Invitation türkçesi Invitation nedir

Invitation ile ilgili cümleler

English: I didn't get an invitation to Tom's party.
Turkish: Ben Tom'un partisi için bir davet almadım.

English: Ali declined the invitation to Mary's party.
Turkish: Ali Mary'nin partisine daveti reddetti.

English: Ali accepted the invitation to attend Mary's party.
Turkish: Ali Mary'nin partisine katılma davetini kabul etti.

English: I declined his invitation to dinner.
Turkish: Akşam yemeğine davetini reddettim.

English: Dan accepted Tugba's invitation to dinner.
Turkish: Dan, Tuğba'nın akşam yemeği davetini kabul etti.

Invitation ingilizcede ne demek, Invitation nerede nasıl kullanılır?

Invitation for tenders : Açık eksiltme. Sözlü teklif yöntemiyle gerçekleştirilen eksiltme. krş. kapalı eksiltme.

Invitation to bid : İhale daveti. Satışa davet. İhaleye çağrı.

Accept an invitation : Daveti kabul etmek.

Extend an invitation : Resmi bir davetiye göndermek. Davet etmek.

Letter of invitation : Davet mektubu. Davetiye mektubu. Davet yazısı.

Invitational : Davetiye ile ilgili. Davetle ilgili. Davetiye ile birlikte olan. Davetli turnuva.

Written invitation : Davetiye.

Wedding invitation : Nikah davetiyesi. Bir kimseyi düğüne davet eden kart. Evlilik davetiyesi. Düğün davetiyesi.

 

Invitatory : Davet edici.

Invitations : Davet. Çağrı. Davetiye.

İngilizce Invitation Türkçe anlamı, Invitation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Invitation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ycleped : İsim (arkaik). Seslenme.

Calling : Ticari unvan. Görev aşkı. İş. Seslenme. Ticari ünvan. Heves. İstek. Tutku.

Annulment : İhlal etme. Feshetme. Fesih. Bozma. Evliliğin iptali. Yokarma. İptal. İlga. Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni).

Abstention : Uzak durma. İmtina. Çekimser kalma. Vazgeçmek. Oy vermeme. Çekimserlik. Kaçınma. Sakınma. Çekimser oy.

Attraction : Eğlence programı. Atraksiyon. Atom, yükün ve molekülleri birbirine yaklaştıran etkileşim. (genellikle, çift ucaylı iki parçacığı yöneltme, bir çift ucaylı parçacığı, ucaysız parçacıkta eyletme ve ucaysız parçacıklar arasındaki dağılım etkileriyle oluşur.). Alımlılık. Çekicilik. Çekici şey. Hukuk, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir turistin ziyaret edip görmek istediği yer. Nesnelerin ağınımsal, elektriksel ve mıknatıssal nitelikli kuvvetlerle birbirlerini çekmeleri.

Citation : Geldiri. Örnek olarak gösterme. Eserden aktarma. İktibas. Getirtme belgesi. Aktarma. Kaynak olarak gösterme.

Bids : Fiyat teklifi. Teklif. Girişim. İhale. Para sürme. Teşebbüs. Deklarasyon.

Call : İddia etmek. Çağrıda bulunmak. Söylemek. Bağırmak. Davet etmek. Telefon etmek. Telefonda konuşmak. Adlandırmak. Uyandırmak.

Invitation synonyms : temptingness, compellative, summonings, vocation, asking, writ, vocations, letter, calls, monitions, garnishment, abetment, a wide saloon, monition, abstainer, summoning, bidding, american law of corporation, abduction, accused, party, pager, convocation, entertainment, absente, parties, subpoena, interpellation, subpoenas, administrative districts, missive, clept, papers on appeal.

 

Invitation ingilizce tanımı, definition of Invitation

Invitation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Solicitation. The act of inviting. The requesting of a person`s company. As, an invitation to a party, to a dinner, or to visit a friend.