Inspectors türkçesi Inspectors nedir

Inspectors ingilizcede ne demek, Inspectors nerede nasıl kullanılır?

Inspectorship : Kontrolörlük. Teftiş. Müfettişlik. Denetleme. Denetmenlik.

Inspector of primary education : İlköğretim denetmeni. Atandığı bölgede özellikle ilköğretim kurumlarının çalışmalarını ve ilköğretimle ilgili öteki etkinlikleri denetleyen, gerektiğinde inceleme ve soruşturma yapan, öğretmenler ile okul yöneticilerine yol gösteren ve milli eğitim yönetmenlerine bağlı olarak çalışan denetmen.

Inspector of special education : Özel eğitim kurumlarını ve özel eğitim alanına giren çalışmaları denetlemekle görevli denetmen. Özel eğitim denetmeni.

Deputy inspector general : Polis kuvvetlerinde genel komiserden sonra ikinci derecede olan. Genel komiser yardımcısı. Polis kuvvetlerinde kıdemli subay rütbesi.

The inspector general : Genel müfettiş. Müfettiş general. Denetleme dairesi başkanı. Başrolünü danny kaye'in oynadığı 1949 yapımı komedi filmi.

Chief inspector : Baş müfettiş. Başkomiser. Başmüfettiş. Soruşturmaların başındaki polis memuru. Baş komiser.

Property inspector : Özellik denetleyicisi.

Health inspector : Sağlık müfettişi.

Primary inspector : Atandığı bölgede özellikle ilköğretim kurumlarının çalışmalarını ve ilköğretimle ilgili öteki etkinlikleri denetleyen, gerektiğinde inceleme ve soruşturma yapan, öğretmenler ile okul yöneticilerine yol gösteren ve milli eğitim yönetmenlerine bağlı olarak çalışan denetmen. İlköğretim denetmeni.

 

Inspector : Denetçi. Denetmen. Sakçı komiseri. Muayeneci. Kontrolör. Komiser. Denetleyici. Denetimci. Eğitim ve öğretim kurumlarındaki çalışmaların yasalara ve yönetmeliklere uygun olarak yürüyüp yürümediğini incelemek ve denetlemekle görevli kimse.

İngilizce Inspectors Türkçe anlamı, Inspectors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inspectors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Auditor : Murakıp. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Teftiş elemanı. Hesap denetçisi. Denetici. Dersi dışarıdan izleyen öğrenci. Orta dereceli okullar ile yüksek öğretim kurumlarında belli bir derse ya da seminere dinleyici olarak katılan, ancak ödev hazırlamak ve sınava girmek gibi bir yükümlülük altında bulunmayan öğrencilere verilen ad. bk. özel öğrenci. Mali denetçi.

Auditors : Dinleyici öğrenci. Dersi dışarıdan izleyen öğrenci. Denetici. Denetleyiciler. Denetçiler. Hesap kontrolörü.

Assessor : Vergi taahhuk memuru. Değerlendirmen. Tetkikçi. Vergi tahakkuk görevlisi. Yargıç yardımcısı. Tahakkuk işlemi görevlisi. Vergi tahakkuk memuru. Eksper. Değer biçen.

Scrutator : Sorgulayan kimse. İmtihan eden kişi. Arama çalışması yapan kimse. Araştırmacı. Muayene eden kimse. Dedektif.

Censor : Denetleme kurulu üyesi. Sansür memuru. Denetlemek. Denetleyici. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sansürlemek. Yasaklamak. Sansür. Ön denetim. Sansür etmek.

 

Supers : İhtiyaç fazlası kimse. Bina sorumlusu. Bina sorumlusu (amerikan ingilizcesi). Kıyak. Kaliteli şey. Polis şefi. Polis şefi (amerikan ingilizcesi). Başkomiser (ingiliz ingilizcesi). Kapıcı (amerikan ingilizcesi). Kapıcı.

Investigator : Tetkikçi. Tahkik görevlisi. Araştırıcı. Muhakkik. Dedektif. Soruşturmacı. Araştırmacı.

Scrutineer : Sorgu hakimi. Oy sayan kişi. Oy sayıcı. Resmi müfettiş (çogunlukla oy pusulalarının). Oy sayım memuru. Eleştirmen.

Officer : Subay. Yetkili. Makam sahibi. Komuta etmek. Görevli. Sağlık memuru. Subayları atamak. Sakçı memuru. Memur. Polis memuru.

Checker : Dama oyunu. Kare kare yapmak. Tavla pulu. Damalı yapmak. Kontrolcü. Dama taşı. Kare desen. Ekose deseni ile kaplamak. Dama.

Inspectors synonyms : scrutinizer, police officer, film examiner, ticket inspector, controllers, controller, comptroller, examinator, investigators, inspector, censors, superintendents, superintendent, chartered accountant, examiners, canvasser, bank examiner, overseers, supervisor, intendant, examiner, supering, policeman, scrutiniser, inspecteur, super, overseer, comptrollers.