Inspection türkçesi Inspection nedir

  • Vergi yöntemi yasasının kapsamına giren ve vergi yasalarının yükümlü olarak tanımladığı kişilere ilişkin yükümlülükle ilgili özdeksel olayları ve konuları araştırarak saptama.
  • Eğitim ve öğretim çalışmalarının yürürlükteki yasa, tüzük, yönetmelik ve genelgelere göre yapılıp yapılmadığının incelenmesi, yoklanması ve soruşturulması işi.
  • İrdeleme.
  • Kontrol etme.
  • Teftiş.
  • Gözetim.
  • Bir oyunun yürürlükteki yasalara ve geleneklere aykırı olup olmadığını anlamak için yapılan inceleme. bk. sıkıdenetim.
  • Türlü gümrük işlemlerinin uygulanması için, malların ya da yolcuların yetkili gümrük görevlisince incelenip yoklanması, a. bk. gümrük yoklaması.
  • Murakabe.
  • Gözle muayene.
  • Kontrol.
  • Denetleme.
  • Bakı.
  • Yoklama.
  • Nezaret.
  • Hukuk, eğitim, gümrük, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Muayene.
  • Hayvanın dışarıdan gözle muayenesi, adspeksiyon, inspeksiyon, makroskopi. her klinik muayenede ilk başvurulan muayene biçimidir.
  • Denetim.
  • İnspeksiyon.
  • Dışarıya gidip gelen taşıtları gümrükçe denetleme işi.
  • Denet.

Inspection ile ilgili cümleler

English: They said inspections should be increased.
Turkish: Denetimlerin artırılması gerektiğini söylediler.

English: The inspection was quite perfunctory.
Turkish: Denetim oldukça baştan savmaydı.

 

English: I hope my car passes inspection.
Turkish: Umarım arabam muayeneyi geçer.

English: You have to unpack your luggage for customs inspection.
Turkish: Gümrük muayenesi için bagajını açmak zorundasın.

Inspection ingilizcede ne demek, Inspection nerede nasıl kullanılır?

Inspection hole : Kontrol veya muayene deliği. İnceleme deliği. Müdahale kapağı. Yoklama deliği. Kontrol deliği. Muayene deliği.

Inspection of foreign exchange : Kambiyo denetimi. Ödeme araçlarının yurda girmesi, çıkması, yurt içinde kullanılmasını düzenleyen koşullar, yabancı paraların alım, satım ve dönüşümleriyle aktarımlarını belirli yöntemlere bağlayan yasal yargı, başatlık ve kanılar.

Inspection raport : Denetim raporu. Denetimden sonra okul çalışmalarının tümü ile öğretmenler ya da yöneticiler.üzerinde denetmenlerce düzenlenen kişisel ya da toplu rapor.

Inspection report : Muayene raporu. Kontrol raporu. Denetleme raporu. Teftiş raporu.

Clutch inspection hole : Deliği. Debriyaj kontrol deliği. Avans kapağı.

Antemortem inspection : Antemortem muayene. Ölüm öncesi muayene. Mezbahada kesim öncesi veya nekropsi uygulamasından önce canlı hayvana yapılan makroskobik muayene, antemortem muayene.

Committee of inspection : Teftiş kurulu. İnceleme kurulu. İflas heyeti. Batkı-kurulu. Batkı görevlisi ile iki alacaklı ya da bunların temsilcilerini kapsayan kurul.

Customs inspection : Gümrük muayenesi. Gümrük yoklaması. Gümrük kontrolü. Giriş, çıkış, düzgeçiş vb. gümrük yöntemlerinin uygulanmasında, malların ya da kişilerin yetkili gümrük görevlisince yoklanması.

Annual inspection : Her yıl yapılan teftiş. Yıllık denetleme. Yıllık genel denetleme.

 

Close inspection : Sıkı inceleme.

İngilizce Inspection Türkçe anlamı, Inspection eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inspection ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Medical examinations : Tıbbi muayeneler. Sağlık kontrolü.

Audit : Denetleme (hesapları). Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Hesapların kontrolü. Sistemli inceleme. Resmi hesap bilanço kontrolü yapmak. İncelemek. Hesapları denetlemek. Denetlemek (hesapları). Tecimsel kuruluşlara ilişkin sayışımların düzeninde olup olmadığı, yasaları, tüzük ve yönetmeliklerine uygun bir yönde doğru olarak yürütülüp yürütülmediği izlenilmek üzere yapılan inceleme ve denetlemeler. işlemlerin tümünün sonuna kadar yazılımı ve tekrar gözden geçirilmesi, plan ve amaçlar çerçevesinde bu işlemlerin çözümlenmesi, önceden planlanmış amaçlara ulaşılmak için bu işlemlerin plana göre yönetilmesi ve gerektiğinde gerekli değişikliklerin yapılması. Denetlemek.

Observances : İfa. Riayet. Tarikat kuralı. Örf. Mezhep. Adap. Uyma. Usul.

Supervisions : Kontrolörlük.

Check : Bir soru ya da görüşme çizinliğinde yer alan soruyu yanıtlamak üzere saptanmış yanıt seçeneklerinden biri ya da birkaçına x ya (...) biçiminde belirteçler koyularak yapılan bildirim. Frenlemek. Alıkoymak. Çek yazmak. Denetlemek. Bir kişinin, bir banka ya da başkası üzerinde bulunan alacağının tümünü ya da belirli bir çek karnesi bölümünü diğer bir kişiye ödetmek amacıyla düzenlediği belge, ödeme buyruğu. Durdurmak. Belirtim. Tutmak. Gemlemek.

Film examination : İşlemelikteki çalışmaları tamamlanmış bir filmin herhangi bir sakatı olup olmadığını anlamak üzere, dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Examinations : Tahkikat. Tetkik. Sınav. Sınavlar. Soruşturma. İnceleme.

Scrutiny : İnceleme. Dikkatli inceleme. Araştırma. Bir konu ya da sorunu inceden inceye çözümleyerek araştırma.. Dikkatle bakma. Deşeleme. Oyların yeniden sayımı. İnce eleyip sık dokuma. Tahkik.

Auditing : Hesap denetimi. Hesapların denetlenmesi. Hesapların incelenmesi. Mali denetleme. Hesapları denetleme. Muhasebe konularında uzmanlaşmış kişi veya kurumlarca hesapların ve kayıt usullerinin incelenmesi. Hesapların kontrolü.

Discussion : Görüşme. Konuşma. Bahis. Münakaşa. Tartışma. Münazara. Bir sorunu çözümlemek ya da bir sonuca varmak üzere girişilen eleştirmeli görüşme. Müzakere.

Inspection synonyms : check out procedure, consideration, audits, checkup, adspection, introspection, physical examination, checkouts, medical examination, tests, visitation, checkups, medical exam, musters, control, reappraisal, examen, guards, test, exams, enquiry, controlment, observation, censorship, divination, scrutinising, composure, ministry, scrutinizing, controlling, clutches, guard, introspect.

Inspection ingilizce tanımı, definition of Inspection

Inspection kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Investigation. Close or careful scrutiny. The act or process of inspecting or looking at carefully. A strict or prying examination.