Infiltrator türkçesi Infiltrator nedir
Infiltrator ingilizcede ne demek, Infiltrator nerede nasıl kullanılır?
Infiltrators : Ajan. Casus. Köstebek. Süzgeç.
Infiltrate : İçeri sızmak. Gizlice girmek. Sokulmak. Sızmak (örgüt, kuruluş vb'ne). Süzmek. Sızdırmak. Sızmak. Gerçek kimliğini gizleyerek girmek (örgüt, kuruluş vb'ne). Çoğalmak.
Infiltrated : Sokulmak. Süzmek. Gizlice girilmiş (bina veya üs vb). Sızmak. Gizlice girmek.
Infiltrates : Sokulmak. Gizlice girmek. Sızmak. Süzmek.
Infiltrating : Sokulmak. Gizlice girmek. Süzmek. Sızmak.
Perivascular cell infiltration : Bakteriyel, viral, tümöral, dejeneratif ve alerjik nedenlerle damarın çevresinin, değişen yoğunlukta, kandan veya damar adventisyasından köken alan, reaktif hücrelerle dolması, perivasküler kafing. Perivasküler hücre infiltrasyonu.
Infiltrations : Süzülme. Sızma. Süzme.
Infiltration : Filtreleme. Sızma (örgüt veya kuruluş vb'ne). Nüfuz. Coğrafya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Süzülme. Kapı, pencere aralıklarından oda havasının değişmesi. Sızma. Doku veya organda bulunmaması gereken hücre, ödem sıvısı veya herhangi bir materyalin birikmesi, yayılması veya normalden fazla bulunması. süzme veya süzülme. dokuya sızan veya toplanan madde. Yağmur ve kar sularının, çatlak ya da geçirimli katmanlardan yeraltına geçmesi olayı. Süzme.
Fat infiltration : Vücudun bilinen belli yerleri dışında yağın birikmesi veya infiltrasyonu hali. Yağ infiltrasyonu.
Infiltration analgesia : İnfiltrasyon analjezisi.
İngilizce Infiltrator Türkçe anlamı, Infiltrator eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Infiltrator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Color filter : Renk süzgeci. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işığın belirli sıklıklarını soğuran ya da yansıtan, böylece geçirdiği ışığın izgesel dağılımını değiştiren yaprak ya da ince katman. Renk filtresi. Renkli camdan ya da arasına jelatin konularak yapıştırılmış iki camdan oluşan, izgedeki bazı ışıkları soğurup bazılarını bırakan, alıcının merceği önüne takılarak görüntünün renk tonlarını değiştirmeye yarayan araç. seslendirmede, okumada, yayında bazı yinelenim kuşaklarını zayıflatan, istenilen yinelenimler ile istenmeyenleri birbirinden ayıran devre.
Trespasser : (başkasının mülküne) izinsiz giren. İzinsiz giren kimse. Mütecaviz. Tecavüzcü. Günahkar.
Emissary : Hükümet temsilcisi. Gizli ajan. Özel gönderilmiş memur. Emisari. Özel bir görevle gönderilen kişi. Özel görevli. Temsilci olarak görevlendirilen kimse. Özel bir görevle gönderilmiş memur. Temsilci.
Drainers : Boşaltıcı. Sıvı boşaltmak için kullanılan bir tür kap. Bulaşık suyunun süzüldüğü oluklar. Süzgü. Bulaşıklık. Boşaltma düzeni.
Mole : Karbon-12'nin 0,012 kg.'ında bulunan atom sayısı kadar molekül içeren madde miktarı. Ben. Körsıçan. Gebeliğin erken dönemlerinde embriyo öldüğü halde yavru zarlarının gelişimlerini sürdürmeleriyle oluşan kistik, kanlı, et görünümünde veya üzüm salkımı görünümündeki oluşumlar, yavru zarı molaları. enfekte olabilir ve piyometraya neden olur veya nekroza uğrayarak dölyatağından dışarıya atılır. et (mola carneousa), kese (mola cystica), üzüm salkımı (mola racemosa), içi kanla dolu (mola sanguinolenta) veya villi koriyalisleri aşırı gelişmiş (mola villosa) biçimde görülebilir. Avogadro sayısı. Bir avogadro sayısınca molekül içeren özdek niceliği. Grammolekül. Mole.
Courier : Turist rehberi. Ulak. Kurye. Rehber. Kargoya vermek. Haberci. Grup lideri. Özel ulak.
Canary : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, sırtı kül rengi, diğer tarafları sarı yeşil olan, akdeniz memleketlerinde bahçe ve ırmak kenarlarında yaşayan bir tür. kanarya. Açık sarı. Kanarya rengi. Küçük iskete. İspiyoncu. Muhbir. Kanarya. Polis ajanı.
Taupes : Boz kahverengi.
Operative : İşçi. Operatif. Usta işçi. Operatör. Ameliyata ait olan. İşleyen. Amil. Etkili.
Beagles : Tazı. Av köpeği.
Infiltrator synonyms : alembic, alembics, fine screen house, colander, cullender, colored filter, fink, beagle, filtering, taupe, treasonable, finking, undercover agent, gumshoe, floor drain, hawkshaw, agent, infiltrators, couriers, colanders, filter, intruder, talpa, intelligencer, hawkshaws, drainer, electrical filter, spy, gumshoes, interloper, finks, emissaries, moles.

Bu kısımda Infiltrator kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Infiltrator ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Infiltrator anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Infiltrator ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.