Inletting türkçesi Inletting nedir
Inletting ingilizcede ne demek, Inletting nerede nasıl kullanılır?
Inlet pipe : Isıtma sistemi borusu. Bir pompa üzerinde bir sıvıya bağlanmış olan ve sıvıyı çeken boru. Buhar borusu. Giriş borusu. Emme borusu.
Inlet temperature : Giriş sıcaklığı.
Inlet valve : Giriş supabı. Emme. Emme kapacı. Egzoz supabı. Giriş valfi. Emme supabı. Giriş vanası. Emme valfi. Hava ya da hava-yakıt karışımının, yanma odasına girişini denetleyen kapaç. Buhar giriş nazımı.
Radiator inlet hose : Radyatör giriş borusu.
Radiator water inlet ftose : Motor gövdesinden çıkan suyu soğutmaca ileten esnek boru. Soğutmaç giriş borusu.
Inlet : Haliç. Ağız. Giriş noktası. Küçük körfez. Giriş yeri. Methal. Körfezcik. Koymak. Giriş ağzı. Kakılmış şey.
Pump inlet : Pompa girişi.
Veinlet : Küçük damar (yaprak). Damarcık. Küçük damar. Mineral ya da madenle dolmuş küçük ince çatlak.
Carburettor pump inlet : Karbüratör pompası girişi. Karbüratör kapış pompası girişi.
Fresh air inlet : Taze hava emme deliği. Temiz hava girişi. Taze hava girişi.
İngilizce Inletting Türkçe anlamı, Inletting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Inletting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Rental : Gereç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kiralık araç. Kira. Bir filmin kiralanması için ödenen para. Kiralık evlerin listesi. Kiralık eşya. Kira ile ilgili. Kiralık. Kiralama.
Weaving : Örme. Karışma. Kesişme. Dokuma. Girişim. Örülme. Dokumacılık. Dağılma.
Brink : Eşik (felaket için). Kenar (uçurum için). Kenar. Ağız (kaya, uçurum). Eşik. Kıyı.
Gulf : Denizlerin türlü biçimlerde karalar içine sokulmuş kolu. Büyük görüş ayrılığı. Çok derin kanyon. Girdap. Karanın içine sokulmuş deniz parçası. Anafor. Büyük körfez. Boşluk.
Inlets : Koy. Kakılmış şey. Giriş.
Adhibit : İdare etmek. Ek. Almak. Yapıştırmak.
Fiord : Fiyort. Bkz.fjord. Dar ve derin körfez. Fiyord.
Bights : Roda. Kroz. Koy. Açık körfez. Halat gövdesi. Halat bedeni.
Buffoons : Maskara. Muzip. Dalgacı. Şaklaban. Palyaço. Soytarı. Şakacı. Kaşmer.
Cove : Barınak. Ahbap. Dik yamaçlarla çevrili vadi. Kovuk haline getirmek. Kemer oluşturmak. Koy. Kovuk oymak. Kovuk.
Inletting synonyms : u drive, rent a car, hire car, self drive, you drive, sublease, bay, dot somebody one, entrance, colostrum, appoint, creek, property, apply, belongings, holding, indentations, lease, closured, cutting edge, brinks, biestings, elapse, armlet, gateways, bayed, estuary, debouchment, firth, loch, bight, mouth, beak.

Bu kısımda Inletting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Inletting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Inletting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Inletting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.