Inquired türkçesi Inquired nedir

Inquired ile ilgili cümleler

English: They inquired about his past experience.
Turkish: Geçmiş deneyimleri hakkında bilgi aldılar.

English: Ken inquired about his father.
Turkish: Ken, babası hakkında soruşturma yaptı.

English: Why have you not inquired about the cause of the defect?
Turkish: Neden hatanın nedenini sormadın?

English: "How do you feel?" he inquired.
Turkish: O "Nasıl hissediyorsun?" diye sordu.

English: "How long does it take to get to Vienna on foot?" he inquired.
Turkish: Yaya olarak Viyana'ya gitmenin ne kadar süreceğini sordu.

Inquired ingilizcede ne demek, Inquired nerede nasıl kullanılır?

Inquire about : Hakkında bilgi almak. Hakkında bilgi edinmek. Hakkında bilgi almak istemek. Bilgi aramak. Birisi hakkında bilgi edinmek. Sormak. Bilgi edinmeye çalışmak. Sorup soruşturmak.

Inquire after : Birinin hatırını sormak. Bir kimsenin halini hatırını sormak. Arayıp sormak. Halini hatırını sormak. Ayrıntılarını sormak. Detaylarını istemek.

Inquire : Sorup öğrenmek. Bilgi almak. Tahkik etmek. Sormak. Soru sormak. Akıl sormak. Aramak. Soruşturmak. Araştırmak. Sorgulama yapmak.

Inquirer : Soruşturan kimse. Soran.

 

Inquirers : Soran. Soruşturan kimse.

Inquiringly : Sorgular bir şekilde. Sorgular biçimde. Meraklıca. Sorgulayarak.

Inquiry : Soruşturma. Araştırma. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Sorgu. Sormaca. Soru. Danışma. Sondaj. Sorgulama. Bir konuyu sorular sorup yanıtlar vererek araştırma.

Committee of inquiry : Soruşturma komisyonu. Soruşturma kurulu. Belirli bir konuyu araştırmak için belirlenmiş olan kurul.

Inquiries : Tahkikat. Kaynak. Soru. Araştırma. Soruşturma. Bilgi kaynağı.

Board of inquiries : Soruşturma kurulu.

İngilizce Inquired Türkçe anlamı, Inquired eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inquired ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Requisite : Mecburiyet. Gereklilik. Malzeme. Zaruri. İhtiyaç. Elzem. Gerekli şey. Gerekli. Gereç. Bir durum, koşul ya da bağlamın gerekli öğelerinden her biri.

Canvass : Görüşmek. Kamuoyu yoklaması yapmak. Reklam yapmak. Sipariş toplamak. Gözden geçirmek. Seçmenleri dolaşarak oy istemek. Anket yapmak. Oy toplamak. Propaganda yapmak.

Enquiring : Soruşturma.

Query : Doğruluğunu sormak. Sorguya çekmek. Sorgulamak. Soru işareti koymak. Kuşkulanmak. Şüphesi olmak. -den kuşku duymak. Soru.

Ask a question : Soru yöneltmek. Bir soru sor. Sorgulamak.

Ascertain : Aslını öğrenmek. Saptamak. Meydana çıkarmak. Doğrusunu bulmak. Öğrenmek. Bulmak. Tayin etmek. Belirlemek.

Delved : Bellemek. Arayıp taramak. Derinlemesine araştırmak. Kazmak. Altüst ederek aramak.

Keep in touch with : İle teması sürdürmek. İle ilişkiyi koparmamak. İle ilişkiyi sürdürmek (bir kimse). Bağlantıyı koparmamak. Sürekli temasta olmak. İletişimde kalmak. İle iletişim içinde kalmak.

 

Inquired synonyms : be on the lookout fo, enquire, getting wind of, ascertaining, analyse, comb, investigates, inquire, asks, inquire about, interrogate, intercommunicate, check up, needed, necessary, dial, analyzed, consult, check into, call in question, pry, delves, beat the bushes, forage, verifies, ask, have news from, combs, investigate, enquired, check back, check out, queried.

Inquired zıt anlamlı kelimeler, Inquired kelime anlamı

Unnecessary : Abes. Lüzumsuz. Faydasız. Gereksiz. Gereğinden fazla. Fuzuli.

Sound : Derine dalmak (balina). Geçerli. Gibi gelmek. Sert. Genel anlamı içinde, insan sesi olmayan herhangi bir ses. Selen odası. Oturaklı. Ses. Sağlıklı. Selen.

Uninjured : Yaralanmamış. Zarar görmemiş. İncinmemiş.

Inquired antonyms : unimpaired, unbroken, undamaged.