Inveighing türkçesi Inveighing nedir

Inveighing ingilizcede ne demek, Inveighing nerede nasıl kullanılır?

Inveigh against : Şiddetle eleştirmek. Şiddetle saldırmak. Acımasızca saldırmak. Kıyasıya eleştirmek. Paylamak.

Inveigh : Azarlamak. Tenkit etmek. Çıkışmak. Veryansın etmek. Paylamak.

Inveighed : Azarlamak. Tenkit etmek. Çıkışmak. Paylamak.

Inveighs : Çıkışmak. Paylamak. Azarlamak. Tenkit etmek.

Inveigle : Kandırmak. Bağlama çekmek. Baştan çıkarmak. Aklını çelmek. Ayartmak. Teşvik etmek. (kötü bir şey için) kandırmak. İğfal etmek. Teşvik edip bulaştırmak. Aldatmak.

Inveigled : Teşvik edip bulaştırmak. Teşvik etmek. Aldatmak. (kötü bir şey için) kandırmak. Kandırmak. İğfal etmek. Baştan çıkarmak. Bağlama çekmek. Ayartmak. Aklını çelmek.

Inveigles : Baştan çıkarmak. Bağlama çekmek. İğfal etmek. Kandırmak. Ayartmak. (kötü bir şey için) kandırmak. Aklını çelmek. Teşvik etmek. Aldatmak. Teşvik edip bulaştırmak.

Inveigler : Kandıran kimse. Ayartan kimse. Çekici kimse. Ayartıcı kimse. Baştan çıkara kimse.

Inveiglement : Aldatma. Baştan çıkarma. Kandırma.

Inveiglers : Ayartıcı kimse. Ayartan kimse. Baştan çıkara kimse. Çekici kimse. Kandıran kimse.

İngilizce Inveighing Türkçe anlamı, Inveighing eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Inveighing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blister : Su toplamak. Kabarcıklanmak. Silah bölmesi. Su toplanmış kabarcık. Rasat kulesi. Su toplamış kabarcık. Kabarcık. Yakı. Su toplama.

Chides : Fırça çekmek. Söylenmek. Kusur bulmak. Ayıplamak. Fırça atmak.

Censuring : Cezalandırmak. Sertçe eleştirmek. Eleştirmek. Suçlamak. Tekdir. Azar. Tektir etmek. Kınama. Kınamak.

Bring up : Bahis açmak. Durduruvermek. Terbiye etmek. Çocuklardan sakınmak. Beslemek. Kusmak. Bahsetmek. Çocuk yetiştirmek.

Chide : Ayıplamak. Fırça atmak. Fırça çekmek. Söylenmek. Kusur bulmak.

Animadverting : Eleştiri. Tenkit. Eleştiri yapmak. Kınama. Sitem. Eleştirmek.

Affording : Maddi gücü yetmek. Bulabilmek. Zamanı olmak. Gücü yetmek. Vermek. Satın almaya gücü yetmek. Parası yetmek. Göze almak. Zaman ayırabilmek.

Burn up : Çok öfkelendirilmek veya çok kızgın olmak (argo terim). Küplere bindirmek. Daha canlı yanmak. Yakmak. Nükleer yanma. Nükleer yakıtın serbest bıraktığı toplam enerjinin, nükleer yakıtın başlangıç kütlesine oranı. Yanıp bitmek. Tamamen yanmak. Ateş tarafından hapsedilmek.

Criticises : Eleştiride bulunmak. Eleştiri getirmek. Olumsuz noktaları üzerinde durmak. Eleştirmek. İyi ve kötü nitelikler hakkında değerlendirme yapmak (ayrıca criticize olarak da yazılır). Atıp tutmak. Eleştiri yöneltmek. Kınamak. Yargılamak.

Find fault with : Memnuniyetsizliğini ifade etmek. Yakınmak. Hata bulmak. Yanlış bulmak. Vıdı vıdı etmek. Özür bulmak. Olumsuz bir şekilde eleştirmek. Şikayet etmek. Kabahat bulmak.

Inveighing synonyms : bawling out, basted, admonishes, chew up, criticise, chidden, criticized, affords, inveighed, animadverts, castigate, criticizes, censures, castigates, blow up, afforded, censure, chiding, berated, come down upon, admonish, comment on, chew out, brush down, call down, baste, inveighs, animadvert, animadverted, bawl out, get after, berate, berates.