Infamous türkçesi Infamous nedir

  • Çok çirkin.
  • Alçak.
  • Rezil.
  • İğrenç.
  • Yüz kızartıcı.
  • Utanç verici.
  • Bednam.
  • Adı çıkmış.
  • Berbat.
  • Ayıp.
  • Kepaze.
  • Kötü şöhretli.
  • Adı kötüye çıkmış.
  • Yüz kızartıcı suç işlemiş.

Infamous ile ilgili cümleler

English: The most infamous expression for the year 2011 is "Kebab murders".
Turkish: 2011 yılının en kötü şöhretli ifadesi "Kebap cinayetleridir."

English: The infamous female burglar was never caught.
Turkish: Namlı kadın hırsız hiç yakalanmadı.

Infamous ingilizcede ne demek, Infamous nerede nasıl kullanılır?

Infamously : Adı çıkmış bir şekilde. Kötü niyetli bir şekilde. Yüz kızartıcı bir şekilde. Kötü bir şekilde. Ayıp bir şekilde. Alçakça. İğrenç bir şekilde. Utançla.

Infamousness : Rezillik. Rezalet. Kepazelik.

Infamies : Kötü şöhret. Alçaklık. Rezalet. Utanç verici davranış. Haysiyetsizlik. Şenaat. Rezillik. Kepazelik.

Infamize : Ününü lekelemek. Kötü ün kazandırmak. İsmine leke sürmek. İtibarını zedelemek. Adını kötüye çıkarmak. Adına leke sürmek. Adını lekelemek. Namına leke sürmek. İsmini lekelemek.

Infamy : Haysiyetsizlik. Kötü şöhret. Rezalet. Utanç verici davranış. Şenaat. Rezillik. Kepazelik. Alçaklık.

Infant : Küçük çocuk. Başlangıç aşamasında olan. Sütçocuğu. Çağa. Bebek. Küçük. Süt çocuğu. Bir yaşını doldurmamış, genellikle emzirme döneminde bulunan çocuk. Reşit olmayan. Çocuk.

 

Infancies : Emekleme çağı. Emekleme dönemi. Başlangıç aşaması (tasarı veya iş vb'nin). Emekleme evresi. Çocukluk. Başlangıç. Bebeklik. Yavru dönemi. Çocukluk çağı. Henüz olgunluğa ermemiş olmak.

Infant industry : Genç endüstri. Bebek endüstri. Yeni kurulduğu için uluslararası rekabet gücüne sahip olamayan endüstri. Bebek sanayi. Yeni doğan sanayi.

Infant asylum : Süt çocuklarının genellikle gündüzleri ve kimi durumlarda geceleri bakılmak üzere bırakıldıkları yer. Bebek bakımevi.

Infancy : Emekleme evresi. Başlangıç. Çocukluk. Bebeklik. Emekleme dönemi. Yavru dönemi. Çocukluk çağı. Henüz olgunluğa ermemiş olmak. Başlangıç aşaması (tasarı veya iş vb'nin). Emekleme çağı.

İngilizce Infamous Türkçe anlamı, Infamous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Infamous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scandal : İftira. Rezalet. Karalama. Rezillik. Kara çalma. Skandal. Dedikodu.

Bastardly : Taklit. Evlilik dışı doğmuş. Yozlaşmış. Dejenere olmuş. Bozulmuş. Yolsuz. Ahlaksız. Sahte. Evlilik dışı doğan.

Awfuller : Meret. Rezalet. Sunturlu. Kötü. Müthiş. Çok kötü. Korkunç.

Beastlier : Hayvanca. Kötü. Sevimsiz. Beğenilmeyen. Hayvan gibi. İstenilmeyen. Çirkin. Kaba. Sevilmeyen.

Blotching : Mürekkep lekesi. Fiske. Leke. Deride oluşan leke. Kızarıklık. Kara leke. Lekelenmek. Lekelemek. Deridedeki kırmızı nokta.

Crappies : Boktan. Bombok. Crappie. Bir tür güneş balığı. Güney abd'de bulunan tatlısu balığı türü (ayrıca croppie).

 

Discredited : Saygınlığını yitirmiş. İtimat edilmez. Kuskunu düşük. Şüpheli. Gözden düşmüş. Güvenilmez. İtibardan düşmüş. İtibarsız.

Of ill fame : Kötü tanınan.

Beastly : Hayvan gibi. Sevimsiz. İstenilmeyen. Sevilmeyen. Hayvanca. Çirkin. Beğenilmeyen. Kaba.

Blotches : Mürekkep lekesi. Fiske. Lekelenmek. Deridedeki kırmızı nokta. Kara leke. Lekelemek. Leke. Deride oluşan leke. Kızarıklık.

Infamous synonyms : sorry, cowardly, bally, ignoble, reproachful, scandaling, sinful, opprobrious, crying, appaling, abysmal, accurst, attainders, atrocious, dyslogistic, crappie, bratty, crappiest, abhorrent, disreputable, contemptible, grimmer, abjectly, appalling, attainder, bastard, coward, derisory, blackguard, disgraceful, vilest, contempts, abject.

Infamous zıt anlamlı kelimeler, Infamous kelime anlamı

Reputable : İtibarlı. Şerefli. Saygın. Saygıdeğer. Muteber. Ünlü. Hatırı sayılır. Muhterem. Tanınmış.

Infamous ingilizce tanımı, definition of Infamous

Infamous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Guilty of something that exposes to infamy. Having a reputation of the worst kind. Of very bad report. As, an infamous traitor. Base. An infamous perjurer. Held in abhorrence. Notoriously vile. Detestable.