Integrative türkçesi Integrative nedir

  • Bir araya getirme eğiliminde olan.
  • Bütünleştirici.
  • Birleşme eğiliminde olan.
  • Birleştirme eğiliminde olan.
  • Bir bütünlük oluşturmak üzere birleştiren.
  • Birleşmeye meyilli.
  • Bütünleyici.
  • Birleştirici.
  • Bütüncül.

Integrative ingilizcede ne demek, Integrative nerede nasıl kullanılır?

Disintegrative : Küçük parçalara bölünmeye eğilimli. Bütünleyici olmayan. Birleştirici olmayan.

Integrating : Entegre etme. Kaynaştırmak. Tamamlamak. Birleştirmek. İlave etmek. Bütünlemek. İntegralini almak. Katmak.

Integrating amplifier : Tümlevsel yükselteç. Tümleyici yükselteç.

Integrating circuit : Gerilim ya da akım çıktısı, gerilim ya da akım girdisinin zaman tümlevine eşit olan çevrim. Entegrasyon devresi. Tümlevleyici çevrim. Tümleyici çevrim. İntegralleyici devre.

Integrating dosemeter : Soğrulan doza, birim zamanda soğrulan dozu ekleyerek ölçüm yapan aygıt. Toplayıcı dozölçer.

Integrating relay : Tümleyici bağlak. Tümlevsel röle.

Integrating sphere : Ulbircht küresi. Toplama küresi. Lümenölçerin bir bölümü. iç yüzeyi olabildiğince az seçici (renksiz) ve donuk (mat) bir boyayla boyanmış olan ve bir fiziksel alıcı ya da bir görsel ışıkölçerin yerleştiği ve içerde bir engelle ışık kaynağından gelen dolaysız ışınlardan korunmuş bir penceresi olan küre. Işık ölçme küresi.

 

Integration by parts : Karmaşık integralleri hesaplama yöntemi (matematik). Kısmi integrasyon. Parçalı tümlevleme. Parçalı tümlev alma. Parçalı integralleme. Parçalı tümlev atma.

Integrating photometer : Bir ölçmede, ışık akısını belirlemeyi sağlayan aygıt. Tamamlayıcı fotometre. Işık akısı ölçer. Lümenölçer.

Integration movements : Bütünleşme hareketleri.

İngilizce Integrative Türkçe anlamı, Integrative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Integrative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Combiners : Katıştırıcı. Birleştiren kimse veya bir şey.

Compositional : Bileşimsel. Düzensel.

Connective : Birleşik. Bağlayan. Konektif. Konnektif. Bağlaç. Bağlayıcı.

Bindery : Ciltçi. Mücellithane. Birleştirme. Cilt evi. Bağlayıcı. Ciltevi.

Monoliths : Yekpare dikme. Yekpare taş. Tek parça. Tek parçadan yapılmış. Tek parça taştan yapılmış abide. Bütün. Yekpare. Yekpare sütun. Tek parça taş.

Connecting : Bağlayan. Aktarmalı. Başlama. Birleştiren. Bağlantı. Bağlayıcı. Bağlama. Bağlantı kuruluyor. Çalıştırma.

Combinatory : Bağlamlı. Birleşmiş. Bağlamsal. Kaynaşmış.

Assembler : Çeviri programı. Derleyici. Monte edici. Çevirici. Montajcı. Çevirici (bilgisayar). Çevirici program. Montör. Çevrici.

Combinatorial : Öğelerin takımlara dizilişleri ile ilgili. Birleşimsel. Katışımsal. Tümleşik. Kombinasyonal. Öğeler birleşimine ait veya içeren.

Collective : Ortaklaşa. Kolektif. Topluluk adı. Müşterek. Genel. Ortak girişim. Ortak. Toplu. Ortaklaşma. Kolektif şirket.

 

Integrative synonyms : monolith, supplementing, joiners, complementary, totalitarian, holistic, consolidative, supplemental, unifying, endogenic, integrated, joiner, supplement, supplementals, endogenetic, incorporative, binderies, totalitarians, assemblers, combinative, centralising, jointer, supplementary, integrant, centralizing, bonders, fabricator, bonder, integral, fabricators.

Integrative zıt anlamlı kelimeler, Integrative kelime anlamı

Distributive : Taksim eden. Dağılımsal. Üleştirme zamiri. Bölüştüren. Üleştirme sıfatı. Dağıtım. Dağıtıcı. Yayan. Üleştiren. Dağıtımla ilgili.

Disintegrative : Bütünleyici olmayan. Küçük parçalara bölünmeye eğilimli. Birleştirici olmayan.

Segregated : Farklı ırkların üyelerinin ayrılması veya bölünmesi ile karakterize. Birikmiş. Bölünmüş. Birikintili. Koparılmış. Ayrılmış. Ayrıklanık.

Integrative antonyms : noncombinative, decentralizing.