Interval türkçesi Interval nedir
Interval ile ilgili cümleler
English: It's best to go to the dentist at regular intervals.
Turkish: En iyisi düzenli olarak dişçiye gitmektir.
English: If you concentrate, you'll be able to finish within a shorter time interval.
Turkish: Eğer konsantre olursanız, daha kısa zaman aralığında bitirebileceksiniz.
English: Buses are running at 20 minute intervals.
Turkish: Otobüsler 20 dakikalık aralıklarla çalışıyor.
English: The meetings were held at intervals.
Turkish: Toplantılar belli aralıklarla gerçekleştirildi.
English: I visit my friend's house at intervals.
Turkish: Ben arkadaşımın evinini aralıklarla ziyaret ederim.
Interval ingilizcede ne demek, Interval nerede nasıl kullanılır?
Interval data : Aralık ölçümlü veriler. Yargılanacak özelliklerin kesin aralıklarla belirlenen bir sıraya konabildiği ölçüm yöntemi.
Interval estimate : Aralık tahmini.
Interval estimation : Bir parametre değerini hesaplamak için kullanılan istatistik yöntemi. Aralık kestirimi. Aralık tahmini.
Interval estimator : Aralık tahmincisi.
Interval forecast : Aralık öngörüsü.
Interval of convergence : Yakınsaklık aralığı.
Asymptotic confidence interval : Yanaşık güven aralığı.
Nested interval property : İç içe aralıklar özelliği.
Thurstone equal appearing interval scale : Thurstone eşit görünen aralık ölçeği. Bir ölçüm boyutuna ilişkin olarak ölçek konumu daha önce yargıcıların değerlendirmeleriyle saptanmış, konumsal değer birimleri arasındaki uzaklıkları eşit sayılmış sınarlardan oluşan, yanıtlayıcılardan bu sınarlar arasında görüşlerine en uygun düşenleri belirtmelerini isteyerek tutumları ölçen ölçek. bk. eşit görünen aralık ölçeği-.
Interval signal : Ara imi. İki izlence arasında yer alan resimli, sesli im. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
İngilizce Interval Türkçe anlamı, Interval eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Interval ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Incidence : İnsidans. Epidemiyolojide, belirli bir zamanda yeni hastalık vakalarının sayısı, prevalansın aksine bir oran ölçüsü. belirli bir popülasyonda hastalık vakalarının görülme sıklığı. Yansıma. Vaka. Bir şeyin meydana gelmesi. Tesadüf. İsabet. Etki alanı.
Measure : Nispet. Sınır. Ölçüsünde olmak. Endazeye vurmak. Derece. Oran. Tartmak. Ölçüye vurulan bir konuda bir ölçme aracıyla elde edilen ve ölçme dizgesinin çeşitli birimleriyle dile getirilen değer. Ayarlamak.
Slot : Oluk. Sıra. Yiv. Yarık açmak. Kertik. Av izi. Yerleştirmek. Yuva. Delik açmak. Geyik izi.
Aperture : Açıt. Açık. Menfez. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Boşluk. Pencere. Açıklık. Gedik. Işık düzengeci açıklığı. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik.
Cycles : Devir. Bisiklet. Aşama. Dizi. Seri. Motosiklet. Dolaşım. Dönme. Devre.
Due date : Bir borcun ödenme zamanını gösteren tarih. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. Bir kimsenin veya bir şeyin varmasının beklendiği tarih (genellikle bir bebeğin beklenen doğum zamanı). Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir şeyin geri getirilmesi gereken tarih. Vade bitimi. Teslim tarihi. Gereğinin yapılacağı tarih. Ödeme günü. alacağa ilişkin sürenin bitimi.
Father time : Vakit.
Embolism : Damar içinde katı, sıvı veya gaz halindeki yabancı cisimlerle damarın tıkanması olayı. Amboli. Damar tıkanıklığı. Embolı. Emboli. Ay veya gün ilavesi. Embolizm. Pıhtı atması.
Frequencies : Sık sık olma. Frekans. Titreşim sıklığı. Frekanslar.
Interval synonyms : bounded interval, rotational latency, sub interval, seek time, lunitidal interval, processing time, dur, time lag, discontinuations, interact, diastema, everytime, daylight, backlashes, interim, shoots, breadth, intermission, breadths, suspension, projection distance, eloignment, amount, interacts, remoteness, thick, gamuts, densities, breathers, latent period, oftenness, the thick, any time.
Interval zıt anlamlı kelimeler, Interval kelime anlamı
Open interval : Açık aralık. Bitiş noktaları ile bağlı olmayan çizgi bölümü (matematik).
Closed interval : Kapalı aralık.
Interval ingilizce tanımı, definition of Interval
Interval kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A void space intervening between any two objects. As, an interval between two houses or hills. A tract of low ground between hills, or along the banks of a stream, usually alluvial land, enriched by the overflowings of the river, or by fertilizing deposits of earth from the adjacent hills. Cf. Bottom. A space between things.

Bu kısımda Interval kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Interval ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Interval anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Interval ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.