Indoors türkçesi Indoors nedir

  • İç mekanlar.
  • Evde.
  • İçeride.
  • Ev içine.
  • Eve.
  • İçeriye.
  • Ev içinde.
  • İçeri.

Indoors ile ilgili cümleler

English: I stayed indoors because it rained.
Turkish: Yağmur yağdığı için evde kaldım.

English: People were told to stay indoors because of the violence in the streets.
Turkish: İnsanlara sokaklardaki şiddet nedeniyle evde kalmaları söylendi.

English: It's a shame to stay indoors on a day like this.
Turkish: Böyle bir günde evde kalmak bir utanç.

English: I usually stay indoors on Sunday.
Turkish: Pazar günü genellikle evde kalırım.

English: Catherine stayed indoors because it was raining.
Turkish: Yağmur yağdığı için Catherine içerde kaldı.

Indoors ingilizcede ne demek, Indoors nerede nasıl kullanılır?

Stay indoors : Kapalı bir yerde durmak. Evde durmak. Dışarı çıkmamak. Kapalı bir yerde oturmak.

Indoor antenna : Bina içi anten. Oda anteni. Dahili anten.

Indoor communication : Bina içi iletişim.

Indoor feeding : Ahır yemlemesi. Sığırların ahır içerisinde yemlenmeleri.

Indoor gymnastics : Kapalı yerde yapılan cimnastik çalışması. Salon cimnastiği.

Indocile : Kontrolü güç. İdaresi zor. İnatçı. Yumuşak başlı olmayan.

Indoor : İç mekanlarda kullanılan. Ev içinde olan. İç mekanlara uygun. İçeri. Dahili. Bina içi. Yapı içi. Ev içi. Kapalı mekan. İç mekanlarda yapılan.

 

Indocibility : Terbiye edilemezlik. Huysuzluk. Eğitilemezlik. Hırçınlık.

Hindooism : Hinduizm.

Indochina : Çinhindi. Tayland ve vietnam'ı kapsayan coğrafi bölge. Malezya. Singapur. Güneydoğu asya'da bir yarımada (burma, laos, tayland, kamboçya, vietnam ve malezya'dan oluşan). Laos. Kamboçya. Hindiçin. Myanmar.

İngilizce Indoors Türkçe anlamı, Indoors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Indoors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

At home : Kendi evinde. Kabul günü. Memleketinde. Ev toplantısı. Alışkın.

Homewards : Yurda doğru. Eve doğru.

Into : Haline. Şekline. E. Ye. -a. -in içine. İçine. Biçimine. -e.

By : Yan. İkincil. Ek. Kadar. Geçip. Nezdinde. -e bakarak. Geçecek biçimde.

Inwardly : İçten içe. Dahilen. Manen. İçinden. İçte. İçten.

In captivity : Tutsak. Tutuklu. Tutsak (hayvan mahkum vs). Hapiste.

Inwards : İçeriye doğru. İçe doğru. Dansçının, seyircinin bulunduğu yana doğru dönüşü. İçe dönüş.

Outset : Baş. Başlangıç. Dışa doğru.

Inside : İçerisine. İçteki. İçerde. Mide. İç (taraf). İçine. İç kısım. İçte. İçerisi. İçerisinde.

Inboards : İç taraf. Geminin içine. İçten. Uçak gövdesine daha yakın. Gemi içindeki.

Indoors synonyms : indoor, inland, outsets, within, domestically, in, inboard, byss, through, withins, in custody, to home, within doors.

Indoors zıt anlamlı kelimeler, Indoors kelime anlamı

Outside : Açık havada olan. Dışarısı. Dış. Dıştan. Dışarı. Ötesine. Dış görünüş. Dış kısım. Den başka. En fazla miktar.

Outdoors : Açık havada. Dışarısı. Dışarıda. Açık hava.

Indoors ingilizce tanımı, definition of Indoors

Indoors kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Usually separated, in doors. Within the house.