Inspecting türkçesi Inspecting nedir

Inspecting ile ilgili cümleler

English: For years Marina had been inspecting houses.
Turkish: Yıllardır Marina evleri denetliyordu.

Inspecting ingilizcede ne demek, Inspecting nerede nasıl kullanılır?

Inspecting authorities : Yoklamaya yetkililer. Vergi yöntemi yasası ile belirtilen temellere göre alınacak vergilerin gerçekleştirilebilmesi sağlanılmak amacı ile yoklama ve inceleme yapabilmekle yetkili kılınan kişiler.

Reinspecting : Tekrar kontrol etmek. Yeniden kontrol etmek.

Inspection : Gözetim. Murakabe. Nezaret. Vergi yöntemi yasasının kapsamına giren ve vergi yasalarının yükümlü olarak tanımladığı kişilere ilişkin yükümlülükle ilgili özdeksel olayları ve konuları araştırarak saptama. Gözle muayene. Denet. Hukuk, eğitim, gümrük, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Muayene. Türlü gümrük işlemlerinin uygulanması için, malların ya da yolcuların yetkili gümrük görevlisince incelenip yoklanması, a. bk. gümrük yoklaması. Bir oyunun yürürlükteki yasalara ve geleneklere aykırı olup olmadığını anlamak için yapılan inceleme. bk. sıkıdenetim.

Inspection hole : İnceleme deliği. Müdahale kapağı. Yoklama deliği. Kontrol deliği. Muayene deliği. Kontrol veya muayene deliği.

 

Inspection of foreign exchange : Kambiyo denetimi. Ödeme araçlarının yurda girmesi, çıkması, yurt içinde kullanılmasını düzenleyen koşullar, yabancı paraların alım, satım ve dönüşümleriyle aktarımlarını belirli yöntemlere bağlayan yasal yargı, başatlık ve kanılar.

Inspection report : Kontrol raporu. Muayene raporu. Teftiş raporu. Denetleme raporu.

Clutch inspection hole : Avans kapağı. Deliği. Debriyaj kontrol deliği.

Close inspection : Sıkı inceleme.

Inspections : Teftiş. Yoklama. Kontrol. Muayene. Denetleme.

Call for inspection : İnceleme için çağırmak.

İngilizce Inspecting Türkçe anlamı, Inspecting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inspecting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Overlook : Atlamak. Farkına varmadan atlamak. Görmek. Saymamak. Dikkate almamak. Göz yummak. Görememek. Nazır olmak (manzara). Gözünden kaçırmak. Nazar değdirmek.

Command : Cimnastikte, alıştırmaları yaptırmak için verilen kısa emirler. Hüküm sürmek. Tepeden görmek. Kontrol. Komuta. Hükmetmek. Emir vermek. Layık olmak. Yönetim.

Gropes : Elle taciz. El yordamıyla aramak. Ellemek. El ile taciz. Okşamak. Elle aramak. Sarkıntılık etmek (elle). El yordamıyla aramak veya ilerlemek.

Go through : Geçirmek (hastalık veya sıkıntı vb'ni). Harcamak (parayı). Göz atmak. Yapmak. Onaylanmak. Katlanmak. İncelemek. Resmen kabul edilmek. Durmadan geçmek (bir taşıt durması gereken bir yerden).

Inspects : Denetleme yapmak. İncelemek. Nezaret etmek. Gözden geçirmek.

Breen : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Denetleme işini gerçekleştirmek.

 

Visit : Ziyaret etmek. Görmeye gitmek. Ziyaret. Musallat olmak. Misafir olmak. Çene çalmak. Ziyarette bulunmak. Ziyarete gitmek.

Checkup : Çekap. Tepeden tırnağa sağlık muayenesi. Araştırma. Yoklama. Genel sağlık kontrolü. Sağlık kontrolü. Sağlama. Sağlık yoklaması. Check up.

Choke down : Lüplemek. Mideye indirmek. Baskı altında tutmak. Bastırmak. Dizginlemek. Tutmak. Durdurmak. Yutmak.

Sound : Selen odası. İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi. Söylemek. Ses vermek. Bozulmamış. Genel anlamı içinde, insan sesi olmayan herhangi bir ses. Yoklamak (düşünce veya fikir). Sondalamak. Yasal. Derine dalmak (balina).

Inspecting synonyms : check out procedure, analyzing, check over, overlooks, blowouts, reviewing, checkups, assayed, reviews, review, explores, inspect, excuss, check out, assay, go over, check up, self respectful, analysis, survey, babysat, sounds, guard, grabble, checkover, fumble, babysit, visited, groped, fumbled, feels, test, dignified.

Inspecting zıt anlamlı kelimeler, Inspecting kelime anlamı

Humble : Gururunu kırmak. Burnunu kırmak. Alçak. Sıradan. Alçakgönüllü olmaya itilmek. Alçakgönüllü. Kibrini kırmak. Naçiz. Aşağılamak. Mütevazı.