Internal aspect türkçesi Internal aspect nedir

  • Herhangi bir olgu ya da sürecin dışsal yanı aracılığı ile bilinebilen, ancak bu dışsal yanı da yasalılık özelliği ile kendisi belirleyen özü.
  • İçsel yan.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.

Internal aspect ingilizcede ne demek, Internal aspect nerede nasıl kullanılır?

Internal : İçten. Bilgisayar, biyoloji, gramer alanlarında kullanılır. İçsel. İnternal. İçilir. İçte ya da orta eksene yakın. Stajyer. Yaradılış. Bir kelimenin ön ve son sesleri dışında kalan ve o kelimenin içinde bulunan ses veya sesler: kol (k-o-l), yorul mak (y-orulma-k) çalışma (ç-alışm-a), kalem (k-ale-m), güzelleşmek (g-üzelleşme-k) örneklerinde görüldüğü gibi. Dahili.

Aspect : Her yörede, özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye ya da kuzeye karşı konumunu belirleyen ve bu nedenle doğal koşullarını saptayan durumu. Cephe. Maruziyet. Cephesi. Yüz ifadesi. Açı oluşturmak. Yönü. Hal. Görüş. Açı.

Internal affairs : İç işler. İçişleri. İç işleri. Dahiliye. İç ilişkiler. İç politika.

Internal antenna : İçeri dalgalığı. Almacın bulunduğu yapının içinde ya da doğrudan doğruya almacın yakınında yer alan dalgalık çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Internal application error : İç uygulama hatası.

 

Internal auditing : İçdenetim. İşletmenin içerden yönetim ve denetimi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İç denetim. Denetimin kurum içindeki denetleme birimi tarafından yapılması. Dahili teftiş. İç denetleme.

İngilizce Internal aspect Türkçe anlamı, Internal aspect eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Internal aspect ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.

Agnation : Akrabalık. Baba tarafından akrabalık. Akrabalık (baba tarafından). Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık (baba taraf.). Soydaşlık. Hısımlık.

Acclimatation : İklimuyum. Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci.

Alienation : Yabancılaşma. Yabancılaştırma. Aralarını açma. Yabancı emek. Devretme. Devir. Uzaklaşma. Soğutma. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması.

Affection : Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Duygusal yakınlık. Muhabbet. Alaka. Sevgi. Düşkünlük. Şefkat. Hastalık. Eğilim. Yakınlık.

 

Aesthetic : Bedii. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi. Güzelduyu. Estetik.

Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.

Achievement motive : Başarma güdüsü. Başarı güdüsü. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı.

Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.

Abilities : Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Güç. Kabiliyet. Yetenekler. Beceri. Yeterlik. Yetenek. İktidar.

Internal aspect synonyms : adaptive behavior, aesthetical ideal, age grade, age distribution, age group, acculturation.