Intervene türkçesi Intervene nedir

  • Arasına gelmek.
  • Geçmek.
  • Araya girmek.
  • Arada olmak.
  • Karışmak.
  • Davaya müdahale etmek.
  • Nüfuzunu kullanmak.
  • Aracılık etmek.
  • Müdahale etmek.

Intervene ile ilgili cümleler

English: Ali intervened in his coworkers' disagreement.
Turkish: Ali iş arkadaşlarının anlaşmazlığında arabuluculuk etti.

English: Years intervene between the two incidents.
Turkish: İki olay arasında yıllar geçer.

English: The United Nations sent troops to intervene in the conflict.
Turkish: Birleşmiş Milletler, anlaşmazlığa müdahale etmek için birlik gönderdi.

English: Ali intervened.
Turkish: Ali müdahele etti.

English: They should not intervene in the internal affairs of another country.
Turkish: Onlar başka bir ülkenin iç işlerine karışmamalılar.

Intervene ingilizcede ne demek, Intervene nerede nasıl kullanılır?

Intervened : Araya girmek. Geçmek. Aracılık etmek. Arasına gelmek. Karışmak. Müdahale etmek. Davaya müdahale etmek. Nüfuzunu kullanmak. Arada olmak.

Intervener : Arabulucu. Araya giren kimse veya şey. Karışan kimse. Müdahil.

Interveners : Karışan kimse. Müdahil. Araya giren kimse veya şey. Arabulucu.

Intervenes : Arada olmak. Araya girmek. Geçmek. Nüfuzunu kullanmak. Aracılık etmek. Karışmak.

Intervenience : Karışma. Rahatsızlık. Burnunu sokma. Sözlünü kesme. Parçalara bölme. Ayırma. Müdahale. Aracılık. Araya girme.

 

Intervenient : Bölen kimse. Sözünü kesen kimse. Ayıran kimse. Araya giren kimse. Karışan. Karışan kimse.

Intervention required check : İşlem gerektiren hata. Müdahale gerektiren denetim. Karışma gerektiren denetim.

Intervening variable : Aracı değişken. İki değişken arasında bir ilişkinin kurulmasında ya da bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkilerinin belirmesinde aracılık eden değişken, bk. geliştirme. Ara değişken.

Intervening : Arada olmak. Müdahaleci. Karışmak. Müdahale eden. Araya girmek. Aracılık etmek. Araya giren. Nüfuzunu kullanmak. Geçmek. Aradan geçen.

Intervention analysis : Aracılık çözümlemesi. Müdahale çözümlemesi.

İngilizce Intervene Türkçe anlamı, Intervene eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intervene ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blow over : (ilgisi) bitmek. (ilgisi) sönmek. Sorunsuz atlatmak. Dinmek (fırtına). (ilgisi) dağılmak. Bitmek. Unutulmak. Sona ermek. Dinmek.

Mediating : Arabulma. Bağdaştırıcı. Ara bulmak. Vasıta olmak.

Cut in : Birinin sözünü kesmek. Yerini almak. Hisse vermek. Devreye sokmak. Sollayıp yolunu almak. Sözünü kesmek. Kesmek. Lafa girmek.

Barge : Ev gib kullanılan duba. İçeriye paldır küldür girmek. Çarpmak. Salapurya. Mavna. Toslamak. Dalmak. Kesmek. Saltanat kayığı.

Be current : (para vb) geçerli olmak.

Get in the way : Ayağına dolanmak. Birşeyin olmasını (araya girerek) engellemek.

Chisel in : Lafa karışmak. Burnunu sokmak. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Salça olmak. Sözü kesmek. Lafı kesmek. Maydanoz olmak.

 

Intervening : Müdahale eden. Araya giren. Müdahaleci. Aradan geçen. Karışan.

Be transmitted : İletilmek.

Embroils : Karıştırmak. Sokmak (birini zor bir işe). Sokmak. Bozmak. Ara bozmak. Bulaştırmak.

Intervene synonyms : interloping, intercede, amalgamate, bests, interceding, troubleshoots, barged, besting, better, bettering, come between, interpose, go between, troubleshoot, mediated, interloped, interfered, amalgamates, break in, abates, admix, become complicated, interfere, step ins, be involved in, interlope, interferes, intervenes, blend, intercedes, butt, butt in, be valid.

Intervene ingilizce tanımı, definition of Intervene

Intervene kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Followed by between. Intervention. As, the Mediterranean intervenes between Europe and Africa. To come between. A coming between. To come between, or to be between, persons or things. Meeting.