Intolerable türkçesi Intolerable nedir

  • Tahammül edilmez.
  • Çekilmez.
  • Dayanılmaz.
  • Katlanılamaz.
  • Kabul edilebilir değil.
  • Kabul edilemez.

Intolerable ile ilgili cümleler

English: Your behaviour is intolerable.
Turkish: Sizin davranışınız dayanılmaz.

English: Your behavior is intolerable.
Turkish: Senin davranışın çekilmez.

Intolerable ingilizcede ne demek, Intolerable nerede nasıl kullanılır?

The intolerable acts : Tahammül edilemez yasalar. Boston çay partisi'ne ceza olarak 1774'te ingilizlerce amerikan kolonistlere dayatılan üç yasa (ayrıca zorlayıcı yasalar olarak bilinen).

Intolerably : Dayanılmaz bir biçimde. Katlanılmaz bir şekilde. Dayanılmaz bir şekilde. Çekilmez bir şekilde. Çekilmez bir biçimde.

Intolerance : Entolerans. İntolerans. Tahammülsüzlük. Tahammül edememe. Hoşgörüsüzlük. Anlayışsızlık. Dayanamama. Hassas olma, direnme yeteneğinin olmaması. Çekememezlik. Hoş görmeme.

Intolerant : Anlayışsız. Hazımsız. Müsamahasız. Hoşgörüsüz. Kaskatı. Tahammülsüz.

Intolerantly : Taraflı bir şekilde. Dar kafalı bir şekilde. Hoşgörüsüz bir biçimde. Önyargılı bir şekilde. Toleranssız bir şekilde. Hoşgörüsüz bir şekilde.

Lactose intolerance : Laktoz hassasiyeti. Laktoz tahammülsüzlüğü. Laktoz intoleransı. Laktoz intolerans. Laktoz duyarlılığı. Laktozu tolere edememe. İnce bağırsaklarda ?-galaktosidaz enziminin yokluğu veya yetersizliği nedeniyle, sütteki laktozun sindirilememesi sonucu ishal, karın ağrısı, gaz oluşumuyla seyreden kalıtsal bozukluk. Süt şekerini sindirememe veya sindirilmesinde zorlanma (süt ürünleri tüketiminden sonra kramp, ishal, vs. gibi semptomlar ile tanımlanan).

 

Food intolerance : Gıda duyarlılığı. İmmun kökenli olmayan, gıda veya gıda bileşenlerinin neden olduğu olumsuz reaksiyonların genel adı. Gıda hassasiyeti.

Debt intolerance : Yükselen piyasa ekonomilerinin dış borçlarının vade yapısı ve düzeyini gelişmiş ülke ölçütlerine göre yönetememesi durumu. Borcun dayanılmazlığı.

Be intolerant of : Dokunmak. Tahammül edememek. Katlanamamak.

İngilizce Intolerable Türkçe anlamı, Intolerable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intolerable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inadmissible : Kabul edilmez. Kabul olunmaz. Uygun görülemez. Uygun görülmez. Kabul olunamaz.

Unsufferable : Katlanılmaz. Tahammül edilemez (davranış). Kabul edilemez (davranış).

Beyond all bearing : Katlanılmaz.

Insufferable : Katlanılmaz. Kendini beğenmiş. (davranış) katlanılmaz. Kabul edilemez (davranış). Tahammül edilemez (davranış).

Irresistible : Karşı konulamaz. Karşı konulmaz. Çok kuvvetli. Çok güçlü. İrrezistibl. Çok çekici.

Unlivable : Yaşanmaz. Katlanılmaz. Oturulmaz.

Impossible : İmkansız. Katlanılmaz. Olamaz. Mümkün olmayan. Olmaz. Kabil olmayan. Olmayacak. Güç. Olanaksız.

Impermissible : Müsaade edilemez. Yasak. İzin verilemez.

Milk and water : Tatsız-tuzsuz. Tatsız. Değersiz. Yavan.

 

Intolerable synonyms : unendurable, insupportable, forbidding, opposeless, unacceptable, stiffest, stiffer, inadmissable, bitter, beyond endurance, unsupportable, beyond bearing, no no, excruciating, unbearable, the impossible, cruels, cruel, provoking, resistless.

Intolerable zıt anlamlı kelimeler, Intolerable kelime anlamı

Tolerable : İyice. Biraz. Dayanılır. Şöyle böyle. Kabul olunabilir. Orta halli. Ne iyi ne kötü. İdare eder. Sağlığı oldukça iyi. Dayanılabilir.

Permissible : Hoş görülebilir. Müsade edilebilir. Caiz. Müsaade edilebilir. Helal. Mubah. Hoşgörülebilir. Müsaadde edilebilir. Olurlu. İzin verilmesi mümkünse.

Intolerable ingilizce tanımı, definition of Intolerable

Intolerable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not proper or right to be allowed. Not tolerable. Insupportable. Insufferable. As, intolerable pain. Intolerable heat or cold. An intolerable burden. Unbearable. Not capable of being borne or endured.