Inspects türkçesi Inspects nedir

Inspects ile ilgili cümleler

English: Once a week, the mother inspects her son's room.
Turkish: Haftada bir kez anne oğlunun odasını denetler.

Inspects ingilizcede ne demek, Inspects nerede nasıl kullanılır?

Reinspects : Yeniden kontrol etmek. Tekrar kontrol etmek.

Inspect : Gözden geçirmek. İncelemek. Denetlemek. Denetleme yapmak. Teftiş etmek. Muayene etmek. Kontrol etmek. Nezaret etmek. Yoklamak.

Inspected : İncelenmiş. Yoklanmış. Resmen teftiş edilmiş. Kontrol edilmiş. Dikkatle incelenmiş. İncelenen. Gözden geçirilmiş.

Inspecteur : Denetmen. Sayışımları ve işlemleri inceleyen, denetleyen kişi.

Inspecting : Denetleniyor. İnceleme. Denetlemek. Kontrol etmek. Yoklamak. Muayene etmek. Teftiş etmek.

Inspection report : Teftiş raporu. Denetleme raporu. Kontrol raporu. Muayene raporu.

Inspection of foreign exchange : Kambiyo denetimi. Ödeme araçlarının yurda girmesi, çıkması, yurt içinde kullanılmasını düzenleyen koşullar, yabancı paraların alım, satım ve dönüşümleriyle aktarımlarını belirli yöntemlere bağlayan yasal yargı, başatlık ve kanılar.

Inspection raport : Denetim raporu. Denetimden sonra okul çalışmalarının tümü ile öğretmenler ya da yöneticiler.üzerinde denetmenlerce düzenlenen kişisel ya da toplu rapor.

 

Inspector of primary education : Atandığı bölgede özellikle ilköğretim kurumlarının çalışmalarını ve ilköğretimle ilgili öteki etkinlikleri denetleyen, gerektiğinde inceleme ve soruşturma yapan, öğretmenler ile okul yöneticilerine yol gösteren ve milli eğitim yönetmenlerine bağlı olarak çalışan denetmen. İlköğretim denetmeni.

Inspector : Komiser. Kontrolör. Eğitim ve öğretim kurumlarındaki çalışmaların yasalara ve yönetmeliklere uygun olarak yürüyüp yürümediğini incelemek ve denetlemekle görevli kimse. Müfettiş. Denetimci. Muayeneci. Sakçı komiseri. Denetleyici. Denetçi. Denetmen.

İngilizce Inspects Türkçe anlamı, Inspects eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inspects ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beetle : Dövmek. Kakmak. Tokmak. Tokaç. İri kara böcek. Böcek. Çomak. Tokmaklamak. Çıkıntı yapmak. Kınkanatlı böcek.

Analyze : Analiz yapmak. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Çözümlemek. Araştırmak. Tahlil etmek. Tahlil etime, inceleme. Tahlil yapmak. Çözümleme.

Supervising : Nezaret etme. Bakmak. Teftiş. Gözetmek. İdare etmek. Gözleme. Yönetme. Denetleme. Denetleyen.

Two winged insects : İki kanatlı böcek.

Construe : Çözümlemek. Tahlil etmek (cümleyi). Açıklamak. Çeviri yapmak. Tümcenin öğelerini incelemek. Anlamak. Tefsir etmek. Tercüme etmek. Mana çıkarmak.

Overlooks : Aldırmamak. Görmezlikten gelmek. Nazar değdirmek. Gözünden kaçırmak. Gözünden kaçmak. Nazır olmak (manzara). Farkına varmadan atlamak. Dikkate almamak. Görmemezlikten gelmek.

 

Fathomed : Anlama. Derinine inmek. Anlamak. 1 kulaç = 1. İçyüzünü araştırmak. Kavramak. İdrak etmek. Derinliğini ölçmek. Doğru anlamını anlamak.

Superintend : Şef. Yöneticilik. Yönetim. İdare etmek. Yönetme. Bakmak. Yönetmek.

Visit : Ziyarette bulunmak. -e gelmek. Ziyarete gitmek. Görmeye gitmek. Musallat olmak. Misafir olmak. Gezmek. Çektirmek. Dadanmak.

Inspects synonyms : plecopteran, orthopteran, mecopteran, thysanuron, collembolan, thysanuran insect, ephemeropteran, trichopteran, hemipteron, telsontail, social insect, hemipterous insect, phylum arthropoda, stone fly, dipteran, hymenopter, thysanopteron, heteropterous insect, phasmid, orthopterous insect, metabola, holometabola, web spinner, psocopterous insect, homopteran, hymenopteron, hemipteran, orthopteron, lepidopteron, phasmid insect, trichopterous insect, neuropteron, dictyopterous insect.