Incisure türkçesi Incisure nedir

  • Çentik.
  • Kesik.
  • Diş.
  • İnslsura.
  • Girinti (bir kemik veya başkaca bir şey üzerinde).

Incisure ingilizcede ne demek, Incisure nerede nasıl kullanılır?

Incisura : İnsisura. Çentik. Çentik, kertik, kesik.

Incisura acetabuli : Hokka çentiği. İnsisura asetabuli. Asetabulumun mediyal tarafında, ligament geçmesine yarayan çentik, insisura asetabuli.

Incisura alaris : Kanat çentiği. İnsisura alaris. Etçillerde atlas kanadının ön kenarı üzerindeki çentik. bu çentik diğer türlerdeki for. alare'nin karşılığıdır, insisura alaris.

Incisura angularis : İnsisura angularis. Midenin curvatura minor'unda görülen çentik.

Incisura apicis cordis : İnsisura apisis kordis. Kalbin sol yüzünde apeks yakınında oluşan çentik.

Incisura nasomaxillaris : Burun-çene çentiği. Burn kemiğiyle üst çene kemiği arasında oluşan çentik, insisura nazomaksillaris. İnsisura nazomaksillaris.

Incisura vasorum facialium : Damar çentiği. Etçil hariç diğer türlerde, alt çene kemiğinin ramusuyla korpusunun sınırında ve ventral kenarında bulunan ve atgillerle büyük geviş getirenlerde nabız almaya yarayan çentik, insisura vazorum fasyalium. İnsisura vazorum fasyalium.

Incisura cardiaca : Akciğerlerde kalp hizasında bulunan çentik yemek borusuyla mide arasında oluşan dar açı. İnsisura kardiyaka.

 

Incisura vertebralis caudalis : İnsisura vertebralis kaudalis. Omurlarda, arcus vertebrae'nin corpus vertebrae ile birleştiği yerde arkada bulunan çentikler, insisura vertebralis kaudalis. Omur arka çentiği.

Incisura scapulae : Kürek kemiğinin margo cranialis'inin collum scapulae’ye doğru yaptığı çentik. İnsisura skapula.

İngilizce Incisure Türkçe anlamı, Incisure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incisure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dentation : Diş gibi çıkıntı. Tarak şekilli. Çıkıntı. Tarak şeklinde olan şey. Taraksı çıkıntı.

Knurl : Tırtır açmak. Pürtük. Tırtıl çekmek. Yumru. Budak. Tırtık. Tırtıl. Tırtıl çekme aleti.

Clipping : Haritalama. Terslik. Kırpma. Kırpıntı. Kupür (gazete). Klipsleme. Kupür. Gazete kupürü. Çırpma.

Gash : Kertmek. Yarık açmak. Yaralamak. Kesmek. Kertik. Derin yara. Bıçak yarası. Uzunca bıçak yarası. Yarık.

Notch : Kertmek. Filme çentik yapmak. Diş diş etmek. Çentiklemek. Basım sırasında basım aygıtının diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek üzere filmin kenarına açılan oyuk. Yaya yerleştirmek (oku). Çetelesini tutmak. Diş diş yapmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Diastema : Gedik. Diyastema. Oyuk. Diş arası. Yarık. Aralık diş. Çatlak. Aralık. Aynı kaviste bulunan iki diş arasındaki aralık.

Broke : Züğürt. Cebi delik. Yolsuz. İflas etmiş. Çulsuz. Meteliksiz. Eli boş. Parasız. Beş parasız.

Dinted : Çizgi. Kuvvet. Ufak çukur. Çizik. İz. Ufak çukur açmak.

Cutting : Yonga. Kupür. Kıymık. Kesim. Kesici. Yol. Kertik. Hafriyat. Kesme.

 

Crenated : Çentikli. Kenarı tırtıllı.

Incisure synonyms : mandibular notch, joggle, broken pieces, incisions, cloves, cutaway, dent, dents, incisura, dinting, broken piece, cogs, incision, dens, chippies, disconnected, crenate, grinder, discontinuous, chippy, jags, gashing, gashes, cut, brokenly, dints, cog, abrupt, dint, broken, clove, dentals, crenelle.

Incisure ingilizce tanımı, definition of Incisure

Incisure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A cut. A gash. An incision.