Insisted türkçesi Insisted nedir

Insisted ile ilgili cümleler

English: Ali insisted on helping Mary.
Turkish: Ali Mary'ye yardım etmede ısrar etti.

English: Ali insisted I come alone.
Turkish: Ali yalnız gelmem konusunda ısrar etti.

English: Ali insisted on going.
Turkish: Ali gitmekte ısrar etti.

English: Ali insisted he was innocent.
Turkish: Ali suçsuz olduğunu vurguladı.

English: Ali insisted on coming to see you.
Turkish: Ali sizi görmeye gelmek için ısrar etti.

Insisted ingilizcede ne demek, Insisted nerede nasıl kullanılır?

Insistence : Üsteleme. Diretme. Ayak direme. Bir gözlemcinin bilgi vermekten kaçınan ya da çekinen yanıtlayıcıların direncini aşabilmek üzere yanıt almada direnmesi. Israrlılık. Kararlılık. Israr.

Insistency : Ayak direme. Zorlama. Israr. Peşini bırakmama durumu. Israrcı olma durumu. Direnme durumu. Kararlılık.

Insistent : İnatçı. Israrlı. Direngen. Dayatmacı. Acil. Zorlayıcı. Israr eden. Sürekli. Israr edici. Israrcı.

Insistently : Vurgulayarak. Aceleyle. Bıkmadan usanmadan. İvedilikle. Üzerinde durarak. Israrcı bir şekilde. Peşini bırakmadan. Derhal. Israrla. Bıkıp usanmadan.

Overinsistence : Zorlayıcılık. İnatçılık. Aşırı diretme. Aşırı ısrar.

 

Overinsistently : Aşırı ısrar edici bir şekilde. Fazlasıyla ısrarcı bir biçimde. İnatla.

Insist : Diretmek. Tutturmak. Üzerinde durmak. Kararlı olmak. Dayatmak. İddia etmek. Direnmek. Üstelemek. Asılmak. Ayak diremek.

Insists : Üstelemek. Dayatmak. Israr etmek. Kararlı olmak. Direnmek. Ayak diremek. Üzerinde durmak. Asılmak. Diretmek. Tutturmak.

Inside : İçerisinde. İçine. İçeri. İçerde. İç taraftaki. İçerisine. İçeriye. İç taraf. İç (taraf).

Insisting : Direten. Dayatma. Israr eden.

İngilizce Insisted Türkçe anlamı, Insisted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Insisted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Argued : Tartışmak. Kandırmak. Göstergesi olmak. Savunmak. İtiraz etmek. Belli etmek. Karşı gelmek. Münakaşa etmek. Görüşmek. İkna etmek.

Claim : Talep. Herhangi bir işlem sonucu doğan akçalı hak. Alacak. İstek. Alacak hakkı. İddia. Hak. İstemek. Gerektirmek.

Brought out : Piyasaya sürmek. Yapmak (yeni bir şeyi). -i açmak. Görülmesini sağlamak. Ortaya çıkarmak. Yayımlamak. Belli etmek. Piyasaya yeni mal sürmek. Yayınlamak. Çıkarmak.

Accosted : Yaklaşıp konuşmak. Sarkıntılık etmek. Her iki yönden destekli. Yanaşmak.

Drive back : Geri itmek. Püskürtmek. Geri dönmek zorunda bırakmak. Arabayla geri götürmek. Arabayla geri dönmek.

Jibs : Seren. Gerilemek. Bumba. İstememek. İnatla geri geri gitmek. Vincin yükü kaldıran ve indiren kolu.

Dangle : Sarkmak. Asılı durup sallanmak. Sallamak. Sarkıtmak. Asılıp sallanmak. Sarkma. Sallanmak. Asılı tutmak. Asıp sallamak.

 

Discourse : Söylev vermek. Bahsetmek. Söylemek. Konuşmak. Konuşma. Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak. Nutuk. İşlemek. Araştırma.

Argues : Savunmak. Becelleşmek. Karşı gelmek. -e alamet olmak. Görüşmek. Göstergesi olmak. Kandırmak. İkna etmek. Tartışmak.

Insisted synonyms : take a firm stand, hold firm, insist, be executed, stand fast, arguing, stick to it, anchoring, be bent on, elaborates, attach with, hang, balking, baulking, affirm, accentuate, braids, persevered, enforces, hang down, accost, impose upon, deliberate, binds, jibbing, asserting, stand on, accentuating, stand upon, enforce, alleges, repetitive, intends.

Insisted zıt anlamlı kelimeler, Insisted kelime anlamı

Sporadic : Seyrek. Hastalığın ara sıra, tek tük görülmesi, geniş alanlara yayılmaması. Dağınık. Ara sıra görülen. Sporadik. Düzensiz olarak oluşan veya seyrek olarak görülen, geniş sahalara yayılmayan veya tek tük görülen.

Simple : Budala. Saf. Karmaşık olmayan. Sıradan. Dürüst. Kolay anlaşılır. Yapması kolay. Basit. Yalınç. Katışıksız.