alevlenmek. Parlamak. Korlaşmak.
Luminosity : Işıldama. Rengin parlaklığı. Aydınlatma gücü. Işık yayma. Işıklılık. Aydınlatırlık. Parıltı. İşık veren bir cismin bir saniyede bütün yüzeyinden dışarı saldığı toplam ışınım enerjisi.
Light : Denk gelmek. Işık saçmak. Nur. Yakmak. Bir salonun ya da sahnenin aydınlatılması için yöneticinin ya da sorumlunun verdiği buyruk. Yanmak. Aydınlanmak. İnmek. Soba yakmak. Aydınlık.
Incandescence synonyms : brightness level, brillancy, visible radiation, luminance, white hot, candescence, brilliance, brightness, brilliancy, flamboyance, incandescent, white heat, flamboyancy, brilliancies, effulgences, luminousness, brigthness, flame, glowing, coruscations, visible light.
Incandescence ingilizce tanımı, definition of Incandescence
Incandescence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A white heat, or the glowing or luminous whiteness of a body caused by intense heat.

Bu kısımda Incandescence kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Incandescence ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Incandescence anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Incandescence ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.