Isolating mechanismes türkçesi Isolating mechanismes nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • İzolasyon mekanizmaları.
  • Bir türün farklı populasyonuna ait bireyler arasında gelişen ve çiftleşmelerini önleyen özellikler. coğrafik izolasyon, üreme izolasyonu vb. gibi.

Isolating mechanismes ingilizcede ne demek, Isolating mechanismes nerede nasıl kullanılır?

Isolating : Ayrışık. Kelimelerin dilbilgisel ilişkisi onların cümle içindeki yerleştirilmesi tarafından belirlenen dile ait veya ilgili (dilbilim). Ayrışkan. Ayrı tutulan. Ayıran. Yalıtkan. Çekimsiz.

Isolating language : Çince ve tibetçe'de olduğu gibi tekheceli sözcüklerden oluşan dillerden her biri. bk. tekheceli dil. krş. çekimli dil, bireşimli dil, çokbireşimli dil, tümbireşimli dil. Yalınlayan dil. Soyut dil.

İngilizce Isolating mechanismes Türkçe anlamı, Isolating mechanismes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Isolating mechanismes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

 

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yerdomuzu.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

 

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Isolating mechanismes synonyms : aardvark, abacus bodies, acacia, a protein, abiotic environment, abiotic factor.