Insureds türkçesi Insureds nedir

  • Sigortalı.
  • Sosyal sigortalı.
  • Sigorta edilen.
  • Sigortalanmış.
  • Aktif sigortalı.
  • Sigorta edilmiş.

Insureds ingilizcede ne demek, Insureds nerede nasıl kullanılır?

Insured people : Yasal güvenceliler. Toplumsal güvenceler kurumu yasasına göre güvenceli sayılan kişiler.

Insured person : Sigortalı kimse.

Account paper of insured people : İşten ayrılan güvencelilerin ve hak sahiplerinin sakatlık, ölüm ve yaşlılık güvencelerinden bağlantı yapılması amacıyla toplumsal güvenceler kurumuna baş vurmalarında güvenceliye ilişkin bordro işverenince henüz kuruma gönderilmemiş ise en son durum gösterilmek üzere işveren tarafından düzenlenen belge. Güvenceli sayışım belgesi.

Entry notification to insured work : Güvenceli işe giriş bildirgesi. İşe alınan güvenceli için işverence düzenlenerek toplumsal güvenceler kurumuna gönderilen bildirge.

Indemnity of insured goods : Mal güvence ödencesi. Mal, tarımsal ürün ve hayvan değerlerinde görülen azalma ve yitirim nedeniyle alınan ödence.

Sanitary control of insured : Güvencelinin sağlık yoklaması. Sürekli iş göremezlik ödeneği ya da sakatlık aylığı verilen durumlarda toplumsal güvenceler kurumu ya da güvencelinin isteği üzerine o günkü durumun saptanılması amacıyla yapılan sağlık denetimi.

 

Reinsured : Reasürans yapılmış. Sigortasını yinelemek. Mükerrer sigortalı. Sigortaya başka birini daha katmak. Yeniden sigortalamak.

Under insured : Sigorta konusu değerin gerçek değerinin altında olması. Eksik sigorta.

The insured : Sigortalı.

Coinsured : Müşterek olarak sigorta etmek. Ortak sigorta yapmak.

İngilizce Insureds Türkçe anlamı, Insureds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Insureds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ascertain : Öğrenmek. Saptamak. Belirlemek. Soruşturmak. Doğrusunu öğrenmek. Meydana çıkarmak. Tespit etmek. Anlamak. Bulmak. Doğrusunu bulmak.

Ensured : Sağlamak. Emniyete alınmış. Garanti edilmiş. Garantiye almak. Sağlama almak. Sigorta etmek. Sağlanmış. Temin edilmiş.

Policyholder : Poliçe sahibi. Poliçe hamili. Rapor sahibi.

Underwritten : İmzalamak. Sigorta etmek. Mali yönden garanti altına alınmış. İmzalanmış. Sağlama almak. Altına yazmak. Altı imzalanmış.

Proofread : Prova okumak. Prova tashih etmek (daktilo terimi). Provaları düzeltmek. Yazım hatalarını denetlemek. Yazım hatalarını bulup düzeltmek. Düzeltmek. Provasını okumak. Düzeltme yapmak. Prova tashih etmek. Yanlışları düzeltmek.

Double check : Çifte kontrol. Çift denetim. İki kere denetlemek. İki kez kontrol etme. Tekrar kontrol etmek.

Vouch : Yeminle temin etmek. Garanti etmek. Tekeffül etmek. Atıfta bulunmak. Belgelerdeki bilgileri kontrol etmek. Onaylamak. Kefil olmak. Tanıklık etmek. Doğrulamak.

Guarantee : Garanti. Tecim belgitlerinde üçüncü bir kişinin ödemeden sorumlu olanlar yararına alacaklılara karşı borçlanmada bulunması. Kefil olmak. Senet vermek. Güvence altına almak. Güvence vermek. Garantilemek. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Borçlanımı, borcun ödenmesinin üçüncü bir kişi tarafından alacaklıya sağlanılması. kişisel inanca. Üçüncül inanca.

 

Tick : Tik atmak. İnsan ve hayvanlara saldırarak, kan emici, ağılayıcı, sokup sömürücü özelliklerinden başka, çeşitli hastalıklar bulaştırmasıyle de suçlu görülen örümceğimsi eklembacaklıların genel adı; sakırga, kırışak, yavsı. Fiyat adımı. Doğru işareti koymak. Bilgisayar, biyoloji, iktisat alanlarında kullanılır. Tıkırdamak. Hayatından memnun olmak. Tik (kontrol işareti). İşaretlemek. Tik tak.

Insureds synonyms : see to it, the insured party, secured, find out, the insured, check, fuzed, cover, see, secure, determine, tick off, doom, proof, control, cinch, card, watch, assure, check off, mark off, learn, spot check, make, insured, fused, verify, insurant, cross check, risk, assured, mark, ensure.

Insureds zıt anlamlı kelimeler, Insureds kelime anlamı

Break : Kontrol etmek. Yenmek. Kopmak. Sınmak. Sona ermek. Yıkmak. Çözmek. Çatlatmak. Patlamak. Parçalamak.

Sound : Derin (uyku). Sapasağlam. Selen odası. Söylemek. Genel anlamı içinde, insan sesi olmayan herhangi bir ses. bir nesnenin titreşimlerinin havada dalgalar halinde işitme duyumuza etki yapmasıyla ortaya çıkan ses. Derine dalmak (balina). Bozulmamış. Sağlıklı. Yoklamak (düşünce veya fikir). Oturaklı.

Uninjured : Zarar görmemiş. İncinmemiş. Yaralanmamış.

Insureds antonyms : unimpaired, unbroken, undamaged.