Invigilators türkçesi Invigilators nedir

  • Sınav gözcüsü.
  • Sınav gözetmeni.
  • Gözcü.

Invigilators ingilizcede ne demek, Invigilators nerede nasıl kullanılır?

Invigilator : Sınav gözcüsü. Sınav gözetmeni. Gözcü.

Invigilate : (sınavda) gözcülük etmek. Sınavda gözetmenlik yapmak. Gözcülük etmek. Sınavda gözcülük etmek.

Invigilated : Sınavda gözcülük etmek.

Invigilating : Gözetmenlik. Sınavda gözcülük etmek.

İngilizce Invigilators Türkçe anlamı, Invigilators eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Invigilators ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Proctoring : Disiplin görevlisi. Minnesota eyaletinde şehir. Sınavda gözetmenlik yapmak. Sınav gözetmenliği yapmak. Disiplini sağlamak. Dava vekili. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Hukuk danışmanı.

Lookout : Gözleği. Gözleme. Gözetleyici. Nöbetçi. Ümit. Bekleme. İleriki olasılık. Gözetleme yeri. Sorun. Gözetleme.

Proctor : Sınavda gözetmenlik yapmak. Disiplin görevlisi (üniversite terimi). Minnesota eyaletinde şehir. Sınav gözetmenliği yapmak. Birdem disiplin sorumlusu. Disiplini sağlamak. Dava vekili. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Hukuk danışmanı.

Monitor : Bir televizyon yayınında görüntü ile sesin niteliğini izlemek, görüntü seçimini gerçekleştirmek, görüntüyü yayına vermek gibi işlerde kullanılan yüksek nitelikli almaç. (denetliğin yapısı ile görevi, almacın aynıdır. ikisi de televizyon imlerini resme çevirir. ancak alıcı ile almaç arasındaki bağlantı, vericiyle sağlandığı halde, denetlik bu imleri doğrudan doğruya alıcıdan bir kablo yardımıyla alır. ayrıca görüntüyle ilgili ses almaca resimle birlikte verildiği halde, denetliğe verilmez; ses için ayrı bir denetlik kullanılır. kullanıldıkları yerlere göre başlıca şu denetlikler vardır: görüntü denetliği, ses denetliği, işlik denetliği, ana denetlik, yönetim denetliği). İzlemek. Denetlik. Bilgisayar, fizik, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işınım monitörü. Gözlemek. Görüntü birimi. Işınım yeğinlik düzeyini algılayıp ölçen aygıt. ses dalgası iletiminde, iletimi bozmadan ve kesmeden niteliğini denetleyen düzenek. Işınım ölçme ve uyarıda bulunma işevlerini birlikte gerçekleştiren düzenek, monitör.

 

Lookouts : Gözleme. Beklenti. Gözleği. Sakınmak. Kollama. Manzara. Ümit. Sorun. Nöbetçi. Bekleme.

Overman : Ustabaşı. Ekip şefi. Üstinsan. Amir.

Observers : İtaat eden kimse. Gözlemci. Gözlemciler. İzleyici. Gözetmen.

Jigger : Jigger. Ete gömülen pire. İçki ölçeği. Kontra mizana. Golf sopası. Dalga. Cig dansçısı. Alet. Çiğ dansçısı.

Eyers : Başkasına bakan. Başkasını süzen. Gözetleyici. Bakan kimse. Gözetleyen veya gözlerini dikip bakan kimse.

Proctored : Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Hukuk danışmanı. Minnesota eyaletinde şehir. Sınavda gözetmenlik yapmak. Disiplini sağlamak. Disiplin görevlisi. Sınav gözetmenliği yapmak. Dava vekili.

Invigilators synonyms : look out, overmen, jiggers, oculists, oculist, eyer, proctors, invigilator, observer.