Infusible türkçesi Infusible nedir

  • Kaynaşmaz.
  • Birleştirilemez.
  • Eritilmez.
  • Ergimez.
  • Erimez.

Infusible ingilizcede ne demek, Infusible nerede nasıl kullanılır?

Infusibleness : Birleştirilemezlik. Kaynaşmazlık. Eritilmezlik.

Infusibility : Erimez olma durumu. Erimezlik. Erimez olma niteliği.

Infusing : Aşılamak. Demlemek. Telkin etmek. İçine dökmek. Demlendirmek. Demlemek (çay). Doldurmak. Demlenmek. Kafasına sokmak. İlham vermek.

Infusion : İçine dökülme. Damara zerk etme. Demlenmiş içecek. Aşılama. İçine dökme. Damara zerketme. Bitki parçaları üzerine kaynar su dökülüp kapalı bir kapta ve su banyosunda sık sık karıştırarak 5dakika tutulması ve ağzı kapalı durumda soğutulması sonucunda tülbent veya süzgeç yardımıyla süzülmesi işlemi. serum fizyolojik gibi fazla miktarda olan sıvıları basınç altında olmaksızın, yalnız hava basıncıyla beden boşluğu içine, deri altına, dokular arasına, damar içine akıtma işlemi. İçine akıtma. Demleme. Demlendirme.

Infusion pump : Şeker hastaları için insülin pompası.

Intrauterine infusion : Döl yatağına infüzyon. İntrauterin infüzyon. Döl yatağı enfeksiyonlarının tedavisinde, tedavi edici ilaçların katater aracılığıyla döl yatağı boşluğuna verilmesi, intrauterin infüzyon.

Infusions : Telkin. Demleme. Damara zerketme. Katma. Aşılama. İçine dökme. Demlenmiş içecek.

 

Infuscation : Koyulaştırma.

Infusionism : İnfüzyonizm.

Reinfusion : Reinfüzyon.

İngilizce Infusible Türkçe anlamı, Infusible eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Infusible ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Silent : Suskun. Sakin. Dilsiz. İçten içe güdülen. Yazıldığı halde okunmayan (harf). Süküti. Telaffuz edilmeyen. Sessiz. İçinden okunan. Yazılıp da söylenmeyen.

Undissolvable : Çözümsüz. Halledilmez. Çözülmez.

Infrared : Kırmızı ışıktan daha düşük titreşim sayılı, daha uzun dalgalı ışık. gözle görünmeyen ışınım. Kızılötesi ışın. Enfraruj. Elektromıknatıssal dalgaların görünge aralığında kırmızı rengin ötesinde yer alan ve dalga boyu yaklaşık 10-3 -7 .10-7m, sıklığı 3 . 10" - 4.1014 s-1 olan bölge. Kızılaltı ışık. Kızıl ötesi. Kırmızı ötesi. Kızılberisi. Bilgisayar, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kızılaltı.

Unheard : Dinlenmemiş. Güme gitmiş. Savunma yaptırılmamış. Duyulmamış.

Ultrasonic : Yüksek frekanslı ses. Ses üstü. Kulağın duyamayacağı kadar yüksek ses, ultrasonik ses dalgalarıyla ilgili olan. Yüksek frekanslı. Ultrasonik. Sesötesi. Ses ötesi. Sesten hızlı. Yüksek frekanslı titreşim.

Indissoluble : Ayrışmaz. Sürekli. Çözünmez. Devamlı. Daimi. Ayrılmaz. Sağlam. Bozulmaz. Sabit.

Supersonic : Sesüstü. Sesten hızla. Süpersonik. Süpersonik uçak. Sesten hızlı. Sesten daha hızlı olan. Ses üstü.

Insoluble : Umarsız. Erimez madde. Çözülemez. Halledilmez (problem vb). Halledilemez. Bir çözgen içinde çözünme özelliği göstermeyen. Çözünmez. Çözümsüz. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

 

Occult : Gizemli. Bilinmez. Büyülü. Esrarlı. Doğaüstü. Anlaşılmaz. Bilinmeyen. Büyücülükle ilgili. Esrarengiz. Gizli.

Ultraviolet : Mor ötesi. Mor ışıktan daha kısa dalgaboylu, çıplak gözle görünmez ışık. Bilgisayar, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Dalgaboyu mor renkli ışığınkinden daha kısa (yaklaşık 4000 a° dan küçük) olan ışık. Ultraviyole. Elektromıknatıssal dalgaların görünge aralığında mor rengin ötesinde yer alan ve dalga boyu yaklaşık 4-10-7-10-8 m, sıklığı 7,5 -10.14 -3 .1o-16s-1 olan bölgedeki ışınımlar. Uv. Morötesi. Ültraviyole. Morüstü.

Infusible synonyms : unhearable, unsounded, audibleness, unperceivable, unseeyn, covert, lightless, breathed, indissolvable, out of sight, undetectable, audibility, hidden, concealed, quiet, nonvisual, camouflaged, unseeable, imperceptible, voiceless, infrasonic.

Infusible zıt anlamlı kelimeler, Infusible kelime anlamı

Visible : Mevcut. Görünen. Gözle görülebilir. Belli. Görünür. Açık. Gözle görülür. Göze çarpan. Görülebilir. Gözle görünen.

Perceptible : Farkedilebilen. Görülebilir. Farkedilebilir. Algılanabilir. Sezilebilir. Kavranabilir. Duyulur. Duyuş. Duyulabilir. Anlaşılır.

Overt : Meydanda. Açıkça görülen. Açıktan açığa olan. Aşikar. Gizli olmayan. Açık. Ortada olan. Açık olarak yapılan. Aleni. Çok belli.

Infusible antonyms : inaudibility, audible, noisy.

Infusible ingilizce tanımı, definition of Infusible

Infusible kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Capable of being infused. Incapable or difficult of fusion, or of being dissolved or melted. Not fusible.