Intervenient türkçesi Intervenient nedir

  • Ayıran kimse.
  • Karışan.
  • Karışan kimse.
  • Bölen kimse.
  • Araya giren kimse.
  • Sözünü kesen kimse.

Intervenient ingilizcede ne demek, Intervenient nerede nasıl kullanılır?

Intervenience : Araya girme. Karışma. Müdahale. Parçalara bölme. Aracılık. Ayırma. Burnunu sokma. Rahatsızlık. Sözlünü kesme.

Intervening : Arada olmak. Karışan. Geçmek. Araya girmek. Araya giren. Müdahale eden. Aradan geçen. Müdahil. Nüfuzunu kullanmak. Karışmak.

Intervening variable : İki değişken arasında bir ilişkinin kurulmasında ya da bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkilerinin belirmesinde aracılık eden değişken, bk. geliştirme. Aracı değişken. Ara değişken.

Intervene : Arasına gelmek. Karışmak. Nüfuzunu kullanmak. Geçmek. Araya girmek. Davaya müdahale etmek. Aracılık etmek. Arada olmak. Müdahale etmek.

Intervened : Arasına gelmek. Geçmek. Araya girmek. Karışmak. Aracılık etmek. Arada olmak. Nüfuzunu kullanmak. Müdahale etmek. Davaya müdahale etmek.

Intervention required check : Müdahale gerektiren denetim. Karışma gerektiren denetim. İşlem gerektiren hata.

Interveners : Müdahil. Araya giren kimse veya şey. Arabulucu. Karışan kimse.

Intervener : Arabulucu. Karışan kimse. Araya giren kimse veya şey. Müdahil.

Interventionism : Diğer ülkelerin işlerine karışma politikası. Müdahalecilik.

 

Intervent : Engellemek.

İngilizce Intervenient Türkçe anlamı, Intervenient eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intervenient ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interrupter : Kesen şey. Akım kesici. Elektrik anahtarı. Tapa. Kesici. Anahtar. Şalter. Bir devreyi açıp kapamak için kullanılan mekanizma.

Interveners : Müdahil. Arabulucu. Araya giren kimse veya şey.

Meddler : Her şeye burununu sokan kimse. Her şeye burnunu sokan kimse. Burnunu sokan kimse. Herkesin işine burnunu sokan kimse. İşgüzar. Herkesin işine karışan kimse.

Classifier : Bölümlendirici. Klasifikatör. Sınırlandırıcı. Sınıflandırıcı. Sınıflandıran kişi. Öbeklendirici. Kümeleyici. Ayırıcı.

Meddlers : Herkesin işine burnunu sokan kimse. Burnunu sokan kimse. Herkesin işine karışan kimse. Her şeye burnunu sokan kimse. İşgüzar.

Segregationists : Irkçı. Irk ayrımı yanlısı. Ayrımcı.

Obstructers : Zorlaştırıcı kimse veya şey. Bozan kimse. Mani olan kimse. Engelleyici kimse veya şey.

Meddling : Karışma. Burnunu sokan. Müdahil.

Interferer : Rahatsız eden kimse veya şey. Burnunu sokan kimse. Müdahale eden kimse. Karşıt takım oyuncusunu engelleyen oyuncu (spor).

Interfering : Müdahale eden. Aykırı düşen. Karışma. Her şeye burnunu sokan. Herşeye karışan. Müdahil. İşgüzar. Müdahaleci. Çatışan.

Intervenient synonyms : interventionists, interferers, interventionist, interferant, kibitzer, obstructer, classifiers, segregationist, apportioner, middle, intervening, segmenter, interrupters, kibitzers, intervener.

 

Intervenient zıt anlamlı kelimeler, Intervenient kelime anlamı

Early : Erkenden. İlk zamanlarında. İlk. Eski. Erken. -in başlarında. Önceki.

Late : Geçen. Rahmetli. Eski. Her zamanki. Son zamanlardaki. Müteveffa. Merhum. Geç. Ölü. Son zamanlarda olan.

Intervenient ingilizce tanımı, definition of Intervenient

Intervenient kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Being or coming between. Interposed. Intercedent.