Intercellular bridges türkçesi Intercellular bridges nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Örtü epitelinin hücreleri arasında meydana gelen ve hücrelerin sitoplazmasını birbirine bağlayan, karbondioksit ve besin maddeleri için geçit oluşturan uzantılar. böcek eşey hücrelerinin meydana gelişi sırasında tamamlanmamış sitokinez sonucu görülen hücreler arası geçitler. intersellüler köprüler.
  • Hücreler arası köprüler.
  • Hücrelerarası köprü.

Intercellular bridges ingilizcede ne demek, Intercellular bridges nerede nasıl kullanılır?

Intercellular : Gözelerarası. Hücrelerin arasında olan. intersellüler. Hücrelerarası. Hücreler arası.

Bridges : Briç. Köprüler. Köprü.

Intercellular fluid : Hücreler arası sıvı. Bir dokunun hücreleri arasında bulunan sıvı. intersellüler sıvı.

Intercellular space : Bir dokudaki hücreler arasında bulunan dar ya da geniş aralıklar. intersellüler açıklık. Hücrelerarası boşluk. Hücreler arası aralık.

Intercellular substance : Hücrelerarası madde.

Abridges : Kısaltmak. Mahrum etmek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Kısmak. Kesmek. Tenkis etmek. Özetlemek. Azaltmak.

İngilizce Intercellular bridges Türkçe anlamı, Intercellular bridges eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intercellular bridges ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Aardvark : Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Yerdomuzu. Borudişli.

Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

 

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Acacia : Arap zamkı. Mimoza. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Yer domuzugiller.

Intercellular bridges synonyms : a chromosome, a cell, abo blood groups system, abambulacral area, abacus bodies, a protein.