Indorse türkçesi Indorse nedir

Indorse ingilizcede ne demek, Indorse nerede nasıl kullanılır?

Indorsed : İmzalanmış. Tasdik edilmiş. Onaylanmış. İmzalı. Onaylı. Ciro edilmiş. Tasdikli.

Indorsee : Ciro edilen kimse. Lehdar. Ciro edilen.

Indorsees : Lehdar. Ciro edilen kimse. Ciro edilen.

Indorsement : Tahdidi ciro. Onay. Şartlı ciro. Destek. Tasdik. Açıklama. Ciro.

Indorser : Ciro eden. Cirocu. Tecimsel belgitleri imzalayan, aktarımı yapan kişi. Ciranta. Aktaran. Ciro eden kimse.

Unindorsed : Uygun görülmemiş. Onaylanmamış. Atanmamış.

Indorsable : Ciro edilebilir.

Indorsing : Arkasına yazmak. Ciro etmek. Desteklemek. Onaylamak.

Preceding indorser : Önceki cirocu. Önceki ciro sahibi.

Indorses : Ciro etmek. Onaylamak. Desteklemek. Arkasına yazmak.

İngilizce Indorse Türkçe anlamı, Indorse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Indorse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Guarantee : Aval. Garanti etmek. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Kefalet etmek. Üçüncül inanca. Garanti. Borçlanımı, borcun ödenmesinin üçüncü bir kişi tarafından alacaklıya sağlanılması. kişisel inanca. Güvence vermek. Tecim belgitlerinde üçüncü bir kişinin ödemeden sorumlu olanlar yararına alacaklılara karşı borçlanmada bulunması. Kefil olmak.

 

Advocating : Avukatlığını yapma. Savunma. Savunmak. Müdafaa etmek. Destekleme. Müdafaa.

Second : İkinci. Yardım etmek. Saniye. İkinci çelgi. Bir dakikalık sürenin altmışta biri. Düelloda şahit. Defolu mal. Üç savutta da gövdenin aşağı-dışarı kesimini (doğrultusunu) korumak için uygulanan çelgi. (namlu ucu biraz yere eğik, savut tutan el göğüsten az aşağıda ve dışta, tırnaklar yere dönüktür. kesici kılıçla uygulamada namlunun kesici yüzü dışa doğrudur.). İlerletmek.

Back : Alt tahta. Arkalık. Geride. Sırt. Vazgeçmek. Geçmişte. Geriye. Ayak arkası. Arka. Arkasını imzalamak.

Approve : Tasvip etmek. Razı gelmek. Hoş karşılamak. Onamak. Uygun görmek. Kabul etmek. Razı olmak. Olumlu bulmak.

Champion : Üstün niteliklere sahip kimse. Şampiyon. Savunucu. Destekleyici. Savunmak. Tarafını tutmak. Destek olmak. Müdafaa etmek. Çok yetenekli kimse.

Applauding : Alkışlamak. Alnından öpmek. El çırpmak. Beğenmek. Takdir etmek. Alkış tutmak.

Bear somebody out : Yardım etmek. Haklı göstermek.

Warrant : Teminat. Hak tanımak. İzin vermek. Genel koruyum yerlerine korunmak üzere bırakılan mallar için ilgilisine verilen belge. Kefil olmak. Yetki vermek. Garanti. Garanti etmek. Belirlenen bir fiyat üzerinden belli sayıda adi hisse senedini satınalma hakkı veren bir tür taşınır değer. bk. güvence. Ruhsat vermek.

Sanction : Teyit. Tasdik etmek. İzin verme. Onay. Müsaade. Davranış kurallarını düzenleyen ve destekleyen caydırıcı ya da özendirici güç. Müeyyide. Tasdik. İzin.

 

Indorse synonyms : plunk for, plump for, o.k., bolster, affirms, accommodate with, support, advocated, indorsing, applaud, assisting, endorses, be with, endorsed, defend, indorses, advocate, endorse over, approbated, acknowledging, applauds, beareth, okay, accept, be a party to, acknowledges, accede, acknowledge, affirming, affirm, negotiate, afforce, approbate.

Indorse zıt anlamlı kelimeler, Indorse kelime anlamı

Disapprove : Onamamak. Uygun görmemek. Reddetmek. Beğenmemek. Tasvip etmemek. Kabul etmemek. Kınamak. Onaylamamak. Karşısında olmak.

Indorse ingilizce tanımı, definition of Indorse

Indorse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To load or burden. To cover the back of.