Intiguer türkçesi Intiguer nedir

  • Kendi çıkarı için dolaplar çeviren oyun kişisi, bk. dolap çeviren.
  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Entrikacı.

Intiguer ingilizcede ne demek, Intiguer nerede nasıl kullanılır?

Lymphoscintigraphy : Lenf damarlarının sintigrafi yöntemiyle görüntülenmesi. Lenf yolları ve lenf bezlerinin izotop madde verilerek görüntülenmesi. Lenfosintigrafi.

Scintigram : Sintigram.

Scintigraphic : Sintigrafik.

Scintigraphy : Radyoizotop görüntüleme. Sintigrafi. Sentigrafi.

Skintight : Çok dar (giysi). Daracık. Çok dar. Vücuda adeta yapışan. Dapdar (giysi). Vücuda oturan. Bedeni sımsıkı saran.

Intimacies : Samimiyet. Kişisellik. Sıkı dostluk. Cinsel ilişki. Yakın arkadaşlık. Samimilik. Görünmezlik. Hususiyet. Mahremiyet. Yakınlık (ilişki).

Intimacy : Sıkı dostluk. Yakınlık. Gizlilik. Görünmezlik. Samimiyet. Yakın arkadaşlık. Kişisellik. Samimilik. Mahremiyet. Cinsel ilişki.

Intimate friend : Can dostu. Samimi arkadaş. Yakın arkadaş. Yakın dost. Kafadar.

Intimated : Üstü kapalı söylemek. Açıklamak. Yakın (ilişki). İma etmek. Çıtlatmak. Sezindirmek. Çok yakın (ilişki veya kimse). Üstü kapalı anlatmak. Sıkı fıkı. Bildirmek.

Intimal bodies : Atlarda birçok organda ve özellikle de bağırsak submukozasındaki küçük arteryollerde, çok sayıda, damar lümenine doğru taşkın, endotel hücreleriyle döşeli mineralleşmiş kitleler. İntima cisimcikleri.

 

İngilizce Intiguer Türkçe anlamı, Intiguer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intiguer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Designing : Tasarlama. Tasarımlama. Biçimlendirme. Dizayn etme. Hünerli. Becerikli. Kurnaz kimse. Tasarım yapma. Planlama.

Act drop : Çerçeve sahneli tiyatroda, bir bölümün başladığını ya da bittiğini belirten perde. genellikle bu sahnenin kumaş perdesidir; ancak bu amaçla başka bir perde de kullanılabilir. örnek : (epik tiyatro'nun yarım perdesi gibi. Bölüm perdesi. Çerçeve sahneli tiyatroda oyun yerini seyircinin görüşüne açan ve kapayan, büyük perde. Sahneyi seyircilerden ayıran büyük tiyatro perdesi. Oyun perdesi. Önperde.

Alley theme : Çözüm yolu olmayan, sonucu kimseyi doyurmayan oyun konusu. Çıkmaz konu. Sonucu kimseyi doyurmayan ve çözüm yolu inandırıcı olmayan oyun konusu.

Large integer : Büyük tamsayı. Geniş tamsayı. Çok büyük tamsayı.

Acting style : Oyun alanı. Oyunun oynandığı yer, oyunun oynandığı düzeyin tümü.

Active hero : Etken kahraman. Oyunu yürüten, öbür karakterlerin hareketlerine etki yapan baş oyuncu. Oyunun gelişmesini sağlayan ve öbür kişilerin hareketlerine etkisi olan baş oyun kişisi.

Chicaner : Komplocu. Plan yapan kimse.

Lefthanded : Acemi. Sol el ile kullanılmak üzere yapılmış. Salak. Sol elini kullanmayı tercih eden. Sağdan sola doğru dönme. Sol el ile yapılan. Acemice. Saat aksi yönünden dönerek çalışan. Sinsi.

Abstractionism : Soyutlama. Soyutçuluk. Sanatta soyut ifade etme teorisi. Abstraksiyonizm. Xx. yüzyılın başında çıkan ve sanatta konunun yalnız genel ve soyut biçimini hatırlatacak anlatış araçları kullanan öncü akım. (bk. saltçılık.).

 

Conspirers : Komplo kuran kimse. Plan yapan kimse. Dolap çeviren kimse.

Intiguer synonyms : matter to, intriguers, allegory, abstract theatre, caballer, population, modulus, figure, chicaners, contriver, amateur theater, grab, analyze, machiavelian, number, acting manager, conspirer, jesuit, actor manager, fascinate, factor, double digit, acrobacy, divisor, interest, absurd theatre, alto, common multiple, digit, intrigant, contrivers, whole number, seize.