Invisible export türkçesi Invisible export nedir

  • Görünmeyen kalemler ihracatı.
  • Görünmez dışsatım.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bir ülkenin cari işlemler bilançosunda yer alan diğer ülkelere yaptığı uluslararası hizmetler dışsatımı.
  • Görünmeyen ihracat.

Invisible export ingilizcede ne demek, Invisible export nerede nasıl kullanılır?

Invisible : Gözle görülmeyen. Görünmeyen. Çabuk kestirilemez. Gizli. Gözle seçilemez. Görülmez. Görünmez. Gözle görülemeyen. Resmi hesaplarda gözükmeyen.

Export : Dışarıya yollamak. İhracat yapmak. Dışarıya mal göndermek. İhracat. İhraç etmek. Götürmek. Dışsatım. Dışarıya vermek. Yurtdışına satmak. Dışsatım yapmak.

Invisible barriers to trade : Yiyeceklere ilişkin sağlık kuralları, ambalajlamaya ilişkin ölçünler, ambargolar, dışalım mallarında köken belgesi aranması, dışalım güvenceleri ve yoğun gümrük işlemlerinden oluşan her türlü bürokratik ve teknik düzenlemeler, diğer bir deyişle dışalımı dolaylı olarak kısıtlayan tarife dışı engeller. Görünmez engeller. Görünmez dış ticaret engelleri.

Invisible failure : Görünmez arıza.

Invisible grid : Görünmeyen ızgara.

Invisible hand : İktisadi karar birimlerinin fiyat mekanizması aracılığıyla, rekabetçi piyasalarda kendi çıkarları peşinde koşarken aynı zamanda toplumun çıkarlarını da daha yüksek düzeyde gerçekleştireceğini ileri süren ve adam smith tarafından ortaya atılan ilke. krş. fiyat düzeneği. Görünmez el. Gizli el. Bireylerin topluma doğrudan yararları olmalarından çok kendi ekonomik çıkarlarının peşindeyken daha fazla yararlı oldukları inancını belirtmek için kullanılan ifade.

 

İngilizce Invisible export Türkçe anlamı, Invisible export eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Invisible export ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

 

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Invisible export synonyms : a pass through certificate, a change in demand, a shift in supply, abnormal budget expenditures, abolition of forced labour convention, ability rent.