Interrupter türkçesi Interrupter nedir

  • Şalter.
  • Enterüptör.
  • Bir devreyi açıp kapamak için kullanılan mekanizma.
  • Sözünü kesen kimse.
  • Akım kesici.
  • Kesici.
  • Karışan kimse.
  • Anahtar.
  • Kesme mekanizması.
  • Kesen şey.
  • Elektrik anahtarı.
  • Tapa.

Interrupter ingilizcede ne demek, Interrupter nerede nasıl kullanılır?

Electrolytic interrupter : Elektrolitik enterüptör.

Fault interrupter : Arıza akım kesicisi.

Interrupters : Bir devreyi açıp kapamak için kullanılan mekanizma. Kesen şey. Kesme mekanizması. Tapa. Anahtar. Elektrik anahtarı. Karışan kimse. Enterüptör. Akım kesici. Sözünü kesen kimse.

Interrupted : Aksak. Kesik. Kesilmiş. Sözü kesilen. Kesilen. Kesintili. Tamamlanmamış. Yarıda kesilmiş. Kesintiye uğramış.

Interrupted horizontal mattress suture : Dikey u dikişi. İğnenin yara dudaklarına olguya göre 1-1.5 cm uzaktan batırılarak karşıya geçirilip aynı hat üzerinde fakat yara kenarına yakın olarak iğnenin ters yönde geçirilmesiyle elde edilen dikiş, matres dikişi.

Interruptedly : Aralıklı biçimde. Kesik kesik. Kesilerek.

Interrupted mattress suture : Dikey u dikişi. Matres dikişi.

Simple interrupted suture : Yarada sağ veya soldan başlamak suretiyle önce dıştan içe, sonra devamla karşı yara kenarına içten dışa batırılarak geçirilmesi ve yara dudaklarının düzgün olarak karşılıklı gelecek biçimde düzeltildikten sonra her seferinde ayrı düğüm konulmasıyla uygulanan dikiş çeşidi. Basit ayrı dikiş.

 

Uninterrupted duty : Kesintisiz çalışma.

Be interrupted : Sekteye uğramak. Kesintiye uğramak. Kesilmek.

İngilizce Interrupter Türkçe anlamı, Interrupter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interrupter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Incisivi : İnsisivi.

Meddler : Herkesin işine burnunu sokan kimse. Her şeye burnunu sokan kimse. İşgüzar. Burnunu sokan kimse. Herkesin işine karışan kimse. Her şeye burununu sokan kimse.

Shifters : Hırsız. Kaydırıcı. Dekor değiştirici. Vardiyacı. Değiştirici. Değiştici.

Breaker : Kırma makinesi. Dev dalga. Sığlığa ulaşınca genel devinim kuramından ayrılarak çatlayıp köpüklü bir görünüm alarak kıyıya doğru yer değiştiren dalga türü. Mancana (gemi). Kıran şey veya kimse. Konkasör. Çatlayan dalga. Kıyıya vuran büyük dalga. Devre kesici.

Device : Arma. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Hile. Eğilim. Plan. İstence. Cihaz. Alıcıyı satış konusuna yaklaştıracak, onda ilgi uyandıracak nitelikteki sözler. Nisan. İşaret.

Circuit breaker : Elektrik akımını açan ve çok yük bindiğinde, içindeki telin erimesiyle çevrimi kapatan düzen. Elektriğin özdenetimli olarak kesilmesini sağlayan düzen. Devre anahtarı. Çevrim kesici. Otomatik sigorta. Devre kesici anahtar. Çevrimkeser. Korunç.

Spill : Serpmek. Asalak ışık. Saçılmak. Dökülmek. Tıkaç. Düşme. Tutuşturma kağıdı. Üstünden atmak. Düşmek. Üstünden atmak (at).

Contactor switch : Devre anahtarı.

 

Interferers : Burnunu sokan kimse. Rahatsız eden kimse veya şey. Müdahale eden kimse. Karşıt takım oyuncusunu engelleyen oyuncu (spor).

Clef : Anahtar (müzik terimi). Açkı. Nota anahtarı.

Interrupter synonyms : cutouts, cutoff, power switch, hair clippers, shifter, clues, switch, cutoffs, stoppers, stopples, intervenient, incisive, spills, incisory, stopper, kibitzers, interferer, obstructers, cipher, bunging, interruptor, clew, closer, key, clews, corks, cutters, interveners, cutting, interrupters, cotters, clue, current breaker.

Interrupter ingilizce tanımı, definition of Interrupter

Interrupter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, interrupts.