Instinct türkçesi Instinct nedir

  • İnsiyak.
  • Dolu.
  • İçgüdü.
  • İç güdü.
  • His.
  • Organizmayı o türe özgü olan bir amaca sürükleyen hareket eğilimi. davranıştaki doğal ve kalıtsal olan faktör. instink. örnek: örümceğin ağ örmesi.
  • Sezgi.
  • Yetenek.
  • Canlıları, yararlı ya da gerekli birtakım işlere güden ve düşünceyle ilgisi bulunmayan duygu. bir türün bütün üyelerinde doğal olarak var olan ve öğrenme yerine olgunlaşma sonucu gelişen karmaşık bir uyarım.
  • İnstinkt.
  • Kabiliyet.
  • Bireyin doğasından gelen ve öğrenilmeden kazanılan kalıplı yönelim.
  • Biyoloji, eğitim alanlarında kullanılır.

Instinct ile ilgili cümleler

English: My instinct was right.
Turkish: İçgüdüm beni yanıltmadı.

English: Tom's first instinct was to run away.
Turkish: Tom'un ilk içgüdüsü kaçmaktı.

English: In art, as in love, instinct is good enough.
Turkish: Sanatta, aşktaki gibi, içgüdü yeterince iyidir.

English: Ali instinctively backed away.
Turkish: Ali içgüdüsel olarak geri çekildi.

English: Ali followed his instincts.
Turkish: Ali içgüdülerini izledi.

Instinct ingilizcede ne demek, Instinct nerede nasıl kullanılır?

Act on instinct : İç güdü ile hareket etmek. Sezgilerine göre hareket etmek. Aniden hareket etmek. Doğal bir şekilde hareket etmek.

Basic instinct : Temel içgüdü. Sharon stone ve michael douglas'ın rol aldıkları erotik gerilim filmi.

 

By instinct : İçgüdüyle. İçgüdüsel olarak.

Death instinct : Ölüm içgüdüsü.

From instinct : İçgüdüsel olarak. İçgüdüyle.

Life instinct : Tüm insan içgüdülerinin kaynağı. Hayatta kalma içgüdüleri. Cinsel içgüdüler (freud'a göre). Yaşam içgüdüsü.

Instinction : Kışkırtma. Sezgi. İçgüdü.

Maternal instinct : Annelik içgüdüsü. Annelik iç güdüsü.

Self destructive instinct : Bir kimsenin içerisindeki onu zararlı seyler yapmaya yönlendiren kontrol edilemez tutku. Kendine zararlı içgüdü.

Possessive instinct : Hükmetme içgüdüsü.

İngilizce Instinct Türkçe anlamı, Instinct eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Instinct ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aptitudes : Yatkınlık. Eğilim. Doğuştan yetenek. Anıklık. Uygunluk. İstidat. Meyil.

Caliber : Kapasite. Çap. Ölçü. Kalite. Kalibre.

Calibre : Kalite. Kalibre. Çap. Kapasite. Ölçü. Ayarlamak.

Perception : Seziş. Belleğin katkıları ve bir duyusal izlenimle ortaya çıkan, karmaşık, nesnel bilinç içeriği. özellikle görsel algılar, dışımızdaki varlığın, şeylerin, nesnelerin biçim ve durumları konusundaki betimlemelerimizin yapısına girer. Anlama. Algılanma. Duyuş. Tahsil (para). Kavrayış. Biyoloji, fizik, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Algı.

Sense : Bir simge, kavram ya da bir ölçümün belli bir dizgeye göre taşıdığı içlem ya da içerim. Duyarlı olmak. Hissetmek. Eğilim. Duygu. Anlama yetisi. Algı. Zeka. Anlayış.

Fraughting : Hileli kullanım. Endişe verici. Yüklü. Rahatsız edici. Endişeli.

 

Esthesis : Algı. Hissetme. Duygu.

Quick : Hayat dolu. Çabucak. Süratle. Can alıcı nokta. Anlayışlı. Süratli. Zeki. Can evi. Tırnak altındaki hassas et.

Capacity : Bilgisayar, bilişim, hukuk, fizik, kimya, ekonomi, tiyatro, jeoloji alanlarında kullanılır. Verim. Hacim. Yeterlik. Bir yoğunlacın elektrik yığma ya da bir aracın elektrik alabilme yeteneği. Birim gerilimde bir nesneye sığabilen kıvıl yük niceliği. Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü. Mecazi anlamda kavrama yeteneği.

Bent : Azmetmek. Yiyici. İbne. Çimenlik. Çimen. Çatlak. Bükük. Üşütük. Meyil.

Instinct synonyms : inherent aptitude, crowded, aptitude, competence, full, covered with, insights, acumens, feel, feeling, flair, interior motive, intuition, emotions, filled, emotion, brimful of, adequacies, benting, capability, fraught, capableness, id, chords, accomplishments, chord, fraughts, aptness, intuitions, capabilities, insight, engaged, adequacy.

Instinct zıt anlamlı kelimeler, Instinct kelime anlamı

Inaptitude : Yersiz olma. Toyluk. Kabiliyetsizlik. Uygunsuzluk. Uygun olmama. Yeteneksizlik. Beceriksizlik.

Empty : İçini boşaltmak. Boş. Akıtmak. Abuk sabuk. İçeriksiz. Boşaltmak. Saçma. Anlamsız. Boşuna. Tahliye etmek.

Instinct ingilizce tanımı, definition of Instinct

Instinct kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To impress, as an animating power, or instinct. Alive. Urged or stimulated from within. Quick. Animated. Natural inward impulse. Imbued. Unconscious, involuntary, or unreasoning prompting to any mode of action, whether bodily, or mental, without a distinct apprehension of the end or object to be accomplished. As, birds instinct with life. Naturally moved or impelled.