Individualization of instruction türkçesi Individualization of instruction nedir

  • Öğretimin bireyselleştirilmesi.
  • Öğretim yöntem ve tekniklerinin uygulanımı ile öğretim gereçlerinin kullanımında, öğrenciler arasındaki bireysel değişikliklerin göz önünde tutulması. bütün öğretim etkinliklerinin bireysel gereksinmeleri karşılayacak biçimde düzenlenmesi.
  • Eğitim alanında kullanılır.

Individualization of instruction ingilizcede ne demek, Individualization of instruction nerede nasıl kullanılır?

Individualization : Bireycilleşme. Kişiselleştirme. Bireyselleşme. Şahsileştirme. Kişileştirme. İndividualizasyon. (amerikan ingilizcesi) bireyselleştirme. Bireyselleştirme. Kişiselleşme. Bireyleştirme.

Of : Karşı. Hakkında. -den. Li. -li. In. -den övünerek bahsetmek. Yüzünden. -nin. -in.

Instruction : Eğitim. Öğretme. Açıklama. Bilgi. Belli bir amaca göre gereken şeyleri öğretme işi. bir eğitim kurumunda bir küme öğrenciye belli dal ya da konularda bilgi verme. öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme eylemi. Üzerinde işlem yapılacak işlenenlerle birlikte, bir bilgisayarın yapabileceği temel işlemlerden herhangi birinden oluşan en küçük izlenceleme öğesi. Öğretim. Emir. Bilgisayar, bilişim, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yönerge.

 

Letter of instruction : Talimatname.

Millions of instruction per second : Saniyede milyon komut.

İngilizce Individualization of instruction Türkçe anlamı, Individualization of instruction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Individualization of instruction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Achromatopsia : Renk körlüğü. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Akromatopsi.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Abulia : Kayıtsızlık. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İrade yitimi. Abuli. İrade kaybı. Abulya. İstem yitimi. İstenç yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum.

Academy : Yüksek okul. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Yüksekokul. Bilim adamları topluluğu. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Okul. Medrese. Akademi.

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

Academic year : Öğretim yılı. Ders yılı. Akademik yıl. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Eğitim öğretim yılı.

Achievement tests : Başarı testleri. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi.

 

Accustoming : Alıştırmak. Ülfet. Yetiştirim. Ünsiyet. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi.

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

A priori knowledge : A priyori bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi.

Individualization of instruction synonyms : abstract reasoning, abstract intelligence, academic preparation, academic intelligence, academy of economic and commercial sciences, active school.