Interfere türkçesi Interfere nedir

Interfere ile ilgili cümleler

English: Don't interfere in other people's affairs.
Turkish: Diğer insanların işlerine karışmayın.

English: Don't interfere in my affairs.
Turkish: Benim işlerime karışmayın.

English: A tight belt will interfere with circulation of the blood.
Turkish: Sıkı bir kemer kan dolaşımını engeller.

English: Bob told Jane not to interfere in his personal affairs.
Turkish: Bob Jane'e onun kişisel işlerine karışmamasını söyledi.

English: Do not interfere with Ali while he is reading.
Turkish: Ali okurken ona karışma.

Interfere ingilizcede ne demek, Interfere nerede nasıl kullanılır?

Interfered : Yoluna çıkmak. Araya girmek. Burnunu sokmak. Karışmak. Parazit yapmak. Girişmek. Engellemek. Müdahale etmek. Çatışmak. Dokunmak.

Interference : İnterferans. Burnunu sokma. Işık dalgalarının birbirlerini etkilemesiyle, dalga boyları cinsinden, faz ayrımına göre ışık koyuluğunun artması ya da azalması. Çatışma. Yakın ya da aynı yinelenimdeki iki yayının birbirini etkilemesi durumu. Bir ışınım titreşimlerinin genliğinin, aynı dalga dizisinin bölümlerinin üst üste gelmesiyle yer yer zayıflaması ya da büyümesi. Parazit. Bir hücreyi enfekte eden bir virüsün, bu hücrenin diğer bir virüs tarafından enfekte edilmesini engellemesi, engelleme. krosing-overler arasındaki etkileşim. homolog kromozomlar arasında bir krosing over olması bir diğerinin oluşumunu engeller veya artırır. çoğu organizmalarda krosing-overler arasındaki ara azaldıkça interferans artar. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir gözlem ya da bir ölçme sürecine bozucu ya da saptırıcı etkenlerin girmesi durumu.

 

Interference colors : Girişim renkleri. Eşyönsüz kristallerde nikollerin haclanması ile görülen renkler. (nikol esas kesitlerinin, birbirleriyle çakışmadıkları durumlarda görülen bu renkler, eşyönsüz kristalin çift kırıcılığına ve kesitinin kalınlığına bağlıdır.).

Interference field : Karışma alanı.

Interference filter : Parazit filtresi. Girişimden yararlanarak belirli dalga boyu aralığında ışığı geçiren ışık süzgeci (renkli cam). Girişim filtresi. Girişim süzgeci. Girişimii süzgeç.

Interference reception : Alış paraziti.

Interference pattern : Girişim örüntüsü.

Interferer : Rahatsız eden kimse veya şey. Karışan kimse. Karşıt takım oyuncusunu engelleyen oyuncu (spor). Burnunu sokan kimse. Müdahale eden kimse.

Interference guard bands : Karışımönler bantlar.

Interference from power lines : Güç hatlarından karışma.

İngilizce Interfere Türkçe anlamı, Interfere eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interfere ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Step ins : Bağcıksız ayakkabı. İçeri gelmek. İçeri girmek. İçeri gitmek. Girmek. İçeri adım. Devreye girmek.

Began : Koyulmak. Meydana gelmek. Başlamak. Başlatmak. Doğmak. Önayak olmak.

Amalgamating : Birleşmek. Karıştırmak. Cıva ile karıştırmak. Birleştirmek.

Impede : Engel olmak. Engel çıkarmak. Kösteklemek. Sekte vurmak. Sürüncemede bırakmak. Engel teşkil etmek. Ayak bağı olmak. Engel oluşturmak. Alıkoymak.

Collides : Zıt düşmek. Çarpmak. Ters düşmek. Birbirine çarpmak. Çarpışmak. Tokuşmak.

Interloped : Başkasının işine karışmak. Uygun belge olmadan bir başkasının alanına girmek (ticarette olduğu gibi).

Buckle down to : Ciddiyetle bir işe girişmek. Dört elle girişmek. Dört elle sarılmak. İşe canla başla sarılmak. Hevesle girişmek.

Block : Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, voleybol, veterinerlik, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Öbek. Alıkoymak. Duvar. Önünü kesmek. Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi. Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi. Kalıplamak.

Cut in : Hisse vermek. Dansta eşini almak. Ortak yapmak. Devreye sokmak. Sollayıp yolunu almak. Lafa girmek. Sözünü kesmek.

Attempt : Teşebbüs. Denemek. Teşebbüs etmek. Çalışmak. Kalkışma. Yeltenmek. Kalkmak. Girişim.

Interfere synonyms : conflict, circumvented, become complicated, jam, amalgamated, attack, barge, butt, coincided, begins, interferes, collided, bar, contacting, embark, chime in, approaches, step in, baulks, attacks, claps, contacted, attacked, baulking, coincide, embroils, disagree, affect, circumvent, be in conflict, queer the pitch, intermeddling, be involved in.

Interfere ingilizce tanımı, definition of Interfere

Interfere kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, interfering claims, or commands. To clash. To come in collision. To be in opposition.