Intrude türkçesi Intrude nedir
- Rahatsız etmek.
- Zorla sokulmak.
- Haksız olarak müdahale etmek.
- İzinsiz girmek.
- Tecavüz etmek.
- Zorla içeriye sokmak.
- Zorla girmek.
- Davetsiz gelmek.
- İzinsiz ya da davetsiz girmek.
- İstenilmeyen bir yere izinsiz ve davetsiz girmek.
- Zorla sokmak.
- Davetsiz girmek.
Intrude ile ilgili cümleler
English: Don't intrude on her privacy.
Turkish: Onun mahremiyetine izinsiz girme.
English: He bought a guard dog to keep out intruders.
Turkish: Yabancıları yaklaştırmamak için bir bekçi köpeği aldı.
English: By and large, reporters don't hesitate to intrude on one's privacy.
Turkish: Genel olarak muhabirler birinin mahremiyetine izinsiz girmeye çekinmezler.
English: I don't want to intrude on them if they're busy.
Turkish: Onlar meşgulse onları rahatsız etmek istemiyorum.
English: Bill was killed by an intruder.
Turkish: Bill bir saldırgan tarafından öldürüldü.
Intrude ingilizcede ne demek, Intrude nerede nasıl kullanılır?
Intruded : Zorla sokmak. Zorla sokulmak. Tecavüz etmek. İzinsiz girmek. Davetsiz gelmek.
Intruder : Mütecaviz. Zorla giren kimse. İzinsiz giren. Davetsiz gelen misafir. Zorla giren şey. Davetsiz misafir. (başkasının mülküne) izinsiz giren. Başkasının mülküne tecavüz eden. Başkasının arsasına tecavüz eden. Fuzuli şagil.
Intruder lockout : Davetsiz dışarda.
Intruders : Davetsiz misafirler. Davetsiz misafir. Zorla giren şey.
Intrudes : Zorla girmek. Tecavüz etmek. Zorla sokmak. Davetsiz gelmek. İstenilmeyen bir yere izinsiz ve davetsiz girmek. İzinsiz girmek. Zorla içeriye sokmak. Davetsiz girmek. Haksız olarak müdahale etmek. Zorla sokulmak.
Intrusive rocks : Yerkabuğu içine içitimle sokulmuş olan magmanın katılaşmasından oluşan kayaçlar. Sokulum kayaçları. Sokulma kayaçları. İntrüsif kayaçlar.
Intrusion tone : Araya girme sinyali telefon. Araya girme sinyali.
Intrusiveness : İzinsiz girme. Müdahalecilik. Zorla girme. Haddini aşma eğilimi. Davetsiz girme eğilimi. Karışma.
Intrusions : İhlal. Tecavüz. Fuzuli işgal. Davetsiz gelme. İntrüzyon. Zorla içeri girme. İzinsiz ve davetsiz girme. İzinsiz girme. Zorla girme. Fuzuli işgal etme.
Intrusive : Araya giren. Zorla giren. Kullanışsız. Zorla içeri giren. Sırnaşık. Davetsiz. Mütecaviz. Elverişsiz. İzinsiz ve davetsiz giren. İzinsiz giren.
İngilizce Intrude Türkçe anlamı, Intrude eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Intrude ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bother : Rahat vermemek. Daraltmak. Musallat olmak. Dert. Takmak. Can sıkmak. Sıkmak. Dert vermek. Zahmet etmek. Baş belası olmak.
Attacks : Uğraşmak. Dil uzatmak. Hücum etmek. Eleştirmek. Aşındırmak. Taarruz etmek. Çatmak. Tutulmak. Girişmek. Koyulmak.
Attack : Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem. Saldırmak. Hamle yapmak. Koyulmak. Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Atak. Çatmak. Akın. Eleştirmek. Dil uzatmak.
Barge in : Davetsiz misafir olmak. Birden içeri dalmak. Lafa karışmak. Bir yere paldır küldür dalmak. Bir yere davetsiz gitmek. Söze karışmak. Kabaca lafa girmek. İşe karışmak. Burnunu sokmak. Hızla içeri dalmak.
Aggressing : Taarruz etmek. Saldırmak. Hücum etmek.
Badger : Porsuk. Üstelemek. Kafa ütülemek. Yakasına yapışmak. Başının etini yemek. Yakasını bırakmamak. Hiç rahat bırakmamak. Taciz etmek.
Trespass upon : Suistimal etmek. Kötüye kullanmak. İhlal etmek. İzinsiz girmek (başkasının arazisine).
Thrust oneself into : Kendini zorla kabul ettirmeye çalışmak.
Trespassed : Günah işlemek. (sınırları vb) çiğnemek. Yasayı çiğneme. Araziye tecavüz. Günah. Bozmak. Tecavüz etmek (hak). Suç işlemek.
Poach : İzinsiz avlanmak. Kaçak avlanmak. Çılbır yapmak. Yasak bölgeye girmek. Kapmak. Sportmence davranmamak. Toprağı çiğneyip karıştırmak. Vıcık vıcık olmak (toprak). Çiğnenerek topak topak olmak (toprak). Kaynatmak (yiyecek).
Intrude synonyms : move in on, enter, get in, transgress, violate, breach, bite, assaulted, aggresses, pitchfork, assault, aggressed, obtrudes, trespass, irrupts, break into, poaches, irrupted, abusing, move into, ailed, encroach, trespass on, abuses, work in, go against, encroach on, infract, bothering, ail, aggress, irrupt, enter by force.
Intrude zıt anlamlı kelimeler, Intrude kelime anlamı
Exit : Gitmek. Çıkış. Çıkmak. Ölmek. Çıkma. Çıkış yeri. Vefat. Çıkıp gitmek. Gidiş. Sahneden çıkmak.
Keep : Konumunda tutmak. Kayıt tutmak. İşletmek (otel vb). Geçim. Bakım. Himaye. Tutmak. İlerlemek. Saklamak. Bakmak.
Intrude ingilizce tanımı, definition of Intrude
Intrude kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To intrude one`s opinions upon another. To intrude on the lands of another. To trespass. As, to intrude one`s presence into a conference. To come or go in without invitation, permission, or welcome. As, to intrude on families at unseasonable hours. To thrust or force (something) in or upon. To encroach. To thrust one`s self in. Especially, to force (one`s self) in without leave or welcome.

Bu kısımda Intrude kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Intrude ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Intrude anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Intrude ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.