Invades türkçesi Invades nedir

  • İçini kaplamak.
  • Zaptetmek.
  • Tecavüz etmek.
  • Ele geçirmek.
  • İhlal etmek.
  • Saldırmak.
  • Akın etmek.
  • Basmak.
  • İstila etmek.
  • Gaspetmek.
  • Hücum etmek.

Invades ingilizcede ne demek, Invades nerede nasıl kullanılır?

Invade : Gaspetmek. Hücum etmek. İhlal etmek. İçini kaplamak. Zaptetmek. Baskın yapmak. Tecavüz etmek. Ele geçirmek. Akın etmek. Basmak.

Invaded : Nüfuz etmiş. Girilmiş. Fethedilmiş. İstila edilmiş. Tecavüz edilmiş. Ele geçirilmiş.

Invader : İstila eden. İstilacı. Saldırgan.

Invaders : Saldırgan. İstilacı.

Invadable : İşgal edilebilir. Ele geçirilebilir. Saldırılabilir.

Invalid chair : Tekerlekli sandalye. Engelli arabası.

Invaginate : Kendi içine doğru çekmek. İçe doğru büzülmek. İçe doğru kıvrılmak. İnvajinat. İçine koymak. Kılıfına koymak. İçine doğru katlanmak (bağırsaklar hakkında). İçe doğru girmek. İçe katlanmak.

Invagination : Bir bölümün diğer bölümün içine eldiven parmağı biçiminde girmesi, bir oluşumun dış duvarının kılıf veya kese biçiminde girinti yapması. Kılıfına koyma. Kendi içinde geriye doğru kıvrılma (bağırsaklar hakkında). İçe içe geçme veya kıvrılma. Katlama. İnvaginasyon. İnvajinasyon.

Invalid assignment : Geçersiz atama.

Invalid bookmark : Geçersiz yer imi.

İngilizce Invades Türkçe anlamı, Invades eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Invades ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggresses : Taarruz etmek.

Caught : Kavramak. Vurmak. Tutmak. Gafil avlamak. Yakalanmak. Bulaşmak. Geçmek. Yetişmek. Tutuşmak.

Crushes : Öğütmek. Zulmetmek. Araç ile çiğnemek. Sıkıştırmak. Parçalanmak. Ufalamak. Ezmek. Bastırmak. Sıkmak.

Contravened : Bozmak. Karşı gelmek. Çiğnemek. Başkaldırmak. Reddetmek. Uymamak. Karşı çıkmak. Çatışmak. Aykırı davranmak. İtiraz etmek.

Disseise : Gasp etmek. Mahrum etmek. Mülkünü elinden almak. Yasal olamayan yoldan bir başkasının malına el koymak. Mal ve mülküne el koymak. Malına el koymak. Bir yerden dışarı atmak. Malını elinden almak.

Bridle : Kızmak. Karşı gelmek. Başını hafifçe kaldırarak öfkesini veya beğenmediğini belli etmek. Dizgin. Ata başlık takmak. Gem vurmak. Yular takmak. Yular. Başkaldırmak. Gem.

Forays : Yağma etmek. Yağmalamak. Yağma. Akın. Girme. Baskın. Atılım (riskli). Çapulculuk.

Curb : Kurb. Eğleç. Kıyı süsü. Tarsus ekleminin arka yüzü ve kalkaneusun alt kısmı dogmasal veya edinsel olarak gelişen tendojen veya osteojen şişkinlikler. Gemlemek. Gem vurmak. Durdurmak. Engel. Ata gem vurmak. Dizginlemek.

Deranges : Çıldırtmak. Dengesini bozmak. Düzen bozmak. Kafasını karıştırmak. Altüst etmek. Rahatsız etmek. Düzenini bozmak. Dengeyi bozmak. Karıştırmak.

Invade : Baskın yapmak.

Invades synonyms : obtrude upon, intrude on, foray into, compress, deranging, assailed, bridled, conquers, crush, counterfeit, contains, disturbs, invading, go into, encroach upon, flock, capture, hijack, extorts, derogated, cornier, assailing, put the screws on, raided, derogates, breaks, line, contain, disturb, irrupt, annex, contravenes, forayed.

 

Invades zıt anlamlı kelimeler, Invades kelime anlamı

Defend : Müdafaa etmek. Savunmak. Saklamak. Korumak. Reddetmek. Himaye etmek. Kanat açmak. Arkasında olmak.

Exit : Vefat. Çıkış. Gidiş. Çıkış yeri. Çıkıp gitmek. Gitmek. Sahneden çıkmak. Çıkma. Çıkmak.