Inheritors türkçesi Inheritors nedir

Inheritors ingilizcede ne demek, Inheritors nerede nasıl kullanılır?

Inheritor : Varis. Kalıtçı. Mirasçı.

Coinheritor : Ortak varis. Ortak mirasçı. Miras ortakları.

Inherit : Miras almak. Kalıtımla kazanmak. Kalıt almak. Varis olmak. Mirasa konmak. Mirasla almak. Miras olarak almak. Tevarüs etmek. Kalıtım yoluyla almak.

Inheritabilities : Miras bırakabilirlik. Miras olarak bırakılabilirlik. Miras kalabilirlik. Miras bırakılabilirlik.

Inheritability : Miras bırakabilirlik. Miras kalabilirlik. Miras olarak bırakılabilirlik. Miras bırakılabilirlik.

Inheritance : Veraset. Soyaçekim. Belirli bir özellik veya niteliğin ebeveynden yavrulara aktarılması, ırsiyet. bir bireyin genetik yapılanması. Kişinin ölümünde kalıtlarına geçen mal, hak ve borçların tümü. Kalıtım. Bilgisayar, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tereke. İrsiyet. Miras. Kalıt.

Inheritance tax : Ölen kişinin varislerine bıraktığı mallarla, yaşayan kişiler arasında yapılan karşılıksız aktarımlar üzerinden alınan bir tür servet vergisi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Veraset vergisi. Veraset ve intikal vergisi. İntikal vergisi. Ellerine geçen mallar için kalıtçılarından alınan vergi. Geçiş vergisi. İntikal ve veraset vergisi.

 

Inherited congenital hyperostosis : Kalıtsal doğuştan hiperostozis. Doğuştan hiperostozis.

Inherited congenital ichthyosis : İktiyozis. Kalıtsal doğuştan iktiyozis.

Inherited cardiomyopathy : Kalıtsal kardiyomiyopati. Çeşitli sığır ırklarında gençlerde veya erişkinlerde, karıncık ritm bozuklukları, deri altı ödemi, hidrotoraks, asites, fibrozis ve kalp kası nekrozuyla belirgin, otozomal resesif özellikte kalıtsal hastalık. hereford ırkı sığırlarda yünümsü kıl örtüsü sendromuyla birlikte görülür.

İngilizce Inheritors Türkçe anlamı, Inheritors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inheritors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Obtainer : Sağlayan. Sağlayan kimse veya şey. Elde eden kimse. Elde eden.

Devisees : Vasiyet edilen kimse. Musaleh. Vasiyetten yararlanan kimse. Kendisine mirasla taşınmaz bırakılan. Lehine gayrimenkul vasiyet edilen.

Recipient : Kendisine kan verilen birey. embriyo naklinde embriyoların nakledildiği taşıyıcı dişi, resipient. Hassas. Teslim alan. Resipient. Duyarlı. Alacak olan kimse. Alan kimse. Alan. Gönderileni alacak olan.

Heritor : Kalıtçı. Mülk sahibi. Arazi sahibi.

Distributee : Alıcı.

Devisee : Lehine gayrimenkul vasiyet edilen. Musaleh. Kendisine mirasla taşınmaz bırakılan. Vasiyetten yararlanan kimse. Vasiyet edilen kimse.

Heiress : Bayan varis. Kadın varis. Kadın mirasçı. Varis (kadın). Bayan mirasçı. Mirasçı kadın. Mirasçı (kadın).

Beneficiary : Lehdar. Yararlanan. Çek veya poliçenin ödeneceği, belgenin üzerinde adı yazılı olan kişi. Kar eden kimse. Elde eden kimse. Yararlanan kimse. Hak sahibi. Faydalanan kimse. Faydalanıcı.

 

Heiresses : Mirasçı kadın. Bayan mirasçı. Kadın mirasçı. Bayan varis. Kadın varis.

Inheritors synonyms : heir at law, heir presumptive, heirs, heritors, haeres, heres, heir apparent, heir, heirer, coheir, inheritrix, successors, inheritor, obtainers, heiring, receiver, inheritress.

Inheritors zıt anlamlı kelimeler, Inheritors kelime anlamı

Heir apparent : Meşru mirasçı. Veliaht. Başka bir mirasçının yerini veya konumunu alması beklenen kimse. Başka bir mirasçının dünyaya gelmesiyle mirasçı hakkı değişmeyen varis (hukuk terimi). Görünürdeki mirasçı.

Inheritors antonyms : heir presumptive.