Invest türkçesi Invest nedir

Invest ile ilgili cümleler

English: He can invest a million yen in stocks.
Turkish: Menkul kıymetlerde bir milyon yen yatırım yapabilir.

English: According to my accountant, this isn't a good time to invest in the stock market.
Turkish: Muhasebecime göre borsaya girmek için iyi bir zaman değil .

English: Americans who had money were afraid to invest it.
Turkish: Parası olan Amerikalılar yatırım için korkuyorlardı.

English: The government doesn't invest much in education.
Turkish: Hükümet eğitime fazla yatırım yapmıyor.

English: How can I invest myself in this project?
Turkish: Bu projede kendim için nasıl yatırım yapabilirim?

Invest ingilizcede ne demek, Invest nerede nasıl kullanılır?

Invest money : Para koymak. Para yatırmak. Yatırım yapmak.

Average propensity to invest : Ortalama yatırım eğilimi. Belli bir dönemde yapılan yatırım harcamalarının milli gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan yatırım harcamalarının milli gelire oranı.

Marginal propensity to invest : Milli gelirde ortaya çıkan artışın yatırımlarda yol açtığı artış, diğer bir deyişle yatırımlardaki değişmenin milli gelirdeki değişmeye oranı olarak hesaplanan katsayı. Marjinal yatırım eğilimi.

 

Propensity to invest : Yatırım eğilimi.

Investable : Yatırılabilir. Yatırım yapılabilir.

Investigating : Araştırılan. Soruşturulan. Kontrol edilen. İnceleme. Denetlenen. Araştırma. İncelenen. Soruşturma.

Invested : Yatırılmış. Gelecekteki kazanç için harcanmış. Bağlanmış.

Investigate : Hakkında tahkikat yapmak. Araştırmak. Tahkik etmek. Soruşturmak. İncelemek. Eşelemek. Araştırma yapmak. Tahkikat yapmak.

Investible : Yatırılabilir. Yatırım yapılabilir.

Investigated : İncelemek. Soruşturmak. Araştırılan. Araştırmak. Araştırılmış. İncelenmiş. Soruşturulmuş.

İngilizce Invest Türkçe anlamı, Invest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Invest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Place : Makam. Hane. İş. Yerleşim yeri. Mekan. Ev. Kim olduğunu çıkarmak. Sıra. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Mahal.

Begirt : Çevrelemek. Etrafını çevirmek.

Accoutring : Askeri ikmal maddeleri sağlamak. İhtiyacını karşılamak. Askeri teçhizat sağlamak. Askeri giyecek vermek. Malzeme sağlamak.

Accouter : Malzeme sağlamak. Levazım sağlamak. Askeri giyecek vermek. Üstüne almak. Askeri teçhizat sağlamak.

Lodges : Vurmak. Oturmak. Misafir etmek. Misafir olmak. Yatıya kalmak. Sunmak. Bildirmek. Saplamak. Kiracı olarak kalmak.

Authorising : Ruhsat vermek. Onaylamak. İzin vermek.

Give a free hand : Tam serbestlik vermek. Tam yetki vermek. Birine serbestlik tanımak. Tam salahiyet vermek. Bir kimsenin yetki takdiri ile hareket etmesine izin vermek. Hareket serbestliği tanımak.

 

Attribute : Simge. Bir nesneye yüklenebilen nitelik ya da yüklem. Yüklence. Yormak. Atıf yapmak. İsnat etmek. Vermek. Atfetmek. Sembol.

Job : Alet. Ufak tefek işler yapmak. İş yapmak. İş. Görevi kötüye kullanmak. Bir bilgisayarda uygulanmak üzere bir ya da birçok görevden oluşacak biçimde tanımlanmış bilgi işlem öbeği. Görev. Güçlük. Zimmetine geçirmek. Zorluk.

Shelter : Siper. Korunma. Korumak. Barınak. Sığınmak. Sığınma. Saklanmak. Barınmak. Korunmak.

Invest synonyms : array, adorns, appeal, attach, appoint, invests, tie up, bandaged, pay into, endue, invest money, batch, blockade, attaches, besieging, affiliate, spend, accommodate with, accessed, begird, bandages, adorn, have an investment, instated, besiege, brood over, besets, placing, embarks, embarking, fund, embarked, avouched.

Invest zıt anlamlı kelimeler, Invest kelime anlamı

Divest : Kurtulmak. Mahrum etmek. Elden çıkarmak. Verilen hakkı geri almak. Yoksun bırakmak. Görevden almak. Çıkarmak. Soymak.

Disable : Erksiz kılmak. Yeteneksiz kılmak. Kullanılmaz hale sokmak. Yasal olarak ehliyetsiz kılmak. Etkisiz kılmak. Pasifleştirme. Sakatlamak. Ehliyetini almak. Hizmet dışı bırakmak. Yetkisini almak.

Invest ingilizce tanımı, definition of Invest

Invest kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to invest in stocks. Opposed to divest. Usually followed by with, sometimes by in. As, to invest one with a robe. To clothe. Usually followed by in. To put garments on. To make an investment. To dress. To array.