Instrumental türkçesi Instrumental nedir
- Aletle yapılan.
- Etkili.
- Gramer alanında kullanılır.
- Enstrümantal.
- Aracı olan.
- Yararlı.
- Alete ait.
- Vasıta durumu eki.
- Yardımcı.
- Enstrümental.
- Alet.
- Adları vasıta durumuna sokan ek. türkçenin asıl vasıta durumu eki +ın/+un ekidir. bugün bu ek, türkiye türkçesinde artık zarf olarak kullanılan bazı kelimelerde kalıplaşmış biçimiyle sürmektedir: yazın, kışın, güzün, baharın, için için, ardın ardın vb. türkiye türkçesi, vasıta durumunun karşılanması için ile edatından ve bunun ekleşmiş biçimi olan + leden yararlanmaktadır. bk. vasıta durumu.
- Araçsal.
- Tesirli.
Instrumental ile ilgili cümleler
English: I like instrumental music.
Turkish: Ben enstrümantal müzikten hoşlanırım.
English: I like vocal music better than instrumental music.
Turkish: Ben vokal müziği enstrümantal müzikten daha çok severim.
English: Newton was instrumental in developing techniques to prevent counterfeiting of the English money.
Turkish: Newton İngiliz parası taklitçiliğini önlemek için gelişen tekniklerde etkiliydi.
English: The instrumental case is one of the most graceful aspects of the Russian language.
Turkish: Araç durumu Rus dilinin en zarif yönlerinden biridir.
Instrumental ingilizcede ne demek, Instrumental nerede nasıl kullanılır?
Instrumental analysis : Aygıtsal çözümleme. Aletli analiz. Özel amaçlı ölçüm aygıtlarıyla yapılan çözümleme. Aygıtla çözümleme.
Instrumental case : Adın belirttiği nesnenin vasıta olarak kullanıldığnı, fiile vasıta olduğunu belirtmek için kullanılan durum: eski ve orta türkçede + ın / + un ekiyle karşılanan bu durum, bugün türkiye türkçesinde artık kalıplaşmış zarflar biçimindedir. bunun yerine ile edatı geçmiştir. bu durum ile edatı veya bunun ekleşmiş biçimi olan + le ekiyle karşılanır: eğlence meclislerinde bir kenara çekilip kahve fincanı ile yarı gizli rakı atıştıran ceza reisi, agahı zorluyor. «seni evlendirelim oğul, bu memlekette bekar durulmaz!» diyordu (r. h. karay, memleket hikayeleri: şeftali bahçeleri, s. 37): hilmi ağa, teknesi ile yorgana vurdu, bir tarafa fırlattı (r. h. karay, göst. e. sarı bal, s. 62). yok münkir, nekir ateşten kerpetenle adamın dilini koparırmış... (r. n. güntekin, kızılcık dalları, s. 96). atlarla ovaları dağları aştıkları oluyor, denizleri yüzüp geçiyorlar. otomobillerle çöllerde birbirlerini kovalıyorlar; öyle ki dünyanın yüzü bunlara dar geliyor (m.ş. esendal, ev ona yakıştı, s. 107) vb. Araç durumu. Vasıta durumu.
Instrumental error : Aygıtsal hata. Aletsel hata. Alet hatası.
Instrumental group : Çalgı topluluğu. Değişik çalgıların bir arada bulunduğu küçük müzik topluluğu.
Instrumental music : Enstrümental müzik. Enstrümantal müzik. Çalgı müziği.
Instrumentally : Etkili bir biçimde. Yararlı biçimde. Faydalı biçimde. Araçsal olarak. Yardımcı olarak.
Instrumentalist : Çalgıcı. Enstrüman çalan kimse. Çalgı çalan müzisyen. Araçsalcı.
Instrumental variable testing : Iv sınaması. Araç değişken sınaması.
Instrumentality : Vasıta. Yararlılık. Aracı olma. Vasıta olma. Araç anlayışı. İşe yararlık. Araç.
Instrumentalities : İşe yararlık. Yararlılık. Araç anlayışı. Araç. Vasıta olma. Vasıta.
İngilizce Instrumental Türkçe anlamı, Instrumental eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Instrumental ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Contributing : Yardım eden. Destekleyen. Katılma. Neden olan. Katkıda bulunan.
Equipment : Ekipman. Donatı. Teçhizat. Gereç. Araç gereç. Donanım. Donatma. Geminin donatılmasında kullanılan her tür araç, gereç ve yiyecek. Cihaz. Doğuştan olan özellikler.
Aid : Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. El uzatmak. Yardım etmek. İane. Destek. Bir iktisadi karar biriminin kendi iktisadi gücünü ve olanaklarını başka birisi için kullanması. gelişmiş ülkelerin veya uluslararası kuruluşların, azgelişmiş ülkeleri iktisadi olarak kalkındırmak veya sosyal amaçlarla verdikleri çok düşük faizli veya karşılıksız aktarımlar. krş. bağış, bağlı kredi, bağlı olmayan kredi, koşullu kredi. Yardım. Yardımcı olmak. İnfak.
Active voice : Düz çatı. Etken çatı. Aktif ses. Aktif çatı. Yüklemin belirttiği işin özne tarafından doğrudan doğruya yapıldığını gösteren eksiz fiil çatısı, yalın çatı: ak-, belir-, biç-, eski-, duy-, kurtul-, kısal-, sabahla- vb. fiiller özneleri ve çekimli durumları ile birer etken çatı oluştururlar: arka sokaktaki dere bu yıl hiç kurumadı, hep aktı. hava (özne) karardı ve akşam oldu. kayıkçılar, (özne) kayığı kıyıya çektiler. şiddetli rüzgar (özne) ağacın dallarını kırdı. ömrümüz boyunca emek sarfettiniz. bir aralık böyle uyurken müthiş bir gürültü ile uyandım (özne: ben, h.z. uşaklıgil, kırk yıl ı, s. 41). o (özne) hızlı yürüdü, ben (özne) kaçtım (p. safa, şimşek, s. 23). büyük bakan (özne) esrarlı şeyleri çok severdi (göst.e., s. 23) vb. karşıtı edilgen çatıdır.
Adjuncts : İlave. Niteleme sözcüğü. Mütemmim. Ek. İkinci derecede olan şey. İkinci dereceden şey. Tamamlayan. Tamamlayıcı. Muavin.
Forcible : Zora dayanan. Zorlu. Zorla. Zorla yapılan. Güçlü. Canlı. Güç kullanarak yapılan. Cebri. İkna edici.
Burton : Edevat. Eksik. Alet ve edevat. Michigan eyaletinde şehir. Palanga. Kayıp. Erkek ismi. Takım. Ohio eyaletinde yerleşim yeri.
Adams apple : Kalkan kıkırdak. Gırtlağın arka kıkırdak üzerine oturmuş bulunan ve iki kanadı ön tarafta birbiriyle birleşerek katlanmış kalkanı andırır bir çıkıntı meydana getiren kısmı. kalkan kıkırdağın erkeklerde, özellikle zayıf erkeklerde dıştan da belli olan bu çıkıntılı kısmına adem elması denir.
Intermediator : Arabulucu kimse. Müdahale eden. Aracı kimse. Arabulucu. Ara bulan.
Ablaut : Ses değişimi. Ünlü atlaması. Eklerle genişletilen bir kelimedeki ünlülerin, ünlü uyumu kurallarına bağlı olarak kendilerini ilk hecedeki ünlüye göre ayarlayıp ince sıradan kalın, kalın sıradan ince sıraya yahut da düz ünlüden yuvarlak, yuvarlak ünlüden düz ünlüye geçmeleri olayı: karşılaştırılmalıydı, okutturacağımızdan, gelebilecek miydiniz?, önümüzdekilerden, korkusuzluğundan vb. ayrıca bk. ünlü uyumu. Ünlü almaşması.
Instrumental synonyms : assistive, dominants, adjectival construction, beneficial, adjoint, adjunct, apparatus, effectives, accessory, efficient, instrumentals, implemental, appliances, accessorius, ding a ling, adjektive, instrumentary, acolytes, emphatic, advantageous, asset, adjutant, accidence, gadgety, accessary, constructive, pithiest, dong, influential, accent intensive, actif, pithy, benign.
Instrumental zıt anlamlı kelimeler, Instrumental kelime anlamı
Vocal : Sözlü. Sesini çıkarmaktan hiç çekinmeyen. Vokal. Sedalı. Sesle ilgili. Konuşkan. Sesli harf. Lafını sakınmaz. Sesli. Ses.
Unhelpful : Yardımcı olmayan. Yardım etmeyen.
Instrumental ingilizce tanımı, definition of Instrumental
Instrumental kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, he was instrumental in conducting the business. Serviceable. Contributing to promote. Serving as a means. Conductive. Helpful. Acting as an instrument.

Bu kısımda Instrumental kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Instrumental ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Instrumental anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Instrumental ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.