Invasion türkçesi Invasion nedir
- İhlal.
- Tecavüz.
- Kriz.
- İnvazyon.
- Akın.
- Saldırı.
- Nöbet.
- İstila.
- Vücudun patojen mikroorganizmaların hücumuna uğraması, hastalık etkeninin organizmaya girerek dokulara yayılması. kötücül tümörün komşu doku ve oluşumlara yayılması. helmint türlerinin oluşturduğu ve enfeksiyon yerine kullanılan terim. istila, akın, saldırı.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Vücudun patojen mikroorganizmaların saldırısına uğraması, hastalık etkeninin organizmaya girerek dokulara yayılması. kötü huylu tümörün komşu doku ve oluşumlara yayılması.
- Düşman istilası.
Invasion ile ilgili cümleler
English: Japan launched a new invasion of China in July, 1937.
Turkish: Japonya, 1937 Temmuz ayında yeni bir Çin işgali başlattı.
English: History books write that after the Mongol invasion of Baghdad, many books were thrown into the Tigris River and therefore the colour of the river turned blue with the ink of books.
Turkish: Tarih kitapları Moğolların Bağdat'ı işgalinden sonra birçok kitabın Dicle Nehri'ne atıldığını ve bu yüzden nehrin renginin kitapların mürekkebiyle maviye döndüğünü yazıyor.
English: People called for an immediate invasion of Cuba.
Turkish: İnsanlar Küba'nın acil işgali için çağrıda bulundu.
English: The invasion of other countries is a shameful action.
Turkish: Başka ülkelerin işgali utanç verici bir etkinliktir.
English: The American invasion of Iraq left the country devastated, fragmented and broke.
Turkish: Irak'ın Amerikan istilası ülkeyi harap, parçalanmış ve beş parasız bıraktı.
Invasion ingilizcede ne demek, Invasion nerede nasıl kullanılır?
Sea invasion : Denizden saldırı.
Tumoral invasion : Tümörün konak dokusunu istila etme kapasitesi. tümör hücrelerinin tutunması, yerel doku engelinin enzimatik olarak yıkımlanması ve tümör hücrelerinin hareket etmesi olmak üzere üç aşamadan oluşur. kötücül tümörlerin temel bir özelliğidir. Tümör invazyonu.
Invasions : Akın. Kriz. Nöbet. Tecavüz. Düşman istilası. İhlal. İstila. Saldırı.
Microinvasion : Mikroinvazyon. Kötücül tümör hücrelerinin komşu dokuya çok az yayılma göstermesi.
Invasive : Çiğneyen. Saldıran. İnvaziv. Akın eden. Yayılan. Bozan. İstilacı. Bir mikroorganizmanın bir konağa girme, orada gelişebilme ve konağın vücudunda yayılarak üreme yeteneği. İnvazif.
Invadable : İşgal edilebilir. Ele geçirilebilir. Saldırılabilir.
Minimal invasive surgery : Dokularda en az hasar oluşturularak gerçekleştirilen cerrahi girişim. Minimal invaziv cerrahi.
Invaded : İstila edilmiş. Fethedilmiş. Tecavüz edilmiş. Nüfuz etmiş. Ele geçirilmiş. Girilmiş.
Invades : İstila etmek. İçini kaplamak. Gaspetmek. Akın etmek. Saldırmak. İhlal etmek. Hücum etmek. Zaptetmek. Tecavüz etmek. Ele geçirmek.
Invade : Saldırmak. İstila etmek. Basmak. Ele geçirmek. Tecavüz etmek. İhlal etmek. İçini kaplamak. Gaspetmek. Baskın yapmak. Doldurup taşırmak.
İngilizce Invasion Türkçe anlamı, Invasion eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Invasion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Foray : Yağma etmek. Çapulculuk. Girme. Yağmalamak. Basmak. Atılım (riskli). Akın etmek. Yağma. Baskın.
A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.
Lunge : Saldırmak. Davranmak. Açılmanın yapılması için verilen komut. Üzerine saldırmak. Atılım. At terbiye etmek. Üzerine saldırı. Hamle. Saldırış.
Crisis : Hastalığın dönüm noktası, hastanın iyileşeceği veya öleceğinin belli olduğu an. aniden gelişen şiddetli belirtilerle ayırt edilen nöbet, hastalık nöbeti. Bunluk. Dönüm noktası. Badire. İktisat, sosyoloji, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Bir oyunda gerilimin ve ilginin arttığı, işlerin karıştığı, çapraştığı yer. düğüm öğesi çatışmalardan, çevrilen dolaplardan, birtakım gizlerden elde edildiği gibi, kişilerin karakter özellikleriyle de yaratılabilir. Olayların alışılmış ya da beklenen sırasında görülen herhangi bir bozulma. alışkanlık ya da ölçülerin değişen koşullara uygun düşmemesi sonucu bireyin, toplumsal kümenin ya da toplumun, yeni koşullara uygun alışkanlıklar, ölçüler oluşturması zorunluluğunun ortaya çıkması. Düğüm.
Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Abaksiyal. Aks kemiği dışında.
Influxes : İçeriye akma. Akış. Kitlesel akın. Giriş. İçeriye akış. Nehir ağzı. Üşüşme. Akın etmek.
Inning : Sıra. Her iki takımdaki oyuncuların birer vuruş sırası. Vuruş sırası. Şans. Kısmet. Atış.
Irruptions : Hücum. İçeriye üşüşme. Zorla girme. Baskın.
Bout : Müddet. Süre. Gösteri. Yarışma. Boks. Boks maçı. Müsabaka. Karşılaşma.
Inroad : Gedik. Salgın. Baskın.
Invasion synonyms : forayed, ictus, abdominal distention, abdominal pain, infestations, infractions, infringement, breaches, assaults, desecrations, a dna, incursion, infringed, breach, invasions, acmes, guard, paroxysms, deluges, infraction, bouts, excesses, desecrates, emergency, polices, a clay, desecrating, contravention, innings, abamectin, abdominal ovariectomy, dunkirk, incursions.
Invasion ingilizce tanımı, definition of Invasion
Invasion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Trespass. Encroachment. The act of invading. The act of encroaching upon the rights or possessions of another.

Bu kısımda Invasion kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Invasion ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Invasion anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Invasion ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.