Inhibitor türkçesi Inhibitor nedir

  • Gelişmeyi engelleyici. enzimle katalize edilen reaksiyonların hızını azaltan veya tamamen yok eden madde.
  • Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Engelleyici.
  • Tezgenin çalışmasını önleyerek, tepkime hızını azaltan katışkı.
  • Durdurucu.
  • İnhibitör.
  • Bir faaliyeti ya da olayı kontrol eden ya da engelleyen herhangi bir madde. inhibitör.
  • Önleyici.
  • Bir kimyasal tepkimenin hızını yavaşlatmak ve kimi zaman da durdurmak için kullanılan kimyasal özdek.
  • Yavaşlatıcı.
  • Geciktirici.
  • Bir faliyeti veya olayı kontrol eden veya önleyen madde, inhibitör.
  • Menetme.

Inhibitor ingilizcede ne demek, Inhibitor nerede nasıl kullanılır?

Ace inhibitor : Ace inhibitörleri. Angiotensin converting enzyme inhibitor (anjiyotensin enzim inhibitörü). Anjiyotensin dönüştürücü enzim baskılayıcısı. Ace inhibitörü. Anjiyotensin ı’i, güçlü bir damar daraltıcı etkiye sahip madde olan anjiyotensin ıı’ye dönüştüren enzimi engelleyen madde. Ace inhibitör. Anjiyotensinin enzime dönüşmesini engelleyen kan basıncını düşüren ilaç grubu (tıp veya medikal terimi).

Acetylcholinesterase inhibitor : Asetilkolinesteraz enzimine değişik biçimlerde bağlanarak onu etkisiz duruma getiren organik fosforlu insektisitler gibi bileşikler. Asetilkolinesteraz baskılayıcısı. Asetilkolinesteraz engelleyici. Asetilkolinesteraz önleyici.

 

Aldose reductase inhibitor : (farmakoloji) aldoz redüktaz enziminin aktivitesini önleyen ilaçlar sınıfı (halen şeker hastalığındaki göz veya sinir hasarının olası tedavisi için ürerinde çalışılır). Aldoz redüktaz inhibitörü.

Cycloogenase inhibitor : Araşidonik asit üzerine etki ederek prostaglandin, prostosiklin ve tromboksan oluşumunu sağlayan, siklooksijenaz enzimini engelleyerek bu maddelerin oluşumunu engelleyen ve böylece yangı giderici, ağrı kesici etkiye neden olan asetilsalisilik asit, parasetamol, metamizol, naproksen ve diğer steroidal olmayan ağrı kesici ve yangı giderici ilaçların ortak adı. Siklooksijenaz baskılayıcısı.

Enzyme inhibitor : Enzim baskılayıcısı. İlaç metabolizmasında görevli bazı enzimlerin üretimini azaltarak veya yıkımlanmalarını artırarak bu enzimlerin substratı durumundaki ilaçların biyotransformasyonunun yavaşlamasına neden olan simetidin ve kloramfenikol gibi bileşikler. Enzim inhibitörü.

Protease inhibitor : Proteaz inhibitörü. Proteaz baskılayıcısı. Virüsün yaşam siklusunun ileri döneminde viral proteinlerin çevirisi basamağında meydana gelen, düzenleyici ve yapısal proteinlerin çeviri sonrası modifikasyonla etkin proteinlere dönüştürülmesini sağlayan viral aspartat polimerazı baskılayan ilaç.

Foam inhibitor : Köpük önleyici. Köpük önleyici madde. Köpük inhibütörü.

Inhibitory : Engelleyici. Önleyici. Enlelleyici. Baskı altında tutulan. Yasaklayıcı. Durdurucu. Kısıtlayıcı. İnhibitör. Yasak edici. Menedici.

Rust inhibitor : Pas önleyici madde. Pas inhibitörü. Pas önleyici.

 

Proton pump inhibitor : Proton pompası inhibitörü. Proton pompa inhibitörü. Proton pompası baskılayıcısı. Midenin asit salgısını azaltan ilaçların yeterliliği en yüksek olan grubu.

İngilizce Inhibitor Türkçe anlamı, Inhibitor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inhibitor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inhibitory : Yasak edici. Enlelleyici. Yasaklayıcı. Menedici. Baskı altında tutulan. Kısıtlayıcı.

Blocker : Sıkıcı. Blok yapan oyuncu. Bloke edici. Bloke eden şey. Blokör. Blok oyuncusu. Tutucu. Tutan şey.

Deterrents : Caydırıcı silah. Yıldırıcı. Caydırıcı. Caydıran kimse. Vazgeçiren şey. Caydırıcı şey.

Impedient : Engelleyen. Köstekleyici. Geciktiren. Önleyen. Köstekleyen.

Hampering : Engelleyen. Engel olmak. Zorluk çıkarmak. Aksatmak. Engellemek. Köstek olmak.

Deterrent : Caydırıcı. Yıldırıcı. Caydırıcı silah. Vazgeçiren şey. Caydırıcı şey. Caydıran kimse.

Interceptive : Engelleme eğiliminde olan. Geciktirme meyilinde olan. Alıkoyan. Kesen. Durdurma meyilinde olan. Araya giren. Alıkoyucu. Alıkoyma eğiliminde olan.

Anticatalyst : Kimyasal reaksiyonu yavaşlatan madde (kimya). Yavaşlatan. Karşıtezgen. Antikatalizör. Negatif katalizör. Durduran.

Inhibitions : Kısıtlamalar. Çekingenlik. Tutukluluk. Tutma. Engelleme. Kısıtlama.

Inhibitive : Yasaklayıcı. Menedici. Kısıtlayıcı. Yasak edici. Koruyucu.

Inhibitor synonyms : angiotensin ii inhibitor, arrester, disincentive, moderator, preclusion, impeditive, dilatory, crimper, suppressant, damper, inhibitors, hurdler, inhibition, disruptiveness, stopper, brakesman, antioxidant, interceptors, hindering, substance, retardant, crimpers, retainer, retarder, frustrating, retarding, nay, slowing down, suspensive, hamperer, blockers, hamperers, preventions.

Inhibitor zıt anlamlı kelimeler, Inhibitor kelime anlamı

Activator : Etkileştirici. Etkinleştirici. Aktivator. Harekete geçirici. Bir şeyi harekete geçiren kimse. Aktivatör. Canlandırıcı. Aktifleştirici. Aktive edici. Etkinleştiren eden kimse.

Catalyst : Tezgen. Kendisi değişmeden ya da çok az değişerek bir tepkimenin hızını değiştiren ve olası tepkimelerden birisinin seçimli olarak daha hızlı oluşmasını sağlayan özdek. Kimyasal bir reaksiyonu hızlandıran madde, enzim. Katalizör. Bir tepkimenin hızını değiştirip, tepkime sonunda kendisi değişmeyen özdek. Katalist. Biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Inhibitor ingilizce tanımı, definition of Inhibitor

Inhibitor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., an inhibitory nerve. That which causes inhibitory action.