Island türkçesi Island nedir

  • Deniz ve göllerde, her yanından sularla çevrili kara parçası.
  • Ada.
  • Adacık.
  • Coğrafya, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.
  • Kentucky eyaletinde şehir.
  • Aral.
  • Simek.

Island ile ilgili cümleler

English: By whom was the island discovered?
Turkish: Ada kim tarafından keşfedildi?

English: "Take all the land you want", said the Aborigene chief. "Oh no," said the English general, "we will take just an island." "And which island?" asked the Aborigene chief. "Just the island of Australia," replied the English general.
Turkish: "İstediğiniz tüm toprakları alın " dedi Aborjin şefi. "Oh hayır," dedi İngiliz general, "Biz sadece bir ada alacağız" "Ve hangi adayı ?" diye sordu Aborjin şefi. "Sadece Avustralya" diye yanıtladı İngiliz general.

English: Every year, a hundred and fifty thousand tourists come to this island to enjoy the impressive scenery and the wonderful beaches.
Turkish: Her yıl, yüz elli bin turist etkileyici manzara ve harika plajlardan zevk almak için bu adaya gelir.

English: Ali is the only one on this island that can speak French.
Turkish: Ali bu adada Fransızca konuşabilen tek kişidir.

English: Every part of the island has been explored.
Turkish: Adanın her parçası incelendi.

Island ingilizcede ne demek, Island nerede nasıl kullanılır?

 

Island arc : Adadizisi. Adalar yayı. Çok kez ana kara yakınlarında yer alan, genellikle bir yay biçiminde sıralanmış takımadalar. Ada yayı.

Enderby island cattle : Yeni zelanda’nın güneyindeki enderby adasından köken alan, oldukça dayanıklı ve kötü çevre koşullarına uyum gösteren, adanın soğuk, yağmur ve rüzgar gibi kötü koşullarında deniz yosunlarını yiyerek hayatını sürdürmüş, 1980’li yıllarda neredeyse yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı için yeni zelanda hükumeti tarafından koruma altına alınmış, sığır varlığının çoğunluğunu siyah beyaz renkli dişilerin oluşturduğu, dünyanın en seyrek bulunan sığır ırkı. Enderby adası sığırı.

Heard island and the mcdonald islands : Heard adası ve mcdonald adaları. Madagaskar'dan antarktika'ya kadar olan yolun üçte ikisi kadar uzaklıkta güney okyanus'unda bulunan ıssız ve çorak adalar (1947'den beri avustralya'nın bir parçasıdır).

Hog island sheep : Hogadası koyunu. Amerika’da virjinya’nın doğu sahil kıyısında hog adasında bulunan, yaklaşık 200 yıllık geçmişi olan, genellikle beyaz renkli olmasına rağmen % 10 oranında siyah renge rastlanabilen, kuzuları yetişkinlerde gözlenmeyen beneklerle doğabilirken, boynuzlu, baş ve bacalar kahverengi olan ırk.

Ossabaw island hog : Ossabawadası domuzu. Küçük bir alanda yetiştirilen dik kulakları, kalın derisi ve uzun burnu olan, yağ metabolizması oldukça iyi gelişmiş, diğer ırklara göre büyük oranlarda yağ depolanma imkanı olan, tüy rengi siyah olan domuz ırkı.

Baker island : Orta pasifik'te ekvator'un kuzeyinde (honolulu'nun bin 600 mil {2 bin km} kadar güneybatısında ve havai ile avustralya'nın tam ortasında) bulunan ve birleşik devletler'in minor outlying adaları'nın bir kısmını oluşturan çölleşmiş bir mercanada. Baker adası.

 

Baffin island : Arktik okyanusu'nda kanada anakarası ile grönland arasında bulunan bir kanada adası. Baffin adası.

Desert island : İzole ada. Issız ada. Terk edilmiş ada.

Bubiyan island : Bubiyan adası.

Angel island : San francisco körfezi'nde (california, abd) bir ada ve kamu parkı. Angel adası.

İngilizce Island Türkçe anlamı, Island eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Island ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arlington : Teksas eyaletinde şehir. İowa eyaletinde şehir. Güney dakota eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Alabama eyaletinde şehir. Washington eyaletinde şehir. Kansas eyaletinde şehir. Birleşik devletler'deki çeşitli eyaletlerin pek çok şehrinin adı.

Bellevue : Washington eyaletinde şehir. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. İdaho eyaletinde şehir. Manzara. İowa eyaletinde şehir. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Görünüm. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Nebraska eyaletinde şehir.

Buckhorn : Geyik boynuzu.

Islands : Adalar.

Dry land : Kurak alan. Kuru bölge. Çok az yağmur alan bölge. Az yağmurlu alan. Kuru alan. Kurak bölge.

Auburn : Kumral. Michigan eyaletinde şehir. Washington eyaletinde şehir. Kestanerengi. Kestane rengi. New mexico eyaletinde şehir. Massachusetts eyaletinde yerleşim yeri. Kansas eyaletinde şehir. Koyu kestane.

Auburns : Koyu kestane. Massachusetts eyaletinde yerleşim yeri. Michigan eyaletinde şehir. Kumral. Kestanerengi. Kestane rengi. New mexico eyaletinde şehir. Kansas eyaletinde şehir. Washington eyaletinde şehir.

Ground : Yer. Yere sermek. Topraklamak. Dayanmak. Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı. Karaya oturtmak. Kurmak. Kent içinde, dışında ya da kent sınırları yakınında tarım etkinliklerine ayrılmış ya da bölünerek ve altyapısı hazırlandıktan sonra kentsel yerbölümler durumuna getirilmeye elverişli geniş yerlere verilen ad. Kırsal toprak. (gemi) karaya oturmak.

Barlow : Bir erkek adı. Hasty pudding (acele puding) eserini yazmış olan amerikalı siyasetçi ve şair. Barlow bıçaklarının ilk imalatçıları. Joel barlow (1754-1812). Bıçak imalatçısı bir 18'inci yüzyıl ingiliz ailesi. Bir soyadı.

Isle : Minnesota eyaletinde şehir.

Island synonyms : aegean island, caribbean island, safety isle, kitchen island, barrier island, bremen, safety zone, cay, isles, islet, insula, zone, alexandria, south sea islands, land, earth, augusta, terra firma, briarwood, traffic island, block of buildings, archipelago, holm, allen, brandenburg, bagdad, eyot, insular, barlows, islets, islanding, bowling green, insulars.

Island ingilizce tanımı, definition of Island

Island kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A tract of land surrounded by water, and smaller than a continent. Cf. Continent. To make an island or islands of. To cause to become or to resemble an island. To isle.