Inductile türkçesi Inductile nedir
Inductile ingilizcede ne demek, Inductile nerede nasıl kullanılır?
Inducting : Endüklemek. Resmen göreve almak. Askere almak. Başlatmak. Birini memuriyetine resmen oturtmak. Celp suretiyle askere almak. Almak. Silahlı kuvvetlere askere almak.
Inductio : Embriyolojide canlıyı meydana getirmek üzere farklılaşmış embriyonik bir hücre topluluğunun yanında daha az farklılaşan diğer bir hücre topluluğuna etki etmesi, onu geliştirmeye zorlaması. Uyarma.
Induction : Herhangi bir olayı başlatma, belli bir etken yardımıyla herhangi bir olayın başlamasına yardımcı olma. elektrikle yüklü bir cismin diğer bir cisme teması sonucu o cisimde de elektrik akımı oluşturması, elektrikleme, indükleme. Giriş. Tek tek olgulardan genel önerilere geçmek üzere izlenen düşünme ve inceleme yolu. mantıkçılara göre öncüllerinin doğruluğu sonucunun doğruluğunu olasılı kılan çıkarım biçimi. Elektrikleme. Herhangi bir olayı başlatma, belli bir etken yardımıyla herhangi bir olayın başlamasına neden olma. bakteri hücrelerinde substrat varlığında o substrata özgü enzim veya enzimlerin üretiminin artması. düzenleyici bir proteinin etkinliğini değiştirmek için bir genin ekspresyonundaki artış. anesteziye giriş, anestezinin başlangıç evresi. Resmen göreve başlatma. Başlatma. İleri sürme. Bir molekülde bulunan kümenin yakınına ucaylı bir küme katarak, elektron düzenini ve kimyasal tepkenliğini değiştirme. Eyletme.
Induction accelerator : İndüksiyon hızlandırıcı.
Induction coil : İrgitim sarmalı. Endüksiyon bobini. İndükleme bobini. Ruhmkorff bobini. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. İrkilim kangalı. İndüksiyon bobini. Düşük bir doğru gerilimi yükselten boş göbekli bir tür dönüştüreç. birincil kangaldaki akım açılıp kesildikçe ikincil kangalda yüksek bir gerilim doğar. Endüksiyon sargısı. Endükleme bobini.
Induction heating equipment : Endüksiyonlu ısıtma cihazı. Endüklemeli ısıtma aygıtı.
Induction manifold : Emme manifoldu. Hava-benzin karışımını karaçtan motora ileten boru donanımı. Emme borusu. Emme döşemi. Endüksiyon manifoldu.
Induction furnace : İndüksiyon fırını. Endüksiyon fırını. Endüklemli ocak. Endüksiyon ocağı.
Induction field : Doğuşturu alanı. Endüksiyon alanı. Doğuşturucu alanı.
Induction machine : Endüksiyon makinesi. Endüksiyon motoru. Endüksiyon jeneratörü.
İngilizce Inductile Türkçe anlamı, Inductile eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Inductile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Investiture : Tayin. Terfi. Resmi elbise. Tören. Üniforma. Atama.
Stiff : Sahte banknot. Tutulmuş. Zor. Koyu. Pekişmiş. Güç. Şiddetli. Bükülmez. Resmi. Leş.
Adamants : Çok sert. Çok sert efsanevi bir taş. Dik başlı. Son derece kararlı. Hoşgörüsüz. Katı.
Unbending : Aşırı resmi. Kararlı. Azimli. Boyun eğmez. Bükülmez. Sabit. İnatçı. Kararından dönmez.
Initiation : Öncülük yapma. Başlatma. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Birini bir konu üzerinde aydınlatıp onu gerekli temel bilgi ve becerilerle donatarak ergin ve yetişmiş kılma. İlk adımını atma. Başlama. Üyeliğe kabul töreni. Bireylerin ergin kişiliğe, belli yaş kümesine, kimi inanç kümelerine girişlerinde yapılan tören. Kabul töreni. Bilgili olma durumu.
Inflexible : Sebatlı. Kararlı. Kalıplaşmış. Değişmez. Yavuz. İnatçı. Hiç esnek davranmayan. Boyun eğmez.
Astringents : Astrenjan. Kanamayı kesici. Damarları büzen ilaç. Kanamayı durduran ilaç. Lokal olarak doku ve damarları büzen ilaç. Şiddetli. Kan durdurucu. Kanı durduran. Büzücü.
Coronation : Taç giyme töreni.
Bat mitzvah : Musevi kızların belli bir yaşa gelişleri töreni. Yahudilerde yaş kutlaması.
Nonelastic : Esnemez. Bükülemeyen. Elastik olmayan.
Inductile synonyms : enthronisation, ceremonial occasion, electrical phenomenon, bas mitzvah, enthronement, bitterer, acrid, nonbending, bath mitzvah, austerest, nonflexible, enthronization, inflexive, installation, acerbic, ceremony, bitter, uncompromising, aspirated, ceremonial, asper, biting, noncollapsible, observance, acerb, inflexibly, bar mitzvah, springless, unflexible, unaccommodating, acrimonious, bad, inaugural.
Inductile zıt anlamlı kelimeler, Inductile kelime anlamı
Intractable : İnatcı. Serkeş. Dik kafalı. Yola getirilemeyen. Ele avuca sığmaz. Kontrol edilmesi zor. Densiz. Zorlu. Kolay kontrol edilemeyen. İnatçı.
Deductive : Sonuç çıkarılabilir. Tümdengelim. Çıkarsama ile ilgili. Didaktif. Anlaşılabilir. Çıkarsamaya ait. Çıkarımsal. Tümdengelimli.
A priori : Fizik, kimya olaylarını denemsel yollarla değil, ana ilke ve yasalardan, kesin matematiksel tümdengelimlerle bulmaya ilişkin. Önsel. Eğitim, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Olası. Deneyden önce. Muhtemel. Öncüllerden sonuç olunan. A priyori. Olaydan önce. Apriori.
Inductile antonyms : analytic.
Inductile ingilizce tanımı, definition of Inductile
Inductile kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Incapable of being drawn into threads, as a metal. Tough. Inelastic. Not ductile.

Bu kısımda Inductile kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Inductile ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Inductile anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Inductile ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.